12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2022/11665 E. , 2023/3935 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki icra memur muamelesini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin usulden reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Alacaklı şikayet dilekçesinde; borçlular ile aralarında 10.02.2020 tarihinde iki milyon adet N95 maskesi alımı için 388.000 USD bedelli anlaşma sağlandığını, anlaşma gereğince kısmen ödeme yaptığını, ancak maskelerin kendisine teslim edilmediğini, yapılan soruşturmada davalı borçlu ...'ın yapılan ödemeyi ve maskeleri göndermediğini kabul ettiğini, yapılan ödemenin kısmen iadesinden arta kalan miktar ve işlemiş faizlerin tahsili için davalı borçlular hakkında genel haciz yoluyla ilamsız takip başlattığını, icra müdürlüğünce takip talebinin alınmasından sonra Singapur uyruklu tüzel kişi olduğu, Singapur Devleti ile Türkiye arasında teminattan muafiyeti öngören herhangi bir ikili anlaşma bulunmadığı, Singapur'un Lahey Sözleşmesine de taraf olmadığı gerekçesiyle teminat yatırılmasının istendiğini, belirlenen tutarın çok yüksek olduğunu, borcun borçlular tarafından kabulü nedeniyle herhangi bir zarara uğrama ihtimallerinin bulunmadığını, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Hakkında Kanunu'nun 48. maddesine göre mahkemenin, teminat muafiyetine ilişkin anlaşma bulunmasa dahi dava ve takibin niteliğine ve durumuna göre, davaya katılanı ve takip talebinde bulunanı teminattan muaf tutabileceğini ileri sürerek icra müdürlüğünün 30.09.2020 tarihli, 215.569,803 TL teminatın yatırılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına, mahkeme aksi kanatte ise teminat miktarının düşürülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet dilekçesinde borçlulara husumet yöneltilmemiş, mahkemece de borçlulara şikayet dilekçesi tebliğ edilmemiş, bu nedenle cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında 138.363,16 USD toplam alacağın tahsiline yönelik ilamsız icra takibi başlatıldığı, ... Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, şikayetçi alacaklı şirketin Singapur ülkesinde faaliyet gösteren tüzel kişi şirket olması dikkate alınarak, teminattan muaf olup olmadığının tespitinin istenildiği, gelen müzekkere cevabında ülkemizle Singapur arasında teminattan muafiyete ilişkin hukuki veya fiili mütekabiliyet bulunmadığının belirtildiği, mahkemece gelen müzekkere cevabı doğrultusunda 01/10/2020 tarihi itibariyle 138.363,16 USD'nin (Merkez Bankası Satış Kuruna göre 1 USD = 7,709 TL olmakla) 1.066,641,60 TL toplam rakamın %15'i olan 159.996,24 TL'nin teminat olarak yatırılması için şikayetçi alacaklıya 15 günlük kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, ancak şikayetçi alacaklının kesin süre içerisinde teminatı yatırmadığı gerekçesi ile şikayetin usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi alacaklı istinaf dilekçesinde; borçlu şirket ile aralarında yapılan anlaşma gereğince kısmi ödeme yapmasına rağmen tarafına teslim edilmesi gereken maskelerin teslim edilmediğini, yaptığı suç duyurusu üzerine borçlu gerçek kişinin yapılan ödemeyi ve maskelerin gönderilmediğini kabul ettiğini, bu nedenle borçluların herhangi bir zarara uğrama ihtimallerinin bulunmadığını, MÖHUK'un 48. maddesinin gerekçesine göre mahkemenin, karşılılık bulunmasa dahi dava/takibin niteliğine ve durumuna göre kendisini teminat göstermekten muaf tutabileceğini, huzurdaki şikayet klasik bir dava olmadığından teminat istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, aynı takip sebebiyle hem icra müdürlüğüne hem de icra mahkemesine teminat yatırılması halinde mükerrer teminat yatırma durumunun ortaya çıkacağını, bu sebeple de mahkemenin teminat yatırılmasına dair ara kararının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca kararın adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılarak şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar şikayetçi alacaklı tarafından şikayet dilekçesinde; icra dosya borçluları davalı olarak gösterilmemiş ve ilk derece mahkemesince de borçlular taraf olarak dosyaya eklenmemiş ise de; taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olması ve yargılamanın her aşamasında resen nazara alınabileceği dikkate alınarak, yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş olduğu da gözetilerek bu konudaki eksikliğin davanın esasına katkı sağlamayacağı düşüncesiyle dosyanın taraf eksikliğinden ilk derece mahkemesine iade edilmediği, ancak Dairece borçluların davalı olarak karar başlığına eklendiği ve istinaf incelemesi sonunda verilen karar tebliğ edilmek suretiyle eksikliğin bu şekilde ikmali yoluna gidildiği, şikayetçi alacaklı şirketin Singapur ülkesinde faaliyet gösteren tüzel kişi şirket olması dikkate alınarak, MÖHUK'un 48. maddesi hükümleri uyarınca şikayetçinin teminattan muaf olup olmadığının ... Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'nden sorulduğu, yazı cevabına göre ülkemiz ile Singapur arasında teminattan muafiyeti öngören herhangi bir ikili adli yardımlaşma anlaşması bulunmadığı, Singapur'un Türkiye'nin taraf olduğu 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi'ne de taraf olmadığı, her iki ülke arasında teminattan muafiyete ilişkin hukuki veya fiili mutekabiliyetin bulunmadığının bildirildiği, mahkemece, alacaklının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılarak teminatın yatırılması için kesin mehil verilmesi ve kesin mehil içerisinde teminat yatırılmadığından şikayetin usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi alacaklı temyiz dilekçesinde; borçlu şirket ile aralarında yapılan anlaşma gereğince kısmi ödeme yapmasına rağmen tarafına teslim edilmesi gereken maskelerin teslim edilmediğini, yaptığı suç duyurusu üzerine borçlunun yapılan ödemeyi ve maskelerin gönderilmediğini kabul ettiğini, bu nedenle borçluların herhangi bir zarara uğrama ihtimallerinin bulunmadığını, MÖHUK'un 48. maddesinin gerekçesine göre mahkemenin karşılılık bulunmasa dahi dava/takibin niteliğine ve durumuna göre kendisini teminat göstermekten muaf tutabileceğini, huzurdaki şikayet klasik bir dava niteliğinde olmadığından teminat istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, aynı takip sebebiyle hem icra müdürlüğüne hem de icra mahkemesine teminat yatırılması halinde mükerrer teminat yatırma durumunun ortaya çıkacağını, bu sebeple de mahkemenin teminat yatırılmasına dair ara kararının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca kararın adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini, ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla ilamsız takipte yabancılık sebebine dayalı olarak teminat yatırılmasına ilişkin icra memur muamelesini şikayete ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 16. maddesi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Hakkında Kanunu'nun 48. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve sair yasal mevzuat
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun'un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.