Esas No
E. 2023/1818
Karar No
K. 2023/11099
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

6. Ceza Dairesi         2023/1818 E.  ,  2023/11099 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/1351 E., 2021/2354 K.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2018 tarihli ve 2018/2246 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2....

2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2018/462 Esas, 2019/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci madde ve 53 üncü maddesi 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3....

2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2018/462 Esas, 2019/105 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.11.2020 tarihli ve 2019/3022 Esas, 2020/2360 Karar sayılı ilâmıyla; ''Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle, CMK'nın 251. maddesinde; "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklinde düzenleme yapılması, aynı kanun ile CMK'ye eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde; "01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde hükmündeki "kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğundan bahisle Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihinde yürürlüğe giren 25/06/2020 tarihli 2020/16 esas 2020/33 karar sayılı kararıyla iptaline karar verilmesi,

Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geri yürümesi mümkün olmamakta, CMK'de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması gerekmekte ve Anayasa Mahkemesi'nin kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptal kararı verilmemiş ise de; hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresinin CMK'nın 2/1-f maddesi gereğince kesinleşmeye kadar devam ettiğinden istinaf incelemesi devam eden dosyalar bakımından da lehe düzenleme getirilmesi ve mahkumiyet hükmü verildiği takdirde sonuç cezadan CMK'nin 251/3 maddesi gereğince 1/4 oranında indirim öngörülmesi nedeniyle maddi ceza hukukunu ilgilendiren bu yönüyle yeniden değerlendirme yapılmasının ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile, sanık lehine getirilen yeni düzenlemenin "kovuşturma evresine geçilmiş" dosyalar bakımından uygulanmasının gerekmesi karşısında; İstinaf incelemesi yapılan ve CMK'nın 251/1 maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38, TCK'nin 7 ve CMK'nın 251 maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Kabule göre de; Dosya kapsamına göre, olay yerinde olduğu anlaşılan Kadir Çalkap'ın duruşmada tanık sıfatı ile dinlenilmeden eksik kovuşturma ile karar verilmesi, '' Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2020/431 Esas, 2021/192 Karar sayılı kararı ile sanığın tehdit suçundan beraatine karar verilmiştir.

5.... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/1351 Esas, 2022/2354 Karar sayılı kararı ile tehdit suçundan sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Delil Bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Sanığın babası ile katılanın babası arasında bir tarlanın mülkiyeti nedeniyle oluşan uyuşmazlıktan ötürü ...

1.Asliye Hukuk mahkemesinin 2017/203 esas sayılı dosyasında görülen bir davanın bulunduğu, suç tarihinde katılanın, amcasının oğlu tanık A.Ç. ile birlikte tarlasında ekim yapan arkadaşı tanık K.Ç.'yi ziyarete gittiği, bu sırada sanığın yanlarına geldiği, uyuşmazlık konusu tarlayı kastederek katılana "bu tarladan çıkacaksınız, ben sizi dövemezsem dahi adam tutar yine dövdürürüm" dediği, anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında tehdit suçundan Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgileri gösterilen beraat kararı verildiği belirlenmiştir.

2.Katılanın aşamalardaki beyanlarının tutarlı ve istikrarlı olduğu, bu beyanların tanıklar A.Ç. ile K.Ç. tarafından doğrulandığı anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İstinaf mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucu sanığın eyleminin sübuta erdiği kabul edilerek ilk derece mahkemesince kurulan beraat hükmünün kaldırıldığı ve sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez. Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Katılanın beyanı, tanıklar A.Ç ve K.Ç.'nin anlatımları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu ve tehdit suçunu oluşturduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/1351 Esas, 2021/2354 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

31.05.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.