10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2023/2417 E. , 2023/4126 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ...
2.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2011 tarihli 2011/264 Esas ve 2011/321 sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğunun uygulanmasına karar verilmiştir.
B. ... 2.
Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2011 tarihli 2011/264 Esas ve 2011/321 sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 29.05.2019 tarihli ve 2017/5245 Esas, 2019/3376 Karar sayılı kararı ile;
A. Sanık ...
hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanığa 16.12.2011 tarihinde tefhim edilen hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri usulü Kanunu'nun 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra sanık tarafından 13.02.2012 havale tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun'un 8/1. ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317 nci maddesi uyarınca sanığın temyiz isteminin REDDİNE,
Sanığın hakkındaki hükmü temyize ilişkin dilkeçesinden sonra 28.05.2013 tarihli dilekçe içeriğinin yargılamanın yenilenmesi isteğini içerdiği gözetilerek istemine ilişkin mahkemece bir değerlendirme yapılması mümkün görülmüştür.
B. Sanık ...
hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uygulanırken aynı maddenin 1 inci fıkrasının (c) bendi uyarınca sanıkların altsoyu dışındaki kişiler ile ilgili olarak “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğa karar verilmemesi ve hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu ile ilgili olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanık ...
Atız hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
1.Sanığın 30.01.2012 tarihli dilekçesinde “üzerine atılı suçu işlemediğini, bu suçu kendi kimlik bilgilerini kullanan kardeşi ...’ın işlediğini bu durumdan yargılama bittikten sonra haberdar olduğunu" belirtmiş olduğu, yine ... İl Emniyet Müdürlüğünün 30.12.2011 tarihli yazısında 29.07.2007 tarihli ... Emniyet Müdürlüğü tarafından hakkında işlem yapılarak parmak izi ve fotoğrafı alınan ...’ın parmak izlerinin farklı kimlik bilgilerinin aynı olduğunun tespit edildiği, sanığın kardeşi...’ın 07.10.2011 tarihinde alınan beyanında ... Emniyet Müdürlüğü Kimlik Tespit Şube Müdürlüğünde kendisine gösterilen fotoğrafın kardeşi ...’a ait olduğunu, ...’ın diğer kardeşi Murat’ın kimlik bilgilerini kullandığını belirttiği, tüm bu hususlar nazara alınarak ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurunda bulunulduğu ve ... hakkında ...
2.Ağır Ceza Mahkemesince yargılama yapıldığı, 28.06.2013 tarihinde ...’ın alınan savunmasında üzerine atılı suçu kabul etmediğini ancak 30.07.2011 tarihli eylemdeki kişinin kendisi olduğunu polisler kendilerini yakalayınca kardeşi Murat’ın kimlik bilgilerini verdiğini beyan etmesi karşısında ... hakkındaki ...
2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/48 Esas sayılı dava dosyası derdest ise davaların birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyaların aslı ya da onaylı örneklerinin dosya içine alınıp incelenerek bütün deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2.Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas 2015/85 sayılı kararının 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. ... 2.
Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli 2020/331 Esas ve 2022/279 sayılı kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Delillerin mahkûmiyet için yeterli olmadığına, 2. Lehe hükümlerin uygulanmadığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde (33 ...) plakalı aracın ... Kom. ekipleri tarafından uygulama noktasında durdurulduğu, araç sürücüsünün beraat eden ...'ın kimlik bilgilerini kullanan sanık ...'in olduğu yine yan koltukta beraat eden...'ın kimlik bilgilerini kullanan sanık ...'ın olduğu arka koltukta ise sanık ...'nun bulunduğu, araç içinde ... 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/967 değişik iş sayılı önleme arama kararı kapsamında arama yapıldığı aracın bagajında valiz içinde daralı 2 kilo 800 gram araç içinde 3 ayrı pakette daralı 45 gram; toplam neti 1 kilo 340 gram esrarın ele geçirildiği somut olayda, soruşturma aşamasında sanık ... ele geçen maddelerin kendisine ait olduğunu beyan ettiği, kovuşturma aşamasında ise sanıkların ele geçen maddelerin kendilerine ait olduğunu kullanmak amaçlı ...' dan aldıklarını beyan ettikleri, ele geçen madde miktarı ve sanıkların savunmaları gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verildiği ve infaz aşamasında sanık ...'in beraat eden ...'ın kimlik bilgilerini kullandığının anlaşılması üzerine sanık ... hakkında suç duyurusunda bulunularak iddianame tanzim edildiği ve yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın beyanı ve ele geçen madde miktarı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ve sübuta ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Tebliğnamede ... sanık olarak yazılmış ise sanık hakkında beraat kararı verildiği ve aleyhe temyiz talebinin bulunmadığı nazara alınarak inceleme yapılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli 2020/331 Esas ve 2022/279 sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak , oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.