20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2021/893 - 2023/754
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/11/2020
NUMARASI : 2020/69 E. - 2020/365 K.
DAVALI
GEREKÇE
Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli dava konusu başvuru ile davalı Şirkete ait 2012/78473, 2014/70149 sayılı ve "..." ibareli redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 35, 36 ve 37. sınıf hizmetler yönünden, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira her iki markada da "..." ibaresinin asli unsur olarak yer aldığı, dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, başvurunun reddine karar verildiği 35, 36 ve 37 sınıf hizmetlerin redde mesnet markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı/ aynı tür ve benzer bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu ileri sürülmüş ve bu kapsamda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/10948-2016/5359 E/K sayılı ilamı emsal olarak gösterilmişse de bahsi geçen ilamda "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu yönünde bir tespit bulunmadığı gibi bir an için anılan ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilse dahi, dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinin maruf bir coğrafi yer adı olup kimsenin tekeline bırakılmayacağı, "..." ibaresinin de redde mesnet markalarda yer alan İngilizce "..." kelimesinin Türkçe karşılığı olduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere ülkemiz tüketicisinin bu ibareye aşina olduğu hususları gözetildiğinde dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığından bahsedilmeyeceği, bu itibarla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Alınması gereken 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 120,60-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 01/06/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2023
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.