6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2023/1992 E. , 2023/11199 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanığın temyiz talebi yönünden; 05.08.2017 günlü ve 30145 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 günlü ve 7035 sayılı Kanun'un 21 inci maddesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1 inci maddesindeki “Yedi gün” olan temyiz süresinin "15 gün” olarak değiştirildiği, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2 ve 232/6 ncı maddelerine göre; "Mahkeme kararlarında, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağı, süreleri ve şekli kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki açık ve buyurucu hükümleri karşısında; temyiz süresi bildiriminin de hatalı yapılarak yanıltmaya neden olunduğu anlaşılmış ise de; sanığın, 15 günlük kanunî süre de geçtikten sonra 08.07.2022 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereğince, reddine karar verilmesi gerektiği,
Katılan vekilinin temyiz talebi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/17125 soruşturma numaralı ve 04.02.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.... Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/240 Esas, 2015/525 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.... Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/240 Esas, 2015/525 Karar sayılı kararının katılan vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 29.11.2017 tarihli ve 2017/2377 Esas, 2017/26267 Karar sayılı kararı ile, "02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma üzerine ... Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2018/435 Esas, 2019/482 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5.... Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2018/435 Esas, 2019/482 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13.01.2022 tarihli ve 2020/23691 Esas, 2022/2383 Karar sayılı kararı ile, "17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6.Bozma üzerine ... Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2022/489 Esas, 2022/503 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz istekleri;
1.Eylemin silahla gerçekleştirilmesi nedeniyle nitelikli tehdit suçunun oluştuğuna,
2.Katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
3.Vesaire, İlişkindir.
2.Sanığın temyiz istekleri;
1.Olaydan önce katılanı başka bir suçtan yakalattığı için katılanın husumet nedeniyle kendisine iftira attığına,
2.Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü sanığın, katılanın arkadaşı olan tanık C.E.'ye, katılanı kastederek "ağabeylerine söyle, vuracağım onları" diyerek tehdit ettiği, anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmasında özetle, olaydan önce katılanı başka bir suçtan yakalattığı için katılanın kendisine iftira attığını, kimseyi tehdit etmediğini beyan etmiştir.
3.Tanık C.T.'nin anlatımında; katılanın, sanığın kendisine silah doğrulttuğunu söylediğini, daha sonra sanığın bir araçla yanına gelip kendisini araca çağırdığını, araç içerisinde sanığın katılanı kast ederek "Ağabeylerine söyle vuracağım onları" diye söylediğini beyan ettiği görülmüştür.
4.Tanık C.Y.'nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde; olay günü sanık ile dolaşırken katılanı gördüklerini, aralarında tartışma çıktığını ancak sanığın elinde silah olmadığını beyan ettiği görülmüştür. IV. GEREKÇE
1.Nitelikli Tehdit Suçuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Olay günü katılanın yanında tanık C.T. olduğu halde minibüs bekledikleri sırada aralarında daha önceye dayalı husumet bulunan sanığın bir araç içerisinde yanlarından geçerken, aracın camından çıkarttığı tabancayı katılana doğrultup tetiğe bastığı ancak tabancanın ateş almadığı iddia edilmiş ise de, sanığın içerisinde bulunduğu aracı kullanan tanık C.Y.'nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde; olay günü sanık ile dolaşırken katılanı gördüklerini, aralarında tartışma çıktığını ancak sanığın elinde silah olmadığını beyan ettiği, yine tanık C.T.'nin anlatımında, sanığın silah çektiğini görmediğini ancak kendisine katılanı kastederek "Abilerine söyle, vuracağım onları" dediğini beyan ettiği anlaşılmakla, olay sırasında sanığın katılanı silahla tehdit ettiğine dair yeterli delil olmadığı ancak tanık C.'nin beyanına göre sanığın, katılanı gıyabında tehdit ettiği kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Katılan Lehine Vekalet Ücretine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesi ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyetine karar verilen sanık aleyhine ve kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi nedeniyle hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
3.Vesaire İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
4.Sanık hakkında, basit yargılama usulüne göre verilen 30.03.2022 tarihli ve 2022/248 Esas, 2022/257 Karar sayılı kararına karşı katılan vekilince yapılan itiraz üzerine genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda kurulan temyiz incelemesine konu hükümde, uygulanma imkanı bulunmayan 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince sanığa verilen cezadan indirim yapılması nedeniyle hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Ön inceleme bölümünde yer alan ilk paragrafta açıklanan nedenle ve ... Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2022/489 Esas, 2022/503 Karar sayılı kararının, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (2) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle ... Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2022/489 Esas, 2022/503 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.