Esas No
E. 2022/7368
Karar No
K. 2023/2196
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2022/7368 E.  ,  2023/2196 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen komşuluk hukukundan kaynaklanan eski hale getirme ve tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.

Davacılar vekili asıl dava dilekçelerinde; müvekkillerinin Hakkari ..., .... Mahallesi, .... Caddesi, 1213 Sokak No:23-25-27 adresinde bulunan taşınmazın maliki olduklarını, bu taşınmazın içerisinde müvekkilinin yaşadığı iki katlı evin ve bahçesinin bulunduğunu, davalı idarece yapılmakta olan Kız Teknik ve Meslek Lisesinin temel kazma ve alan açma çalışmaları sırasında gerekli önlemlerin alınmaması üzerine toprağın kayması sonucu taşınmazda kaymalar ve üzerine kurulu iki katlı binanın çoğu yerinde çatlaklar, kırılmalar meydana geldiğini ve evi kullanılamaz hale getirdiğini belirterek taşınmazda bulunan iki katlı evin ve ev dışında kalan bahçedeki ağaçların eski hale getirilmesini, bunun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davacılar vekili birleştirilen dava dilekçesinde; dava konusu yapının üçüncü katının da zarar gördüğünü belirterek bu katta meydana gelen zararlar için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir. II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın idari yargının görev alanında olduğunu, İl Özel İdaresi ile beraber ihaleyi yüklenen .... İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. ve .... İnş. Ltd. Şti. ortak girişimine yöneltilmesi gerektiğini, davanın reddini istemiştir.

2.Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yer itibariyle aynı taşınmaz için açılmış derdest bir dava bulunduğunu, taşınmazın zarara uğradığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli ve 2017/27 Esas, 2018/115 Karar sayılı kararıyla; davanın ihaleyi yapan kurum olan Hakkari İl Özel İdaresine karşı açılması gerekirken Milli Eğitim Bakanlığının davalı olarak gösterilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 02.05.2019 tarih ve 2018/4529 Esas, 2019/3946 Karar sayılı ilamında; dava konusu inşaatın dosyada mevcut 15.03.2013 tarihli "Hakkari Merkez 24 derslikli Kız Meslek Lisesi, 300 kişilik pansiyon, 10 dairelik lojman ve uygulanma ana okulu yapım işine ait sözleşme" gereğince yapıldığı belirtilmiştir.

Sözleşmede ... yüklenici şirket yetkilileri ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yardımcısı (Milli Eğitim Müdür vekili) ve vali yardımcısının taraf olarak imzaları bulunduğu açıklanmıştır. Söz konusu inşaatın ... adına yapılması itibariyle Milli Eğitim Bakanlığına husumet yöneltilmesinin doğru olduğu; bununla birlikte İl Özel İdaresi de davaya dahil edilmek suretiyle işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında kazı çalışmaları sonucunda gerekli önlemlerin alınmaması nedeni ile davacılara ait dava konusu taşınmazda kaymaların ve çatlakların oluştuğu, bilirkişi kuruluna zararın önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin detaylıca açıklattırıldığı, dava konusu taşınmazın kargir bir bina olması nedeni ile hasarların yapı sınıfı dikkate alındığında giderilmesinin, tamir veya tadilat yapılmasının, eski hale getirilmesinin mümkün olmadığı, dava tarihi itibariyle yapı bedelinin ödenmesinin gerektiği, toprak kaymasından etkilenen herhangi bir ağaç olmadığının tespit edildiği, herhangi bir ağaçta kuruma olmadığı ancak verimli toprağın kayması nedeniyle ağaçlarının etkilenmemesi için alınması gereken önlemin bahçeye 10 cm nebati toprağın serilmesi olacağı ve bunun bedelinin 1.948,90 TL olarak hesaplandığı, 04.04.2022 tanzim tarihli bilirkişi heyeti raporu hükme esas almak suretiyle, taşınmazın yıktırılması, yapı hasar bedeli ve ağaçların zarar görmemesi için toprak serilmesi için toplam 162.499,07 TL'den davaya konu olan işin davalı idare adına yapıldığı, davacının eldeki davada husumeti sadece davalı Bakanlığa yönelttiği anlaşıldığından davalının sorumlu tutulması ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, sorumluğun yüklenici firmaya ait olduğunu, husumetin İl Özel İdarelerine yöneltilmesi gerektiğini, yapıdaki hasar ile kazı çalışmaları arasında illiyet bağı bulunmadığını, hükme esas alınan raporun usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, taşınmaza zarar gelmemesi için gerekli tüm önlem ve tedbirler alındığını, bilirkişi raporunda yapının bahçesinin ve bahçede yer alan ağaçların etkilenmediği ve herhangi bir zarar görmediği değerlendirmesinde bulunmasına rağmen bahçeye 10 cm nebati toprağın serilmesi bedelinin ödenmesi gerektiği değerlendirmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın kabulü kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49 ve 50 nci maddeleri,

3.Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog