6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2023/1965 E. , 2023/10729 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... 3.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2020 tarihli ve 2019/320 Esas, 2020/58 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 43, 29, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 2.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 6.
Ceza Dairesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2022/254 Esas, 2022/38 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz Sebepleri
A. Atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına,
B. Tanıkların zorla tanıklık yaptığına,
C. Suçun unsurlarının oluşmadığına, D.
Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ...
Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapmakta olan sanık ...’nun 26.10.2017 tarihinde bir ihtiyati haciz dosyasının işlemlerini yaptırmak için ...
9.İcra Dairesine geldiği, sanığın takip ettiği işin aynı dairede icra müdür yardımcısı olarak görev yapan katılanın UYAP ekranına düştüğü, sanığın katılanın çalıştığı birime gidip ondan borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarını sistemden sorgulamasını istediği, katılanın bu talebi kabul etmemesi üzerine sanığın “Geçen sefer R. müdür yapmıştı" dediği, bunun üzerine katılanın ihtiyati haciz dosyasını sanığın önüne doğru atarak "Al o zaman R. müdüre yaptır, dışarı çık" dediği, bunun üzerine katılan ile sanık arasında tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanık ...’nun katılana “Çıkmıyorum lan, ne yapacaksın, bana bak lan seni buraya gömerim, ağzını burnunu kırarım, o zaman g.tün yiyorsa gel" dediği ve sanığın icra dairesinden ayrıldığı, ertesi gün yani 27.10.2017 tarihinde sanık ...’nun yeniden ...
9.İcra Müdürlüğüne geldiği ve katılana hitaben “Ben bunu döveceğim” dediği ve böylelikle sanığın haksız tahrik altında zincirleme şekilde tehdit suçunu işlediği kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
A. Somut Delil Bulunmadığı Yönünden Mahkemece, sanık savunması, katılan ve tanıkların beyanı, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmesi sonucunda, sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Tanıkların Zorla Tanıklık Yaptığı Yönünden
Tanıklar Y. Y., B. D. ve B. A.'nın 03.02.2020 tarihli duruşmada sanığın atılı sözleri söylediğini beyan ettikleri, bu beyanlarını zorla verdiklerine dair delil bulunmadığı gibi, olay sonrasında tutulan tutanağı da doğruladıkları anlaşıldığından, tanıkların beyanlarının hükme esas alınmasında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Suçun Unsurlarının Oluşmadığı Yönünden
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez. Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur. Somut olayda, sanığın söylediği sözler göz önüne alındığında, suçun maddi ve manevi öğelerinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sair Hususlar Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2022/254 Esas, 2022/38 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelemesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.