4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/23055 E. , 2023/1409 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı Davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan... ve ...'nin oğlu diğer davacıların kardeşi...'ya, işleteni araç maliki davalı ... olan, sürücüsünün davalı ... olduğu... plakalı aracın 24.01.2012 tarihinde çarpması neticesinde...'in vefat ettiğini, aracın davalı ... şirketi tarafından ... sigortası ile sigortalı olduğunu, kazayla ilgili ...
1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/73 esas sayılı dosyasında sürücü hakkında dava açıldığını, bu davada ölene asli kusur verilmiş ise de kusurun davalı araç işleteni olduğunu, araç sürücüsü ... tarafından aracın diğer davalıya kiralandığı iddia edilmekteyse de bu iddianın doğru olmadığını, sürücü davalı ...'nin sürücü belgesinin bulunmadığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının oto kiralama işi yaptığını, kazaya sebebiyet veren... plakalı aracı 24.01.2012 tarihinde dava dışı..... isimli bir şahsa bir günlüğüne kiraladığını,...tarafından aracın ne şekilde davalı ...'ye verildiğini bilmediğini, davalı ...'ın soruşturma aşamasında aracı dava dışı...'tan kiraladığını ileri sürdüğünü, bu sebeple dava ile bir ilgisi bulunmadığını, davanın ... ve.....'a yöneltilmesinin gerektiğini, müteveffa...'nın 16 yaşında olması ve lise öğrencisi olması nedeniyle davacılara bir desteğinin olmadığını, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunmuş, davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kasko sigorta poliçesinin ilgili aracın üçüncü kişilere verdiği zararların teminini amaçlamadığını, bu nedenle şirkete atfedilecek bir sorumluluk bulunmadığını, ancak... plakalı araç için kasko sigorta poliçesine ek olarak İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi teminatı verildiğini, bu poliçeden dolayı bedeni zararlarda kişi başına azami sorumluluk limitinin 10.000 TL olduğunu, ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesinin manevi tazminat taleplerini kapsamadığını bu sebeple davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
3.Davalı ... yöntemine uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2016/5445 Esas, 2019/1064 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi Bozma kararında; "...kaza tarihinde destek 16 (15 yıl 11 ay 19 gün) yaşındadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda destek yaşasaydı, askerden geldikten 5 sene sonre evleneceği ve çocukları olacağı kabul edilerek destek paylarının dağıtımı yapılmıştır. Dairemiz uygulamalarına göre 18 yaşında gelir elde etmeye başlayan desteğin askere gideceği, askerlik görevini tamamladıktan sonra 2 yıl içinde evleneceği ve bir yıl sonra bir çocuğu daha sonra ikinci çocuğunun olacağı varsayılarak hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen çocuğun ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem için de anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16’şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe, bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya %12,5’er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekeceği, Dairemizin yerleşik uygulaması gereğidir. Bu haliyle bilirkişi raporunda desteğin askerden geldikten 5 sene sonra evleneceği ve bu tarihten sonra anne ve babanın payının %12,5 kabul edilerek hesap yapılması doğru görülmemiş olup, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ...
temyiz dilekçesinde özetle;
1.Kendisine ait aracın aslında dava dışı.....'a kiralandığını, ne şekilde ...'nin eline geçtiğinin bilinmediğini,... ile.....'un ifadelerinde aracı...'tan kiraladıklarını söylediği bu hali ile kendilerinin herhangi bir sorumluluğu olmadığını ve kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini,
2.Kazada hayatını kaybeden...'nın davaya konu kazada %70 oranında kusurlu bulunduğunu, ancak buna rağmen anne ve baba için hesaplanan destek tazminatının fahiş oranda olduğunu,
3.Davacıların ve müteveffanın sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geliş şekli, müteveffanın % 70 oranındaki kusur durumu göz önüne alındığında; manevi tazminat yönünden anne ve baba davacılar için tam kabul yoluna gidilerek 10.000'er TL ve kardeşler için ise yarı oranında kabul oranına gidilerek 5.000'er TL toplamda 45.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin orantısız olduğunu, ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 88 ve 90 ıncı maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davalı ...'un aracı kiralayan sıfatı ile sorumluluğunun devam ettiği, dosya içerisinde yer alan kusur raporunun denetime elverişli olduğu, olayın oluş şekli, haksız fiilin ağırlığı dikkate alındığında manevi tazminat miktarının uygun olduğu ve davalıların maddi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.