11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2022/5642 E. , 2023/5805 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2014 tarihli ve 2012/232 Esas, 2014/224 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2014 tarihli ve 2012/232 Esas, 2014/224 Karar sayılı kararının sanıklar ... ve ... ile sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18.06.2018 tarihli ve 2016/7337 Esas, 2018/5527 Karar sayılı kararı ile (sanıkların iştirak halinde hareket ederek, katılan ...’ın imzasını lazer kopyalama yolu ile oluşturup suça konu senetleri düzenlemek ve bu senetleri icra takibine koymak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia ve kabul olunduğu somut olayda; suçun sübutu halinde eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen "resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçlarını oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme yetkisinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması) nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma sonrası Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2018/544 Esas, 2019/544 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin son fıkrası uyarınca ayrı ayrı 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'un temyiz isteği; atılı suçları işlediğine ilişkin delil olmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Sanık ...'nın temyiz isteği; atılı suçları işlediğine ilişkin delil olmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
3.Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek sanıklardan İsmail'in önce yaşlı, dul ve varlıklı olan katılanı evlendireceğini söyleyip aldatarak katılanın imzasını elde ettiği, daha sonrada sanıklar Abdullah, Hakan ve İsmail'in katılanın imzasını lazer kopyalama yolu ile oluşturup alacaklısının sanık ..., borçlusunun sanık ..., kefilinin de katılanın olduğu yasal unsurları içeren 1.200.000,00 TL ve 100.000,00 TL bedelli suça konu 2 adet sahte bonoyu düzenleyip bu senetleri tahsil etmek amacıyla icra takibine koymak suretiyle sanıklar Abdullah, Hakan ve İsmail'in resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2.Kastamonu 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/316 ve 2011/350 Esas sayılı dosyalarında alınan bilirkişi raporlarında; incelemeye konu senetlerin, ... adına atılı bulunan imzayı havi başka amaçla düzenlenmiş olan bir belgenin uygun şekilde kesilmesi ve ... adına atılı bulunan imzanın bulunduğu bölüme denk gelecek şekilde lazer jet bir yazıcı yardımıyla üzerine senet basılarak doldurulması suretiyle tahrifen oluşturulmuş olduğu belirtilmiştir.
3.Adli Tıp Kurumu'nun 22.11.2013 tarihli raporunda; inceleme konusu senetlerin matbu senet olmayıp lazer yazıcı aracılığıyla oluşturulmuş olduğu, inceleme konusu senetlerde ...'a atfen atılı imzaların karalama tarzı, basit tersimli imzalar olmaları, teşhise götürecek önemli materyal ve yazı unsuru içermemeleri nedeniyle aidiyetinin ve bu meyanda ...'ın eli ürünü olup olmadıklarının tespit edilemediği belirtilmiştir.
4.Sanıklar ..., ... ve ... savunmalarında üzerlerine atılı suçları kabul etmemişlerdir.
5.Katılan ... aşamalarda; "Ben sanıklardan ...'yı hiç tanımam, diğer sanık ...'u ise bir kez Topal İsmail isimli lakaplı şahsın yanında görmüştüm. Benim eşim ölmüştü. Yeniden evlenmeyi düşünüyordum. Topal İsmail bana bu konuda bana yardımcı olacağını söylemişti. Bunun için benden nüfus cüzdan fotokopimi ve fotoğrafımı aldı, ayrıca Topal İsmail bana boş bir kağıt getirerek kağıdı çizmemi istedi benim okuma yazmam olmadığı için imza atamıyorum, sadece kağıdı çizdim. Bir süre sonra Topal İsmail nüfus cüzdanımı ve fotoğrafımı geri verdi. Sanıklarla benim aramda hukuki ve ticari bir ilişki yoktur. Ayrıca sanık ...'un anlattığı gibi bir ticaret olmamıştır. Benim daha önceki beyanlarımda ismini verdiğim ve bana yardımcı olacağını söyleyen Topal İsmail isimli kişi şu anda huzurda bulunan sanık ...'dir. Ben o zamanlar soyadını bilmiyordum. Sanıklardan şikâyetçiyim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
6.Mahkemece suça konu senetlerin TTK hükümlerine uygun olarak düzenlendiği ve iğfal kabiliyetini haiz oldukları belirtilmiştir.
7.Mahkemece iddia, sanıkların savunmaları, katılanın beyanları, bilirkişi raporları ve adli tıp raporu ile tüm dosya kapsamına göre sanıklar ..., ... ve ...'nin resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işledikleri kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında 17.08.2011 tarihi yerine 23.08.2011 olarak hatalı yazılan suç tarihinin mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A. Sanıklar ..., ...
ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanıklar ..., ...
ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Sanıklar hakkında "kazanılmış hak ilkesi" nedeniyle sonuç ceza miktarı belirlenirken, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası yerine, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin son fıkrası uyarınca uygulama yapılması,
3.Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması sırasında hapis cezasının "3 yıl 9 ay" yerine "5 yıl" olarak yazılması, Hukuka aykırı görülmüş olup, bahse konu bu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR
A. Sanıklar ..., ...
ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2018/544 Esas, 2019/544 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ... ve ... ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ..., ...
ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B-2,3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2018/544 Esas, 2019/544 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ... ve ... ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanıklar hakkındaki hüküm fıkralarından '' 1412 sayılı CMK nun 283/son maddesi" ibaresinin çıkartılarak yerine "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası" ibaresinin eklenmesi ile 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin paragrafdaki " 5 yıl hapis" ibaresinin çıkartılarak yerine " 3 yıl 9 ay hapis " ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.07.2023 tarihinde karar verildi.