Esas No
E. 2021/24663
Karar No
K. 2023/1385
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/24663 E.  ,  2023/1385 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

HÜKÜM/KARAR : Ret - Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Reyhanlı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 28.06.2018 tarihinde müvekkilinin elektirikli bisiklet ile seyir halinde iken plakası ve kimliği belirsiz motosikletin çarpması neticesinde yaralandığını, Reyhanlı devlet hastanesinde tedavi gördüğünü, kazada çarpan motosiklet belirlenemediği için kusur durumunun tespit edilemediğini, davalıya başvuru yaptıklarını maluliyet raporu talep ettiklerini ancak kazanın yeni olması nedeni ile bu aşamada rapor alamadıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatını ve 3.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatını dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının başvuru şartının gerçekleşmediğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, davacının öncelikle maluliyet oranını belgelendirmesi gerektiğini, kazanın, plakası tespit edilemeyen aracın varlığını ve kusur oranının tespiti gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödeme olması halinde mahsubunu talep ettiklerini, temerrüde düşmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "kolluk tarafından kaza ile ilgili iz ve emare olmadığından kaza tespit tutanağı tutulmadığını, davacının kaza tarihi 28.06.2018 olarak belirtilmesine rağmen şikayetin 17.07.2018 tarihinde yapıldığı, davacıya kesin süre verilerek tanık yada herhangi bir delil dilekçesinin ibraz etmesinin istendiği kesin süre içinde ibraz etmediğini, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı aranacağı ancak öncelikle kazanın ispatı gerekmesine rağmen davacı tarafça ispatlanamadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; müvekkilinin 28.06.2018 tarihinde trafik kazası geçirdiğini, emniyetin yetkili birimlerinin kaza tarihinden 1 ay sonra olay yeri araştırma tutanağı tanzim ettiğini, olay mahallinde kaza tarihinden bir ay sonra araştırma yapılması durumunda herhangi bir iz ve emare bulunmamasının normal olduğunu, müvekkilinin hastanede polise verdiği ifadede trafik kazası geçirdiği gerekçeleri ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davalının 28.06.2018 tarihinde Reyhanlı Devlet Hastanesinde muayene edildiği ve muayene raporu düzenlendiğinin anlaşıldığı, buna göre tüm dosya içeriğinden davacının yaralandığı sabit ise de bisikletten düşmesine sebebiyet veren plakası tespit edilemeyen 2. bir aracın varlığı, bu aracın tescile ve ... yaptırma zorunluluğuna tabi olduğu davacı tarafından kanıtlanamadığını, buna ilişkin olarak davacı vekilinin dava dilekçesinde tanık vb delile dayanmadığını, davacının yaralanmasına ilişkin olarak hazırlanan tüm tedavi evrakları tek taraflı olarak davacının kendi beyanına göre hazırlandığını, olayın görgü tanığı ve kamera kaydı olmadığını, davacının ,davalı ... Hesabının sorumluluğunu doğuracak şekilde tescile tabi olan plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu trafik kazasında yaralanmış olduğu kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik olmadığı" gerekçesi ile davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya plakası tespit edilemeyen bir aracın çarptığını, kusur durumu tespit edilemediğinden ve tanık deliline başvurmadıklarından taleplerini reddine karar verildiğini, kazada sorumluların bulunmasının yargının görevi olduğunu, olayla ilgili eksik inceleme yapıldığını, davacının mağdur olduğunu, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, plakası belirlenemeyen aracın karıştığı 28.06.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi, ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5718 sayılı Milletler arası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkında Kanunu'nun 48. Maddesi

3.Değerlendirme I. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

1.Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.

2.718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir.

3.MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır.

4.Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.

5.Davacı Suriye uyruklu olup, mahkemece davacının teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.

6.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu Mahkemece re'sen gözetilmelidir.

7.Bu sebeple mahkemece, öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

II. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Değerlendirme bölümünün (I) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Değerlendirme bölümünün (II) numaralı bendine göre bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog