6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2023/14096 E. , 2023/10897 K.
"İçtihat Metni"BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/97095 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2....
8.Sulh Ceza Mahkemesinin, 01.10.2010 tarihli ve 2010/1108 Esas, 2010/1775 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 21.10.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
3.Sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 18.06.2013 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan hakaret suçunu işlediğine ilişkin ...
1.Sulh Ceza Mahkemesinin,17.06.2014 tarihli ve 2013/912 Esas, 2014/583 Karar sayılı kararı ile hakaret suçundan 1.860,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 17.06.2014 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca ...
29.Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2014 tarihli ve 2014/387 Esas, 2014/152 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği sanık hakkında 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilerek hüküm açıklanmıştır.
4....
29.Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2014 tarihli ve 2014/387 Esas, 2014/152 Karar sayılı kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 10.04.2017 tarihli ve 2015/21024 Esas, 2017/11218 Karar sayılı kararı ile; "1-Sanığa ait mahkumiyet kararı, açıklandığı 21.10.2014 tarihinden itibaren hukuki sonuç doğurmaya başlayacağı için, açıklanması yönünden CMK'nın 231/1-4 maddesinde öngörülen yönteme bağlıdır. Deneme süresi içerisinde suç işlenmiş olması nedeniyle yeniden duruşma açılmasının amacı, oluşan yeni durum karşısında duruşma açıldığından ve yargılamaya devam olunduğundan sanığın bir şekilde haberdar edilmesini ve bu şekilde savunma hakkının kısıtlanmasını önlemektir. Bununla birlikte, duruşmanın usulüne uygun olarak sanığa bildirilmesine karşın duruşmaya katılmaması halinde, önceki savunması ile yetinilerek, hüküm kurulabilecektir. Bu itibarla, denetim süresi içerisinde suç işleyen sanığın, duruşmadan haberdar edilmesinin sağlanması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, duruşma gününün sanığa bildirilmesi için çıkarılan tebligatta ''gelmediğiniz takdirde yokluğunuzda karar verileceği'' şerhinin yer almaması ve sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken denetim yükümlülüğü getirilmediği halde, 5271 sayılı CMK’nın 231/11 inci maddesinin 1 inci cümlesi gereğince hükmün açıklanmasıyla yetinilmesi yerine hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
3.Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun,
TCK'nın 125/1 maddesi uyarınca hükmolunan hakaret olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen bu suç önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, hakaret suçu yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
4.Kabule göre de; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,..." Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5....
29.Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2017/475 Esas, 2019/70 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, karar verilmiştir.
6....
29.Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2017/475 Esas, 2019/70 Karar sayılı kararın sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 25.11.2020 tarihli, 2020/780 Esas, 2020/17953 Karar sayılı kararı ile; "Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanığın, kardeşi olan katılanın kendisinin arkasından konuşmasına kızarak mesajları çektiğini savunması karşısında, TCK'nın 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2.10.04.2017 tarihli bozma ilamına uyulmasına ve bozma ilamına konu 21.10.2014 tarihli hükmün de katılan vekili tarafından sanık aleyhine temyiz edilmesi karşısında, bozma ilamının 2 ve 3. fıkralarında belirtilen hususlar değerlendirilmeden, bu kez de sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının paraya çevrilmesi,
3.17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiştir.
Ancak bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'ya eklenen geçici 5. maddenin (d) bendi ile; "01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" hükmü getirilmiştir.
Konuyu somut norm denetimi yoluyla inceleyen Anayasa Mahkemesi (25/06/2020, 2020/16, 2020/33; R.G. 19/08/2020, Sayı: 31218), sözü geçen geçici 5/d maddesindeki hükmün, "kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan, "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görerek iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 2/1-(f) maddesince hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresinin kesinleşmeye kadar devam etmesi ve aynı Yasanın 251/3. maddesi gereği mahkûmiyet hükmü verildiği takdirde sonuç cezadan dörtte bir indirim öngörülmesi, bu durumunda temyiz incelemesi devam eden dosyalar bakımından lehe düzenleme getirmesi karşısında,
Anayasa Mahkemesinin iptal kararında; sanık lehine getirilen yeni düzenlemenin, 7188 sayılı Kanunun 31. maddesi gereğince 5271 sayılı CMK'ya eklenen geçici 5. maddesiyle "kovuşturma evresine geçilmiş" dosyalar bakımından uygulanması gerektiğine işaret edildiğinden, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve 5271 sayılı CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
7....
29.Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2021/85 Esas, 2021/565 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulüne göre yapılan yargılama sonucunda, "sanığa yüklenen tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve miktarı dikkate alınarak suç tarihi olan 2009 yılı Ağustos ayı ile karar tarihi olan 22/09/2021 tarihi itibariyle suç için TCK'nin 66/1-e, 67/4 maddesinde ön görülen asli ve uzayan zamanaşımı süresilerinin dolmuş olduğu anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının TCK'nin 66/1-e, 67/4, CMK'nun 223/8 maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE," karar verilmiştir.
8....
29.Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2021/85 Esas, 2021/565 Karar sayılı kararına katılan vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre yargılama yapılmasına karar verilerek, ...
29.Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/732 Esas, 2021/797 Karar sayılı kararı ile, "Sanığa yüklenen tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve miktarı dikkate alınarak suç tarihi olan 2009 yılı Ağustos ayı ile karar tarihi olan 22/09/2021 tarihi itibariyle suç için TCK'nin 66/1-e, 67/4 maddesinde ön görülen asli ve uzayan zamanaşımı süresilerinin dolmuş olduğu anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının TCK'nin 66/1-e, 67/4, CMK'nun 223/8 maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE," karar verilmiştir.
9.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) ve (6) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1.Zamanaşımı süresinin dolmadığına,
2.Suçun bir kereye mahsus değil, tekerrür halinde olduğuna,
3.En üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,
4.Hapis cezasının paraya çevrilmemesi gerektiğine,
5.Aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinde düzenlenen suçunda oluştuğuna,
6.Vesaire İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ile kardeşi olan katılan arasında önceye dayalı anlaşmazlık olduğu, sanığın kullanmakta olduğu telefondan katılanın kullanmakta olduğu telefona, 29.12.2009 tarihli mesaj tespit tutanağında içeriği tespit edilen "Analı kızlı enişteli b..tan adicene hele sana hiç yakışmayan planınızı aydıngere çizin g...tünüze sokun, ben adamın g..tünden paslı şırınga ile kan alarım terbiyesiz mezar taşcılar altın dişçiler., ...hele bir deneyin de görürsünüz..., ...hırsızmışsın lan sen şerefsiz tam g...tmüşsün, ama yanına kalmayacak geliyorum oraya...'' şeklinde ve benzer şekilde farklı tarihlerde mesajlar gönderdiği, anlaşılmıştır.
2.Sanığın "... bende sinirle bu mesajları çektim" diyerek ikrarda bulunduğu, görülmüştür.
3.Katılanın aşamalarda alınan beyanı dosya arasında mevcuttur.
4.Mesaj tespit tutanağı dosya arasında mevcuttur. IV. GEREKÇE
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının e bendinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımına ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımınına tabi olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 21.10.2010 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 18.06.2013 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu süre ve 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası uyarınca uzlaştırma nedeniyle durma süresi de nazara alındığında, suç tarihinden itibaren olağanüstü zamanaşımının ve zamanaşımını kesen nedenler arasında olağan zamanaşımının geçmediği belirlendiğinden, sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/732 Esas, 2021/797 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.