Esas No
E. 2021/5932
Karar No
K. 2023/18134
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2021/5932 E.  ,  2023/18134 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Hakaret, tehdit

... Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in vekalet ilişkisi başlıklı 6 ncı maddesi hükümleri karşısında; katılan adına katılma talebinde bulunan vekilin talebi reddedilmiş ise de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, ... vekilinin katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezası ile hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanığın temyizi; hakkında verilen hükümleri temyiz etmek istediğine yönelik beyandan ibarettir.

2.Katılan vekilinin temyizinin özetle; 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında katılma taleplerinin reddine karar verilmesinin mevzuata aykırı olduğu, hukuki yardım kapsamında şikâyetçi adına vekil sıfatı ile davanın takip edildiği, katılma talebinin reddine dair kararın bozularak yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesine yönelik olduğu belirlenmiştir.

3.O yer Cumhuriyet savcısının temyizinin özetle; sanığın katılana karşı tehdit sözlerinin 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen suçu oluşturmasına karşın sanık hakkında aynı maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince hüküm kurulması, tutanak içeriği ve dinlenen tanık beyanlarından sanığın sözlerini katılana yönelik söylediği, hakaret eyleminin de katılan ve tanıklara karşı olduğu ancak tanıklara yönelik açılmış bir dava olmadığından iki suç yönünden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanma olanağının somut olayda bulunmadığı, kabule göre de sanığın acil serviste burun kanamasının devam etmesine rağmen katılanın ne sebeple bekletildiğini sanığa açıklamaması nedeni ile eylemleri meydana gelen panik, heyecan ve tahrikle işleyen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereğince cezasına indirim uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleri ile hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın burnunda kesi ve kanama olması nedeni ile sağlık ocağında yapılan müdahale sonucunda kanamanın durmaması üzerine katılanın acil serviste doktor olarak görev yaptığı hastaneye geldiği, kan sonuçlarının çıkmasında sonra müdahale edileceği biraz beklemesi söylenmesine rağmen sanığın katılana hitaben "Sizi öldürmeyenler boşuna öldürmüyor, görüşeceğiz sizinle, a... koyduğumun acil servisi hepinizin a... koyayım." diyerek kamu görevlilerine karşı zincirleme şekilde hakaret ve basit tehdit suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; olay anında acil serviste görevli olan kişilerce imzalanmış olan tutanağın katılan anlatımlarını doğrulaması, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek yapılan testlerin sonucunun beklenmesi gerektiğinin açıklanmasına rağmen sanığın kanamasının durmadığı ve kendisine müdahalede bulunulmadığı düşüncesi ve gerekçesiyle, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesindeki "mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır" hükmü de gözetilerek sanığın katılanla birlikte acil servis bölümündeki diğer görevlilere yönelik tutanakta ve iddianamede yazılı olduğu gibi "Sizi öldürenler boşuna öldürmüyor, sizinle görüşeceğiz." diyerek tehdit ettiği, ayrıca "A...ına koyduğumun acil servisi, hepinizin a...na koyayım." diyerek hakarette bulunduğu kabul edilerek mahkûmiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE ..

. Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in vekalet ilişkisi başlıklı 6 ncı maddesi karşısında; ... vekilinin katılma isteminin yerinde olması nedeni ile Tebliğname'deki temyiz isteminin reddi yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sanığın mahkûmiyeti yönündeki Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile sair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,

1.5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip anılan Kanunun 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekir. Her ne kadar 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasında cezanın alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı düzenlenmiş ise de bu düzenlemenin temel cezanın adli para cezası olarak seçilmesine engel olmayacağı gözönünde bulundurulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,

2.Olay ile ilgili tutulan tutanak, katılan anlatımı ve tanık beyanları gözetildiğinde; sanığın sözlerinin tehdit suçu yönünden tartıştığı katılana yönelik olması, hakaret suçu yönünden ise sanığın katılan dışında kendisine müdahale eden diğer sağlık çalışanları da kastettiği anlaşılmakla birlikte bu kişilere karşı eyleminden dolayı açılmış bir kamu davasının bulunmaması karşısında 5237 Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulama koşullarının oluşmadığını gözetilmeyerek sanık hakkında belirlenen temel cezada belirtilen madde uyarınca artırım yapılması,

3.Sanığın acil servise burun kanaması nedeniyle geldiği, kanamasını tamponla kendisinin durdurmaya çalıştığı, müdahale gereken başka hasta olmamasına rağmen kendisi ile ilgilenilmediğini, doktora "Bana bakmayacak mısınız." dedikten sonra birinin gelip tansiyonunu ölçtüğü başka bir kişinin de gelerek kan aldığını, sonrasında beklediği halde kimsenin müdahale etmediğini, yeniden "Bana bakmayacak mısınız." diye sorunca katılanın kan tetkik sonuçlarının gelmesinin beklendiğini söylediğini, ne kadar zaman alacağını sorduğunu ve doktorun bir saat dediğini, kendisinin de "Bir saat elimde tamponla bekleyecek miyim." demesi üzerine "Katılanın sen çok biliyorsun, niye buraya geldin." şeklinde cevap verdiğine dair savunması karşısında olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu, hakaret suçundan ise aynı Kanun'un 129 uncu maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

4.Sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi ve katılanın ...’nın görevlendirdiği vekil ile temsil edilmesi karşısında, ... Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11 inci maddesi ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddeleri uyarınca ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

5.7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık, O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.