7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2022/163 E. , 2023/2074 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde maddi manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/1034 Esas sayılı dava dosyasında bazı taşınmazlarla ilgili ortaklığın giderilmesi istenildiğini, müvekkili, Ali Yavuz ve davalı arasında 22.11.2017 tarihinde bir sözleşme imzalandığını, buna göre 2131, 2132 ve 2133 sayılı parsellerin müvekkilinde kalacağını, müvekkilinin ise 2297, 2564, 2085, 2105, 2143, 2217, 2166, 2418, 2330, 2331, 2546, 2554, 2578, 2082 ve 2068 parsellerdeki tüm hisselerini ...'a devredeceğini, müvekkilinin gerekli devirleri yaptığını ancak, karşı tarafın sadece 2132 sayılı parseli müvekkiline devrettiğini belirterek sözleşme gereğince 2131 sayılı parselin Hatice Akın'a isabet eden 5/45 hissenin, ...'a isabet eden 5/45 hissenin, ... mirasçıları ...'a isabet eden 1/9 hissenin, ...'a isabet eden 306,25 m² ve ...'a isabet eden 306,25 m² yerin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, olmadığı takdirde söz konusu hisse değerlerinin satış tarihindeki değerinin tespiti ile bu tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini, 2133 sayılı parselde sözleşme tarihinde ... ...'a isabet eden 5/15 hissenin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini veya söz konusu hisse değerinin satış tarihindeki değerinin tespitiyle satış tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini ayrıca, davacının eksik ifası nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarar karşılığında 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, sözleşme gereğince gerekli devirlerin yapıldığını ancak, sözleşmede taraf olmayanların paylarının bu sözleşme ile devirlerinin mümkün bulunmadığını, ayrıca bu tür bir davada manevi tazminat talebinde bulunulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anlaşma şartlarını içeren A, B, C ve D bentleri incelendiğinde; dosyamız davalı ...'ın davaya konu ..... ve .... parsel No.lu taşınmazların ... tarafından davacıya devir edileceği yönünde hiç bir ibarenin bulunmadığı gibi bu parsellerde davalı ...'ın da herhangi bir hissesinin olmadığı görülmüş, bu nedenle davacının tapu iptali ve tescil, maddi ve manevi tazminat taleplerini içerir davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 22.11.2017 tarihli sözleşmenin Sözleşmenin Şartları Başlıklı C şıkkının gayet açık olduğunu, dava konusu parsellerdeki tüm hissenin davacıya devredileceğinin belirtildiğini, bu sebeple İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak taşınmaz paylarının adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazların devrini içeren sözleşmelerin, trampa sözleşmesi de dahil olmak üzere, resmî şekilde yapılmadıkça bu sözleşmelere dayanılarak tescil talebinde bulunulamayacağı gibi söz konusu taşınmazların bedelinin de istenemeyeceği gibi davacının kendi devrettiği taşınmazlar ve onların bedelleri ile ilgili de bir talebi bulunmamaktadır. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince davaya konu taleplerin reddedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Öte yandan davacının manevi şahsiyetine bir saldırı olmadığından manevi tazminat isteğinin de reddi yerindedir. İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemli davada, esastan ret kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6100 sayılı Kanun'un 125/f.I maddesine göre; “Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
a)İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
b)İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.” düzenlemesini amirdir.
3.Değerlendirme
1.Bir dava açıldıktan sonra da sahip olunan tasarruf yetkisi gereği dava konusu olan hak veya malın üçüncü kişilere devri mümkündür. Bu durumda bir dava şartı olan davayı takip yetkisi ortadan kalkmış olduğundan davanın açıldığı hâliyle devam etmesi düşünülemez.
2.Mahkemece, dava konusunun üçüncü kişiye temliki re'sen dikkate alınır. Ancak, hâkim dava şartının ortadan kalkması nedeniyle davayı reddetmeyip davayı veya savunmayı değiştirme yasağının bir istisnası olan 6100 sayılı Kanunu'nun 125 inci maddesi uyarınca seçimlik hakkını kullanmak üzere diğer tarafa önel verir.
3.Somut olayda; dava konusu 2131 parsel sayılı taşınmazın tedavüllü tapu kaydının incelenmesinde dava açıldıktan sonra davalı payının devredildiği anlaşılmıştır. Bu durumda Mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ve 6100 sayılı Kanun'un 125/1 inci maddesi uyarınca davacıya seçim hakkını hangi yönde kullanacağı sorulup, sonucuna göre yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.