9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/4243 E. , 2023/1825 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2014 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2014 tarihli, 2014/87 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Sanığın eyleminin sarkıntılık boyutunu aştığına, sanık hakkında takdiri indirim yapılmaması gerektiğine ilişkindir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Mağdurun soyut iddiaları dışında sanığın mahkûmiyetine yeter delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde mağdurenin babasının eşyalarını almak amacıyla babasının çalıştığı çiftlikteki eve gittiği, sanık ... *****'ın da evde bulunduğu, mağdurenin evde bulunan babasının eşyalarını hazırlamaya başladığı sırada sanığın yanına geldiği, mağdureye ''kaç yaşındasın, çok güzelsin, hangi okuldasın, babana hiç benzemiyorsun '' gibi sözler söylediği, fiziğinin düzgünlüğünden bahsettiği, bu sırada mağdurenin ellerinden tuttuğu, öpmeye çalıştığı, mağdurenin buna izin vermeyerek evden ayrıldığı ve komşuları olan...'in evine gittiği ve durumu komşusuna anlattığı ve şikâyetçi olduğu, sanığın bu eyleminin mağdurun tüm aşamalardaki samimi ve tutarlı beyanları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu anlaşılmıştır.
2.Her ne kadar sanık üzerine yüklenen suçlamaları kabul etmemiş ise de; mağdurun olay, yer ve zaman belirten samimi ve tutarlı beyanları, mağdur beyanları ile uyumlu tanık ...'nin beyanı birlikte değerlendirildiğinde sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiştir. Ayrıca taraflarla herhangi bir akrabalık ve husumeti bulunmayan tanık mahkeme beyanında, eve geldiğinde mağdurenin kendi evlerinde olduğunu, titrediğini ve ağlamaklı olduğunu, kendisine sorduğunda sanık ile ilgili başından geçen olayları anlattığını ifade etmiştir. Mağdurenin samimi ve tutarlı beyanları ile tanığın bu beyanı birlikte göz önüne alındığında da mağdure beyanlarına itibar edilmiş ve sanığın eylemi sabit görülmüştür. 19 Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin 27.05.2014 tarihli Adli Kurul raporunda mağdur ...'ün ruh sağlığının bozulduğu, ruh sağlığındaki bozulmanın kalıcı olduğu belirtilmiştir.
Mağdurun samimi ve tutarlı beyanlarını tanık ...'nin beyanı ile birlikte 19 Mayıs Üniversitesinin Adli Kurul raporunun da desteklediği varılmıştır.
3.Sanığın ani bir hareketle mağdurenin elini tutmaya ve öpmeye çalışması, mağdurenin panikleyerek kaçması, sanığın herhangi bir şekilde mağdurenin ayrılmasını engellememesi eylemlerinin bütün halinde ani nitelikte ve kesik biçimde olduğu, devamlılık arzetmediği, bu açıdan sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarı kapsamında kaldığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
1.Hükümden sonra 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilâmıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2014 tarihli, 2014/87 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.