Esas No
E. 2021/25
Karar No
K. 2022/14039
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/25 E.  ,  2022/14039 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen manevi tazminat davasında verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; esas yönünden istinaf isteminin reddine ilişkin kararın, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. K A R A R

Davacılar vekili; müteveffa ...'in davacılardan ...'in kardeşi, diğer davacılar ... ve ...'ın ise teyzesi olduğunu, müteveffanın bekar ve çocuksuz olduğunu, davacı ... ve ... ile birlikte aynı evde yaşadıklarını, 23.02.2018 tarihinde yoldan karşıya geçmek isterken davalı ...'nın sevk ve idaresinde bulunan ve diğer davalı şirketin işleteni olduğu ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu belirterek, müteveffanın ölümünden dolayı davacıların uğradığı manevi zararın bir nebze olsun karşılanması amacı ile davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... ve ... için ise ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar; dava konusu kaza nedeniyle davalı ... hakkında Samsun 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/192 Esas sayılı dosyası ile taksirle ölüme neden olma suçundan dolayı ceza davası açıldığını, davalı ...'nın tali kusurlu, müteveffa ...'in asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, müteveffanın olay günü karşıdan karşıya geçmek isterken birçok kural ihlalinde bulunarak kazaya sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 3.000,00 TL, davacı ... için 1.000,00 TL, davacı ... için 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.02.2018 tarihinden itibaren davalı ... yönünden yasal faiziyle, diğer davalı yönünden ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2020 yılı için 72.070,00 TL’dir.

HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 72.070,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacının talebi ve her bir davacı lehine hükmedilen tazminat miktarı bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.

Davacılar vekili; davacı ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiş, ilk derece mahkemesince 1.000,00’er TL’ye hükmedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Davacılar ... ve ... yönünden temyize konu edilen miktar temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde davacılar ... ve ... yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp bu davacıların temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK.'nın md.

56.maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Davaya konu olayda; kardeşi olan davacı ...’in müteveffaya yakınlığı, olayın vahameti ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında, davacılardan ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar az olduğu görülmüş ve bu davacı için hakkaniyete uygun, bir miktar daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin hükmün miktar yönünden kesin olması nedeniyle REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyize konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA; HMK 373/1 maddesi gereğince istinaf mahkemesinin esastan red kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 07.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog