7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2022/5723 E. , 2023/1352 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 613 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kayyım vekili, dava konusu taşınmaza yönelik açılan tapu iptali ve tescil davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binayı kimin yaptırdığının belirlenmesi gerektiğini ve taşınmazın değerinin düşük hesaplandığını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kayyım vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kayyım vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı Halim Bayrak'ın kararda ... olarak gösterildiğini, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, müvekkilinin harç ve yargılama giderlerinden muaf olduğunu, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 698 inci maddesi uyarınca ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) "Paylaşma istemi" kenar başlıklı 698 inci maddesi şöyledir; "Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir. Paylaşmayı isteme hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir. Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz."
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Hukuki dinlenilme hakkı" kenar başlıklı 27 inci maddesi ise şöyledir; "(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak;
a)Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b)Açıklama ve ispat hakkını,
c)Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir."
3.Değerlendirme
1.Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
2.Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. 6100 sayılı Kanun'un 27 inci maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü hâlinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
3.Somut olayda; dosya içeriğinden, davaya konu 613 parsel sayılı taşınmazın 06.02.2002 tarih ve 1152 yevmiye numaralı ifraz işlemi ile tescil edildiği, dayanak 01.02.2002 tarihli tescil bildirimi beyannamesinde, beyannamenin İstanbul 7. Asliye Hukuk Hakimliğinin 11.09.2001 tarih ve 2001/6 Esas, 2001/8 Karar sayılı ilâmına istinaden tanzim edildiğinin belirtildiği ve paydaşların bir kısmının baba isimlerinin tapu kaydında yer almadığı tespit edilmiştir.
4.Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 14.01.2020 tarih ve 2016/12635 Esas, 2020/376 Karar sayılı geri çevirme kararından sonra davalı kayyım vekilince sunulan dilekçelerde kayıt maliki olduğu bildirilen kişilerin nüfus kayıtlarının incelenmesinde ise, bu kişilerin karar tarihinden önce öldükleri anlaşılmıştır.
5.İlk Derece Mahkemesince, paydaşların baba isimleri dayanak mahkeme kararı getirtilip belirlenmeden, taraf teşkili denetimi yapılmaksızın işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı kayyım vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.