Esas No
E. 2023/2069
Karar No
K. 2023/3991
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Hukuk Dairesi         2023/2069 E.  ,  2023/3991 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2019/1039 E., 2022/26 K.
SUÇ: Alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek
HÜKÜM: Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Müştekinin 27.04.2015 havale tarihli dilekçesi ile; sanığın alacaklıdan kredi kullanarak borçlandığını, borcundan kaynaklı sanık hakkında ...

4.İcra Müdürlüğü'nün 2014/2755 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, sanığın Abdullah Yağmur kuaför dükkanının sahibi olduğunu, bu nedenle 12.03.2015 tarihinde ...Bulvarı, ... Apartmanı altı, No:81, Çukurova/... adresinde hacze gidildiğini, hacze gidilen dükkanın Ziyapaşa Vergi Dairesi'nin 22118117586 numarası ile sanık adına kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, fiili haciz işlemi yapılarak haczedilen malların yediemin olarak ...'a bırakıldığını, aynı kredi borcunun taksitinden kaynaklanan ...

7.İcra Dairesi'nin 2015/1955 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu dosyadan da aynı adrese hacze gidildiğini, dükkanın Ziyapaşa Vergi Dairesi'nin 5110207535 numaralı ... adına kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, adres girişinde sanık ...'ın tabelasının bulunduğunu, sanık adına su faturası ve kartvizitlerin bulunduğunu, sanığın dükkanı başkasına devrettiğini ve kendisinin dükkanda çalıştığını beyan ettiğini, bu durumun haciz tutanağına geçirildiğini, sanığın mal kaçırma maksadıyla dükkanı devrettiğini belirterek, sanık hakkında alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.

2.... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.07.2015 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası ile TCK'nun 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.

3.... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli kararı ile; sanık hakkında alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek suçunun unsurları oluşmadığından beraatine, karar verilmiştir.

4....

4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli kararının müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 08.10.2019 tarihli ve 2019/3811 Esas, 2019/14346 Karar sayılı kararı ile "... Sanığa isnat olunan “alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek” suçu 2004 sayılı İİK'nın 331. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 6. fıkrasında “Bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur.” hükmünün yer aldığı, yine İİK'nın 349. maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değişik 2004 sayılı İİK'nın 346. maddesinin son fıkrasındaki “Bu Bapta yer alan suçlarla ilgili davalara icra mahkemesince bakılır.” hükmü karşısında, görevsizlik kararı verilerek dosyanın icra mahkemesine gönderilmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulması,..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5....

4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli kararı ile, sanığa isnat olunan “alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek” suçunun 2004 sayılı İİK'nın 331. maddesinde düzenlendiği, aynı maddenin 6. fıkrasında “Bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur.” hükmünün yer aldığı, yine İİK'nın 349. maddesinde muhakeme usulüne yer verildiği, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değişik 2004 sayılı İİK'nın 346. maddesinin son fıkrasındaki “Bu Bapta yer alan suçlarla ilgili davalara icra mahkemesince bakılır.” hükmü belirlendiğinden bahisle CMK'nun 3 ve devamı maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine, sanık ... hakkında alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek suçundan İcra ve İflas Kanunu'nun 331/1, TCK'nun 53 üncü maddeleri uyarınca, yargılamasının yapılmak üzere dosyanın görevli ve yetkili ... İcra Ceza Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.

6.... 6. İcra Ceza Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli kararı, sanık hakkında alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltme suçundan neticeten 5 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık vekilinin temyiz isteği, suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamasına rağmen sanık aleyhine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin haksız olduğu, sanığın suçu işlediğini gösterir hiçbir delil bulunmadığı gibi isnat edilen suçun maddi ve manevi unsurlarının da oluşmadığı, toplanan deliller ve daha önce toplanan delillerle de sanığa isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığının ortaya çıktığı, şikayetçi tarafından sanığın mal kaçırmak amacıyla dükkanı başkasına devrettiği iddia edilerek şikayetçi olunmuş ise de, söz konusu iddiaların haksız ve dayanaksız olduğunun yapılan yargılamada toplanan delillerle ortaya çıkmış olduğu, sanığın soruşturmanın en başından beri vermiş olduğu tutarlı ve samimi beyanlarında, şikayetçinin ...

7.İcra Müdürlüğü'nün 2015/1955 Esas sayılı dosyasından hacze gidildiğinde dükkanın kapanışını verdiğini, ilk haciz ile kendisine yediemin olarak bırakılan menkullerin halen dükkanda durduğunu, kendisinin dükkanı resmi olarak kapatmasından sonra aynı yeri ...'ün açtığını, malların alınıp götürülmesine ...'ün de bir itirazının bulunmadığını, bu nedenle alacaklıyı zarara sokma maksadıyla mallarını eksiltmediğini açıkça ifade ettiği, tanık olarak dinlenen ...'ün de, görevsizlik kararı öncesinde ve sonrasındaki beyanlarında hacizli malların bulunduğu yeri, halen orada olduklarını, istenildiği zaman gidip alınabileceğini buna itirazının olmadığını açıkladığı, mahkemece yapılan yargılamada sanığın ve ...'ün SGK kayıtlarının getirtildiği ve haciz tarihinden öncesinde de, sonrasında da sanığın ... yanında veya ...'ün sanığın yanında herhangi bir çalışmasının olmadığının görüldüğü, mahkemece vergi dairesinden kayıtların istendiği ve sanık tarafından ilgili adreste kapatma verildikten sonra ... isimli kişinin bu adreste faaliye göstermeye başladığı ve devir olgusunun da olmadığının görüldüğü, somut olayda bu unsurların hiçbirinin oluşmadığının açıkça görüleceği, hem sanığın hem de dava dışı tanığın haczedilen malların haczedildiği yerde bulunduğunu söyledikleri, sanığın malını eksiltmemiş, elden çıkarmamış olduğu, telef ederek kıymetten düşürmediği, gizlememiş başkasının uhdesine geçirmemiş olduğu, başka borçlar üretmek suretiyle mallarını eksiltmeye çalışmadığı, tam aksine malların hacizli olduğu ve haczedildiği şekilde iş yerinde bulunduğunun hem sanık hem de dava dışı tanık tarafından en baştan itibaren belirtildiği, bu durumda İİK'nun 331 inci maddesinde düzenlenen suçun sanığın eylemi ile uyuşmadığı ve somut olayda suçun tipiklik unsurunun oluşmadığından bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

2.Müşteki vekilinin temyiz isteği, sanığın 5 ay hapis ve 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, sanığa en üst sınırdan indirim yapılmadan ceza verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Dava konusu olay, sanığın mal kaçırmak amacıyla dükkanını üçüncü şahsa devrettiği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre;

1.Sanığın üzerine atılı bulunan İİK'nın 331 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, “1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,

2.)Telef ederek

3.)Kıymetten düşürerek,

4.)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,

5.) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;

Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağı yerleşik uygulamalarda benimsenmiştir.

2.Somut olayda; borçlu-sanık hakkındaki icra takibinin kesinleşmesinden sonra sanığın faaliyette bulunduğu iş yeri adresinde 31.03.2015 tarihinde yapılan haciz işleminde, borçlu-sanığın da hazır olduğu, haciz yapılmak istendiğinde, sanığın söz alarak iş yerini üçüncü bir kişiye devrettiğini beyan etmesi üzerine, icra müdürlüğünce sanığın bu sözleri istihkak iddiası olarak değerlendirilmek suretiyle icra tutanağına geçirildiği ve daha sonra iş yerinde haciz işlemi uygulanarak hacizli malların yediemin olarak bırakıldığı, söz konusu hacizli malların iş yerinden kaçırıldığının iddia edilmediği, bu malların yerinde olmadığı yönünde bir tartışma da bulunmadığı, borçlu sanığın eylemi nedeniyle alacaklının bir zarara uğradığından bahsedilemeyeceği açıktır. İİK'nın 96/1 inci maddesi uyarınca borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra tutanaklarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir. Yapılan haciz işlemi sırasında borçlu sanık istihkak iddiasında bulunmuş ve icra müdürü bu beyanı tutanağa geçirerek hacze devam etmiştir. Bundan sonraki aşamada uyuşmazlık, istihkak prosedürü çerçevesinde çözülecek olup, yukarıda da belirtildiği üzere, hacizli mallar olay yerinden kaçırılmamış ve bu işlem nedeniyle alacaklı bir zarar da görmemiş olup, İİK'nın 331/1 inci maddesinde tanımlanan suçun yasal unsurları oluşmadığından, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 6. İcra Ceza Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2019/1039 Esas, 2022/26 Karar sayılı kararına yönelik sanık vekili ile müşteki vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 2004 sayılı İİK'nın 331. maddesinde düzenlendiği, aynı maddenin 6. fıkrasında “Bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur.” hükmünün yer aldığı, yine İİK'nın 349. maddesinde muhakeme usulüne yer verildiği, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 2004 sayılı İİK'nın 346. maddesinin son fıkrasındaki “Bu Bapta yer alan suçlarla ilgili davalara icra mahkemesince bakılır.” hükmü belirlendiğinden bahisle CMK'nun 3 ve devamı maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine, sanık ... hakkında alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek suçundan İcra ve İflas Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 2004 sayılı İİK'nın 331. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 6. fıkrasında “Bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur.” hükmünün yer aldığı, yine İİK'nın 349. maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanunu İİK md.331/1 İİK md.346 K2004 md.346 İİK md.349 İİK md.96/1 CMK md.3 TCK md.53 K2004 md.331 K5358 md.18 İİK md.331
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.