1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2011/7083 E. , 2011/7533 K.
"İçtihat Metni"
TEBLİĞNAME : 1-B/2011/207564
Adam öldürmek ve öldürmeye teşebbüs suçlarından sanıklar ... (...) ..., ... ile ... haklarında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak ... için TCK.nun 448,59,82/1-j,35/2,62; ... için 82/1-j, 35/2, 62; ... için 82/1-j, 35/2, 39, 62 maddeleri gereğince hükümlülüklerine dair (KONYA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12/12/2002 gün ve 226/374 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi hükümlüler müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.Mahkemenin 01.10.2009 gün ve 226/374 sayılı kararıyla, hükümlü ... ...'nin "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma" suçundan uyarlamaya ilişkin verilen hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşıldığı halde, belirtilen suçla ilgili yeniden kurulan hükmün, hukuksal değerden yoksun olduğu kabul edilmiştir.
2.a)Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun, 17.06.2008 gün ve 142/171 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bir nevi infaz yargılaması olan uyarlama yargılamasının, sonraki yasanın lehe sonuç doğurup doğurmadığının saptanması, lehe ise bu yasanın uygulanması ile sınırlı kendine özgü özellikleri gözetildiğinde; bu yargılama faaliyetinde hükümlünün duruşmaya davet edilmesi ve usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen duruşmaya gelmemesi ya da aramalara rağmen bulunamaması veya tebligat yapılamaması halinde, yokluğunda duruşmaya devam edilerek karar verilebileceğinden, dosya kapsamına göre hükümlüler hakkında olay yargılaması yapılmasını gerektirir bir durum da olmadığından, hükümlüler ... ... ve ... müdafiilerinin yokluğunda karar verilmesi bozma nedeni yapılmamış,
b)Dosya kapsamına göre, sanık ...'nın husumetli olduğu mağdur ...'ın öldürülmesi konusunda sanık ... ...'yi azmettirdiği, sanık ...'in de suçun işlenmesi öncesi ve işlenmesi sırasında yardımda bulunduğu, olay günü sanık ... ...'nin, mağdur ... ve maktul ...'in, mağdur ...'ın kullandığı aracın içinde bulundukları bir sırada, sanık ... ...'nin aracın sağ tarafından mağdur ...'ı hedef alarak çok sayıda ateş ettiği, açılan ateş sonucu mağdur ... ...'nin yanında, aracın sağ ön koltuğunda bulunan maktul ...'in, çene, boyun omuz ve kol bölgelerine aldığı toplam yedi adet isabetle öldüğü, mağdur ...'ın da sol bacak iç yanına aldığı iki isabetle hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandığı olayda, Teşebbüs nedeniyle 13 ile 20 yıl aralığında hapis cezası öngören TCK.nun 35. maddesinin uygulanması sırasında, mağdur ...'ta meydana gelen zarar ve özellikle tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, 20 yıl hapis cezasına hükmolunmasında bir isabetsizlik görülmemiş, Tebliğnamenin aksi görüşlerle bozma öneren düşünceleri benimsenmemiştir.
2.Hükümlü ... ... ... hakkında 765 sayılı TCK.nun 450/10, 62, 59, 81, 31, 33; 52,448, 59,81,31,33; hükümlü ... hakkında 765 sayılı TCK.nun 64/2,450/4,62,59,81,31,33; hükümlü ... hakkında 765 sayılı TCK.nun 450/10,62,65/3,59,31,33. maddeleri gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu bozmaya uyularak kurulan hükümlerde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, hükümlü ... müdafiinin bir sebebe dayanmayan; hükümlü ... müdafiinin teşebbüsün derecesine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, Hükümlü ... ...'nin maktul ...'i öldürme suçu yönünden, 765 sayılı TCK hükümleri lehe kabul edilmekle, uyarlama davasının reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde yeniden hüküm kurulması usule aykırı ise de; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322 maddesindeki yetkiye dayanılarak,
Hüküm fıkrasının, hükümlü ... ...'nin maktul ...'i öldürme suçuna ilişkin (6) numaralı paragrafı çıkartılarak yerine, "Hükümlü ... ...'nin maktul ...'i öldürme suçu yönünden, kesinleşen ve 765 sayılı TCK hükümlerine göre kurulan hükmün hükümlü lehine olduğu anlaşılmakla,
CMK.nun 223/7 maddesi uyarınca uyarlama davasının reddine, 18/05/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5349 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 5252 sayılı Kanunun 6. maddesinin 1. fıkrasına göre, kesinleşmiş ilamın hüküm fıkrasındaki "ağır hapis" ibaresinin "hapis olarak değiştirilmesine" ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, kısmen resen de temyize tabi hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak ONANMASINA, 06/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.