13. Ceza Dairesi
13. Ceza Dairesi 2013/5573 E. , 2014/7491 K.BÜYÜKBAŞ HAYVAN HIRSIZLIĞI
AHIRDAN İNEK ÇALINMASI
ÇALINANI NAKLEDEN VE SANIĞIN YÜZLEŞTİRİLMESİ GEREKLİLİĞİ
BARINAK KAVRAMI
CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 231
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 142
TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 491
"İçtihat Metni"Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyiz incelemesinde;
CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar temyizi kabil olmayıp itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, dosyanın itiraz merciince incelenmek üzere mahalline İADESİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
1.Aşamalarda suçu inkar eden sanığın, katılana ait çaldığı iddia olunan ineği kendisine sattığına dair hazırlıkta şüpheli sıfatı ile beyanı alınan tanık A.. B.. ifadesi ile yine sanığın kendisine ait ahırı kullanmak isteyerek 3 adet ineği ahırına yerleştirdiğine dair hazırlıkta şüpheli sıfatı ile beyanı alınan tanık A.. B.. ifadeleri karşısında, kendisini A.. K.. adında birinin araması ile anlaşarak suça konu ineği naklettiğine dair beyanı bulunan tanık M.. K..'ın sanık ile yüzleştirilmek sureti ile nakliye de bulunan ve anlaştığını ifade ettiği kişinin sanık olup olmadığı hususunda beyanı alındıktan sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Kabule göre de;
07.02.2011 tarihli keşif zaptı, 24.02.2011 havale tarihli bilirkişi raporu ve krokisi ile olay yeri fotoğraflarından, suça konu hayvanların, katılanın ikamet ettiği binanın eklentisi niteliğindeki ahırdan çalındığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık A.. K..'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 05.03.2014 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ TCK’nın 142. maddesinin 2. Fıkranın (g) bendine göre; hırsızlık suçunun barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük veya küçükbaş hayvan hakkında işlenmesi, daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren daha özel ve nitelikli unsur olarak tanımlanmıştır. 765 sayılı eski TCK’nın 491/5. bendi mandıra, ağıl gibi hayvanata mahsus yerlerde bulunan yahut lüzumuna göre açık yerlerde veya kırlarda bırakılan hayvanlar hakkında işlenen hırsızlık suçunu düzenlerken aynı TCK’nın 492/9. bendi, konutun eklentisinden yapılan hayvan hırsızlığını düzenlemiş ve daha nitelikli hâl kabul etmiştir. Kanun koyucu 5237 sayılı yeni TCK’nın 142/2. fıkrasının (g) bendi ile böyle bir ayrıma gitmeden, tüm büyük ve küçükbaş hayvan hırsızlıklarını tek bir bent içerisinde toplamıştır; gerek madde metni ve gerekse gerekçesinde konutun eklentisinden ya da bağımsız bir barınaktan hırsızlık gibi bir ayrıma da yer verilmemiştir. Dolayısıyla böyle bir ayrıma yorumla ulaşılmaktadır. Bu yeni düzenleme ile geçimini hayvancılıktan sağlayan köylü ve çiftçi vatandaşların hakkının korunması amaçlanmıştır. (Madde üzerinde 15.09.2004 tarihinde genel kurulda ki görüşme tutanakları) Yeni TCK da önceki tanımlarda yer verilen “Mandıra, ağıl ve konutun eklentisi” gibi kavramlardan vazgeçilmiş; uygulamada kolaylık sağlanması amacıyla bu üç yapıyı (bina) kapsayacak şekilde “Barınak” kavramına yer verilmiştir.
Türk Dil Kurumu sözlüğü ve benzer sözlüklerde barınak; “barınılacak, sığınılacak, içinde yaşanacak yer ” olarak tanımlanmıştır. Barınak kimi zaman yaşanılacak büyük bir konut olabileceği gibi kimi zamanda sığınacak küçük bir kulübe de olabilir. Aynı şekilde hayvan barınağı da; etrafı basit bir tel örgü ile çevrili korunak olabileceği gibi konutun altında ki ya da eklentisinde ki ahır veya etrafı çit ya da duvarla çevrili bir ağılda pekâlâ olabilir. Dolayısıyla barınak kavramını sadece “konutun eklentisi” anlayışı ile sınırlı tutmak ve bu şekilde dar yorumlamak maddenin düzenleniş amacına uygun düşmeyecektir. Somut olayda ya da benzer hırsızlıklarda tek bir fiille aynı maddenin birden fazla fıkra ve bendinin ihlâl edildiği anlaşılmaktadır. Bir fiille hem TCK’nın 142/1. fıkrasının hem de 142/2. fıkrasının ihlal edildiğine ilişkin uygulamadan ayrı ayrı örnek verilecek olursa; Mağdurun evinin eklentisi niteliğinde olan bahçesinde sara nöbeti geçirmesi sırasında ya da bayılmış halde iken dışarıdan mağdurun bayıldığını gören sanığın bahçe kapısını kırıp bahçeye girerek mağdurun üzerinden ya da evinden eşya çalması eylemi TCK’nın 142/2-a bendi kapsamında değerlendirilmekte; Hastanede muayene sırasını bekleyen mağdurun cebinden cüzdanının çekilmesi eyleminde TCK’nın 142/2-b bendi; Binada çıkan yangın sırasında bu korku ve kargaşadan yararlanan sanığın, mağdurun konutundan ya da eklentisinden eşya çalması eylemi TCK’nın 142/2-c bendi; Bina içerisinde bulunan çelik kasadan anahtar uydurmak suretiyle para yada ziynet eşyasının çalınması eylemi TCK’nın 142/2-d bendi; Sanığın polis memuru olmamasına rağmen polis kıyafeti giymek suretiyle mağdurun evinde arama yapma bahanesiyle içeri girip malını çalması eylemi TCK’nın 142/2-f bendi gereğince uygulama yapılmaktadır.
Örnek uygulamalar çoğaltılabilir. Görülüyor ki bu açıklamalara göre tek bir fiille bina ya da eklentisinden işlenen hırsızlık suçunun işleniş şekline göre TCK’nın 142/1-b maddesinde ki suçun oluştuğu durumlarda ayrıca daha özel ve nitelikli hal olan TCK’nın 142/2. fıkrasında ki diğer a, b, c, d, e ve f bendinde ki suçların da oluşması halinde daha ağır ceza gerektiren fıkra uyarınca hüküm kurulmakta; koşulları var ise ayrıca TCK’nın 116 ve 151. maddelerinde düzenlenen suçlardan da cezalandırılması cihetine gidilmekte iken aynı fıkranın “g” bendi yerine 142/1-b bendi gereğince uygulama yapılması diğer bentlerde ki uygulama çelişkisini ortaya koymaktadır.
Özetle “büyük ve küçükbaş hayvanlar hakkında hırsızlık” suçu olarak tanımlanan TCK’nın 142/2-g maddesine göre binanın eklentisi olarak kabul edilen ahırdan büyükbaş hayvan çalınması eyleminin yukarıda verilen örneklerde ki fiillerden suçun işleniş biçimi itibariyle hiçbir farkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerden dolayı yerel mahkemenin TCK’nın 142/2-g maddesine göre yapmış olduğu uygulaması usul ve yasaya uygun olduğundan (2) nolu bozma düşüncesine katılmıyorum.