4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2022/16976 E. , 2023/18042 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle ve sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmediği, bu konuda karar verilebileceği belirlenerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2012 tarih 2011/300 Esas, 2012/2361 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle mahkemesine ihbarda bulunulduğu, ihbar üzerine Yerel Mahkemece görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi'nin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması ile sanık hakkında neticeten 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin, tutanağın katılanlar ve arkadaşları tarafından tutulduğuna, sanığın suç teşkil eden herhangi bir eyleminin olmadığına, tanık beyanlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığına, suçun unsurları olan cebir ve tehdidin olayda gerçekleşmediğine, haksız tahrik konusunda değerlendirme yapılmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, HAGB açıklanırken sanık aleyhine daha önce verilmeyen cezanın artırılması yoluna gidilemeyeceği, dolayısıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, ilk olarak HAGB kararı verilirken her nasılsa uygulanmayan, itiraz konusu yapılmayan ve bilahare deneme süresi içinde sanığın kasten suç işlenmesi nedeniyle yapılan ihbar sonucunda HAGB açıklanırken de 5237 sayılı Kanun'un zincirleme suç hükümleri uygulanmayan bir durumda, istinaf aşamasında hükmün kaldırılarak sanık aleyhine 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince fazla ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılanların polis memuru olup devriye görevi ifa ettikleri sırada, sanığın yol ortasında yürümek sureti ile trafiği tehlikeye düşürdüklerinden bahisle katılanlar tarafından uyarıldıkları, bunun üzerine sanığın katılanlara "sizden mi öğreneceğim nereden gideceğimi,siz nerenin köpeklerisiniz, benim her tarafta tanıdıklarım var sizi kaale almıyorum, istesem buraya bütün aşireti yığıp sizi öldürürüm" dediği, katılanların sanığı karakola davet etmeleri üzerine,sanığın " kimse beni bu araca bindiremez,özellikle sizin gibi köpekler hiç bindiremez,şimdi arıyorum ve tüm aşiretim buraya gelecek sizi burada öldüreceğiz" diyerek sözlerine devam ettiği, ayrıca katılanları basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladığı böylece sanığın üzerine atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın söylediği kabul edilen tehdit sözlerinin görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olduğuna ilişkin ilk derece mahkemesi kararında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak sanığın aynı görevi yaptırmamak için direnme fiili ile birden fazla kamu görevlisi mağdura karşı aynı suçu işlemesi itibariyle zincirleme tek suç oluşturacağı ve hakkında 5327 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğinden bahisle kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanık Müdafiinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen hususlar karşısında, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından uygulanmamasına yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmediği, ayrıca yargılama sürecindeki tüm işlemlerin usûl ve kanuna uygun olduğu anlaşılmıştır.
2.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden Hükmün aynen açıklanması zorunluluğunun İlk Derece Mahkemesini bağladığı, ayrıca itiraza tabi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aleyhe değiştirme yasağına konu olamayacağından temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3.5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede:
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Küçükcekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.