4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2023/450 E. , 2023/18027 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2011 tarihli 2011/150 Esas, 2011/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl sureyle denetim süresine tabi tutulmasına, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle mahkemesine ihbarda bulunulduğu, ihbar üzerine Yerel Mahkemece hükümlerin aynen açıklanmasına karar verildiği,
2.Kararın sanık, katılan vekili ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/24467 Esas, 2021/17414 Karar sayılı ilâmıyla; 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, nedeniyle başkaca yönler incelenmeksizin bozulmasına,
4.Bozmadan sonra Yerel Mahkemece sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, Karar verilmiştir. Tebliğnamede, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; kararı temyiz ettiğine, vesaire yönelik olduğu,
Katılan vekilinin temyiz isteğinin, sanık hakkında cezanın ertelenmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine, vesaire ilişkin olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suça konu yerdeki binanın inşaatını yaptığı, belediyeden izin ve ruhsat almaksızın 80 cm olması gereken çatı katı yüksekliğini 140 cm olarak yaptığı ve böylece imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Suç tarihinden itibaren hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile ikinci suçun işlenme tarihleri arasında duran süre birlikte değerlendirildiğinde zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmediği anlaşıldığından, tebliğnamede düşme isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamı, sanık savunması, keşif ve bilirkişi raporu, olay yeri fotoğrafları, yapı ruhsatı ve encümen kararı, mahkemenin 2010/372 esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın üzerine atılı imar kirliliğine neden olma suçunu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, sanık ve katılan vekilinin bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, deneme süresi içinde işlediği yeni suçtan mahkum olup, bu kararın kesinleşmesiyle yapılan ihbar üzerine mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasına göre önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanık ile katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.