7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/26694 E. , 2023/4092 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2018 tarihli ve 2018/72 Esas, 2018/421 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca 300 gün karşılığı 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 23.10.2019 tarihli ve 2018/1484 Esas, 2019/3184 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine ve suça konu yerdeki meyve ağaçlarının müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, suça konu yerlerin farklı olması nedeniyle iki farklı dava açıldığına, sanığın mahkûmiyeti gerektiğine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz isteği, davanın reddine karar verilmesine rağmen vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.15.11.2017 tarihli 15 nolu suç tutanağına göre, orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde 109 nolu orman bölmesinde bahçe tespit edilmiştir.
2.15 nolu suç tutanağına istinaden sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 12.12.2017 tarihli iddianame ile açılan davada Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/72 Esas, 2018/421 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Sanık savunmasında suça konu yere bitişik yerde miras kalan arazisi olduğunu, orman alanını işgal etmediğini beyan etmiştir.
4.26.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda suça konu yerin 130 ada 11 nolu orman parseli içinde yer aldığı, alanda meyve ağaçları bulunduğu, sebze bahçesi olarak kullanıldığı tespit edilmiştir.
5.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, sanığın 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık hakkında aynı suçtan yargılama yapılan ve 12.06.2018 tarihinde mahkûmiyet hükmü kesinleşen Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2018 tarihli, 2018/143 Esas, 2018/576 Karar sayılı kararı, bu dosyaya ilişkin 15.11.2017 tarihli ve 14 nolu suç tutanağı ve bilirkişi raporu dosyada mevcuttur.
2.Talimat mahkemesince yapılan keşif sonucu düzenlenen 11.10.2019 tarihli raporda, Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/143 Esas sayılı dosyasında suça konu yerin 109 nolu bölmenin kuzeyinde yer aldığı, açılan alanda su bulunmadığı, hiçbir amaç için kullanılmadığı, Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/72 Esas sayılı dosyasına konu yer ile arasında 410 metre mesafe olduğu tespit edilmiştir.
3.15.11.2017 tarihinde düzenlenen 14 nolu suç tutanağında sanığın su amaçlı kazı yaptığının tespit edildiği, söz konusu tutanak nedeniyle başlatılan soruşturmada sanık hakkında Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2018 tarih ve 2018/256 Esas sayılı iddianamesiyle kamu davasının açıldığı, Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2018 tarihli ve 2018/143 Esas, 2018/576 Karar sayılı ilâmı ile sanığın orman alanını işgal ve faydalanma suçundan 6831 sayılı Kanun uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 12.06.2018 tarihinde kesinleştiği, yine 15.11.2017 tarihinde düzenlenen 15 nolu suç tutanağı ile sanığın 109 nolu orman bölmesinde bahçe yaptığının tespit edildiği, söz konusu tutanakla ilgili olarak Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığınca 12.12.2017 tarihli iddianame düzenlendiği, yapılan yargılama sonunda sanığın işgal ve faydalanma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, söz konusu kararın istinaf edilmesi üzerine talimat ile aldırılan bilirkişi raporunda her iki suç tutanağına konu olan yerlerin aynı orman bölmesinde farklı mevkilerde olduğu, aralarında 410 metre kuş uçuşu mesafenin bulunduğunun belirtildiği, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 2017/671 Esas 2019/4392 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere aynı gün tutulan tutanak ile tespit edilen birbirine yakın iki farklı mevkide yapılan orman alanında açma ve faydalanma eylemlerinin tek suç oluşturacağı, sanık hakkında Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2018 tarihli ve 2018/143 Esas ve 2018/576 Karar sayılı ilâmı ile sanığa aynı suç nedeniyle verilen cezanın kesinleşmiş olması dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan davanın reddine ve söz konusu yerde bulunan sabit tesis niteliğindeki meyve ağaçlarının müsaderesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükümde, sanığın aynı orman bölmesindeki eylemleri nedeniyle aynı tarihte tutulan tutanaklar üzerine ayrı davalar açılarak yargılama yapılması nedeniyle sanık hakkında mükerrer davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, mükerrer açılan davanın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine karar verildiği halde vekâlet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderinin kamu üzerine bırakılması yerine, sanıktan tahsiline karar verilmesi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 23.10.2019 tarihli ve 2018/1484 Esas, 2019/3184 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hükümden vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin paragrafın çıkartılmasına ve hükmün yargılama giderine ilişkin paragrafında yer alan "sanıktan tahsili ile hazineye irad kaydına" ibaresinin çıkartılarak yerine "Hazine üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.