11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2021/9182 E. , 2023/408 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili; asıl davada müvekkilinin davalı bankanın 10 yılı aşkın süredir bireysel müşterisi olduğunu, banka çalışanının müvekkiline vadeli mevduat hesabındaki parayı bir yıl süre ile çekmemesi koşuluyla mevduat faizine ek getiri sağlayan bir bankacılık ürünü satma hususunda öneride bulunduğunu, müvekkilinin parasını bir yıl süre ile çekmemesi durumunda aylık vadesinin işlemeye devam edeceğinin ve bu taahhüdü vermesi ile ek getirinin kendisine ödeneceğinin belirtildiğini, bu taahhüdün hiçbir riskinin olmadığının söylendiğini, müvekkilinin bu mahiyette olan bir getiri için ikna olduğunu ve parasının 190.000,00 TL'lik kısmını taahhüt ederek bir kısım matbu evraklar imzalayarak banka ile sözleşme imzaladığını, davaya konu opsiyonlu döviz mevduatı ve opsiyon işlemleri çerçeve sözleşmesi ve egzotik opsiyon işlem sonuç formunun hile ile imzalatıldığını ve müvekkilinin iradesi dışında sözleşmenin gerçek mahiyetinin gizlendiğini, hile ile aldatılması sonucu maddi kayıplara uğradığını belirterek sözleşmenin geçmişe dönük olarak butlan sebebiyle iptali ile bu sözleşme nedeniyle uğranılan zarardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000.00 TL manevi tazminatın ve 19.000,00 TL maddi tazminatın 29.01.2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Asıl ve birleşen davada davacı vekili 26.01.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile asıl davada maddi tazminat talebini 297.361.25 TL daha artırarak toplam 316.361.25 TL dava değeri üzerinden karar verilmesini istemiştir.
3.Asıl ve birleşen davada davacı vekili; birleşen davada bilirkişi raporu ile alacağının belirlendiğini belirterek 305.845,05 TL'nin davalı bankanın temerrüde düştüğü 07.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen davada davalı vekili; asıl davada davacıya işlem detayının anlatıldığını, bilgi verildiğini, avukat olan davacının sözleşmeleri bilerek imzaladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Asıl ve birleşen davada davalı vekili; birleşen davada derdestlik ve zamanaşımı itirazında bulunduğunu, esasa ilişkin itirazlarını tekrarladığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 16.03.2018 tarih, 2017/339 E. ve 2018/255 K. sayılı kararı ile davalı bankanın bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği, davacıyı yanılttığı, manevi tazminatın şartlarının somut olayda gerçekleşmediği, davacının menfi zararı ile birlikte toplam 324.845,05 TL talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 19.000,00 TL’nin dava, 297.361,25 TL’nin ıslah tarihi itibariyle işleyen yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 26.06.2019 tarih, 2018/2900 E. ve 2019/4910 K. sayılı kararı ile taraf vekillerinin sair temyiz itirazları reddedilip davacı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazları şimdilik incelenmeyerek bozmadan sonra ıslah olmayacağının dikkate alınmadığı ve talep aşılarak karar verilmesinin hatalı olduğuna işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu opsiyon sözleşmesi bakımından davalı ....’nin bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediği, sözleşme yapmak konusunda aldatıldığını iddia eden davacının hak düşümü süresi içinde kendisine tanınan iptal hakkını kullandığı, sözleşmenin iptalinin bozucu yenilik doğuran bir hak olup geçmişe etkili olarak sözleşmenin ortadan kalkması sonucunu doğurduğu, sözleşmenin geçmişe etkili olarak ortadan kalkması nedeniyle davacının bu işlem için yatırmış olduğu paranın iadesi gerektiği, davacı parasını piyasa koşulları içerisinde farklı ve güvenli bir yatırım aracı ile değerlendirmiş olsaydı ayrıca gelir elde edeceği, 19.845,05 TL nemanın ödenmesi gerektiği, bu durumda ...’e ödenecek toplam tutarın 324.845,05 TL olduğu, davacının davalıya dava tarihlerinden önce ihtar çektiğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 19.000,00TL'nin dava tarihi olan 27.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden davanın kabulüne, 305.845,05 TL'nin ek dava tarihi olan 30.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; faizin türünün avans faizi olması gerektiğini, faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin alınmasının da hatalı olduğunu, bankanın 07.02.2014 tarihinde temerrüde düştüğünü, kararın bu yönlerden usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın ispat edilemediğini, davacının bilgilendirildiğini, birleşen dava bakımından derdestlik ve zamanaşımı itirazının değerlendirilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, opsiyon sözleşmesinin butlanının tespiti ve sözleşmeden kaynaklanan maddi, manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 36 ve 39 uncu maddeleri.
3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl ve birleşen davada davalıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.