11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/15679 E. , 2023/5646 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2013 tarihli ve 2013/16 Esas, 2013/183 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a)Katılanlar ... ve ...'ye yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)Katılanlar ..., ... ve ...'e yönelik dolandırıcılık suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca üçer kez 2'şer yıl 1'er ay hapis ve 6.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına Karar verilmiştir.
2.Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2013 tarihli ve 2013/16 Esas, 2013/183 Karar sayılı kararlarının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.10.2018 tarihli ve 2015/10435 Esas, 2018/6506 Karar sayılı kararı ile sanığın katılanlar ... ve ...''ye yönelik eylemi yönünden; sanığın Kaş İcra Müdürünü tanıdığını ve aracı bu şekilde alacaklarını söylediği tarihin, sanığın katılanlardan menfaat temin ettiği tarihten önce mi sonra mı olduğu hususunda katılanların tekrar dinlenilerek, sanığın Kaş İcra Müdürünü tanıdığını ve aracı bu şekilde alacaklarını söylediği tarihin menfaat temininden sonra olması halinde sanığın eyleminin 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaştırma kapsamında kalan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında yazılı dolandırıcılık suçunun oluşacağı da gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, sanığın diğer katılanlara yönelik eylemleri yönünden ise; sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli ve 2018/210 Esas, 2019/5 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tüm katılanlara yönelik dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2'şer yıl 1'er ay hapis ve 6.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz isteği, uzlaştırma işlemlerinin usulüne uygun olarak yapılmadığına ve kararın bozulması istemine ilişkindir.
2.Katılan ...'in temyiz isteği, bir sebebe dayanmamaktadır. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın otopark ve yediemin deposu işlettiği, icra müdürü tanıdığı olduğunu, otoparkta bulunan hacizli araçları ihaleye girmeden satışını alabileceğini söyleyerek katılan ... ve ...'den 27.000,00 TL, ...'dan 25.000,00 TL ve ...'tan 5.700,00 TL para aldığı, ancak alacağını vaadettiği araçları almadığı gibi paralarını da iade etmediği, sanığın katılan ...'e ise, işlettiği otopark ve yediemin deposunun şubesini birlikte açmak için teklifte bulunduğu ve katılan adına otoparkta kullanılmak üzere kurtarıcı ve çekici olmak için vekaletname çıkartmasını ve araçları almak için 25.000,00 TL para istediği, katılan ...'in noterden vekaletname çıkarttığı ve araçların alınması için sanığa 25.000,00 TL para verdiği ancak sanığın araçları almadığı gibi katılanın parasını da iade etmediği iddiasıyla dolandırıcılık suçundan kamu davaları açılmıştır.
2.Sanık atılı suçlamaları kabul etmeyerek hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu ve tefecilik yapan katılan ...'nun bu iddiaları ortaya attığını beyan etmiştir.
3.Bozma sonrası katılan ... beyanında, sanık ile araç alım satımı konusunda anlaştıklarını ve parayı sanığa verdiklerini, daha sonra araç kendilerine teslim edilmeyince sanık ile görüştüklerinde sanığın, icra müdürünü tanıdığını ve bu işi halledeceğini söylediğini, yani bu sözlerin sanığa para verildikten sonra araç kendilerine teslim edilmeyince sanıktan şüphelenerek görüştüklerinde kendilerine söylendiğini beyan etmişlerdir.
4.Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunun 07.01.2019 tarihli yazısıyla, katılanların talep ettikleri edimin sanık tarafından kabul edilmemesi nedeniyle taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı belirtilmiştir.
5.Mahkemece sanığın atılı suçları işlediği sabit kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Katılanlar ...
ve ...'e Yönelik Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçeli kararda suç tarihi "2010-2012 yılları arası" olarak gösterilmiş ise de, suç tarihlerinin, sanığın katılanlardan menfaat temin ettiği tarihler olan, katılan ... yönünden 27.07.2012, katılan ... yönünden 10.12.2012 olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
1.Dosya kapsamına göre, katılanlar tarafından belirtilen edimlerin sanık tarafından kabul edilmemesi ve uzlaşma teklif formunu bu şekilde imzalamış olmaları nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmakla, sanığın uzlaşma prosedürünün usulsüz olduğuna yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Katılanlar ...
ve ...'ye Yönelik Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçeli kararda suç tarihi 01.08.2011 olarak gösterilmiş ise de, katılanlar yönünden suç tarihinin, sanığın menfaat temin ettiği tarih olan 12.10.2010 olduğu belirlenerek ve ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 13.12.2018 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 07.01.2019 tarihine kadar 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
C. Sanık Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılanın sanığa 25.000,00 TL parayı elden nakit olarak verdiğini beyan ettiği ve dosya içeriğinden sanığın menfaat temin ettiği tarihin belirlenemediğinin anlaşılması karşısında, zamanaşımı hükümlerinin uygulama ihtimaline binaen katılanın yeniden dinlenerek sanığa hangi tarihte para verdiğinin sorulması ve suç tarihinin kuşkuya yer vermeyecek biçimde kesin olarak tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılanlar ...
ve ...'e Yönelik Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli ve 2018/210 Esas, 2019/5 Karar sayılı kararlarında sanık ve katılan ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Katılanlar ...
ve ...'ye Yönelik Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli ve 2018/210 Esas, 2019/5 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle, Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli ve 2018/210 Esas, 2019/5 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.