9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2022/15807 E. , 2023/1747 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2019/741 Esas, 2020/406 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında on iki yaşından küçük mağdurun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/183 Esas, 2021/1367 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdur vekili, katılan vekili ve Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Katılan ve mağdurun beynlarının istikrarlı olduğuna, sanığın çelişkili ifadeleri ve dosyaya sunulan sanık aleyhine evraklarla sanığın suçu işlediğinin anlaşıldığına, kararın bozulmasına ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eylemlerini süreklilik içerisinde ve kesintisiz şekilde gerçekleştirdiği göz önüne alındığında atılı suçu işlediğinin kabul edilmesi gerektiğine, istinaf mahkemesi kararının bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdurun sanığın oğlu olduğu, olay tarihinde sanığın mağdurun odasında uyuduğu sırada geldiği ve mağduru kucaklayarak yatak odasına götürdüğünü, katılan annenin bu esnada salonda olduğunu, sanığın kıyafetlerini çıkartıp popo deliğini yaladığını, sonrasında sanığın da kıyafetlerini çıkarttığını cinsel organını gördüğünü, bu şekilde cinsel organını özel bölgesine değdirdiğini bu durumu hissettiğini ve canının yandığını, annesinin bu sırada içeriye girdiğini ve bu durumu gördüğünü, annesi ile başka bir odaya gidip kapıyı kilitlediklerini ve uyuduklarını, katılan ...'in mağdurun alt kısmını çıplak vaziyette gördüğünü sanığın ne yaptığını göremediğini, olaydan bir kaç gün sonrasında mağdura durumu sorduğunu, mağdurun anlatımı neticesinde katılanın sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmesi ile işbu davanın açıldığı, her ne kadar sanık hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmışsa da; sanığın en başından itibaren inkara dayalı savunmada bulunduğu, olayın gerçekleştiği iddasının hemen sonrasında mağdurun annesi katılan ...'in sanık ile birlikte sanığın kardeşinde ve annesinde kalmaya devam edip bu durumdan bahsetme ve şikayet etme olanağı varken böyle bir çaba içerisine girmeyip sanıkla kalmaya devam etmesi, isnad edilen eylemin ağırlığı gözetildiğinde katılanın mağdur yanında bulunduğu halde sanıkla kalmaya devam etmesi yönündeki eyleminin hayatın olağan akışına uygun olmaması, katılanın şikayetinin de ancak sanığın kendisini mağduru darp etmesi nedeniyle şikayet etmesinden hemen iki gün sonrasında yapılmış olması, mağdurun dava süresince katılanın yanında kaldığı ve katılan tarafından yönlendirildiği yönündeki sanık savunmasının, mağdurun olayları mahkemede ''babam beni yataktan almış, daha sonra da özel bölgemi yalamış'' şeklinde doğrudan bir anlatımda bulunmaması ve mağdurun yaşının küçük olup yönlendirilebilir olması sebebiyle bu yönüyle desteklenmesi, mağdurun iç beden muayenesi sonucu hazırlanan raporda cinsel istismara işaret eden herhangi bir bulguya rastlanmadığından bahsedilmesi, bu yöndeki sanığın aleyhindeki tek delilin mağdur ve katılanın iddiası olması, kaldı ki katılanın de soruşturma aşamasında sanığın eylemini görmediğinden bahsetmesi, mağdur anlatımının da sanığın cinsel organını görmediği ve cinsel organını değdirmediği yönünde beyanda bulunarak, beyanlarının aşamalar arası değişkenlik gösterip çelişkiler içermesi, sanığın, oğlu mağdurun katılan tarafından darp edildiğini öğrenip katılanı şikayet etmesi üzerine katılanın bu yönde iftirada bulunduğu yönündeki samimi ve tutarlı savunması, katılan ile sanık arasında husumet bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, savunmanın aksinin kanıtlanamadığı, sanığın müsnet suçtan cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıtlar elde edilemediği ve dolayısıyla yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE 5271 sayılı
Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/183 Esas, 2021/1367 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.