10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2022/5917 E. , 2023/2807 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 11. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ... Pazarlama A.Ş. ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... Pazarlama A.Ş. ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edildiği; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacılar murisinin 11.08.2005 günü meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek davacı eş ... için 2.000,00 TL maddi tazminat, 80.000,00 TL manevi tazminat, davacı kızı ... için 2.000,00 TL maddi tazminat, 40.000,00 TL manevi tazminat, oğlu ... için 2.000,00 TL maddi tazminat, 40.000,00 TL manevi tazminat, anne Güldal Begendi için 2.000,00 TL maddi tazminat, 25.000,00 TL manevi tazminat, kızkardeş ... için 2.000,00 TL maddi tazminat, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile davacıların murisinin diğer davalılardan ...İzolasyon Pazarlama A.Ş.'nin sorumluluğunda bulunan işyerinde yapılan boya işi neticesinde 11.08.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, muris ...'nin diğer davalı şirketin işçisi olduğunu, müvekkili ile diğer davalı şirket arasında yapıldığı belirtilen taşeron sözleşmesinin tarihinin 26.08.2005 olduğunu, müvekkilinin davacılar murisinin vefatından 15 gün sonra yapılan sözleşme ile işe başladığını, kaza esnasında müvekkilinin taşeron olmayıp işçi olduğunu, ceza mahkemesi dosyasında dinlenen tanıklarında müvekkilinin 2003 yılından kaza tarihine kadar diğer davalı şirketin boya işlerini yaptığını beyan ettiklerini, iskelenin müvekkiline ait olmasının taşeronluk için yeterli olmadığını, kazanın meydana geldiği Onur Apartmanı ile davalı şirket arasında 05.08.2005 tarihli sözleşme yapıldığını, bu sözleşme uyarınca iş güvenliği tedbirlerinin diğer davalı şirkete ait olduğunu, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, olayın üzerinden 10 yılı aşkın bir süre geçtiğinin dikkate alınması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... Pazarlama A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; davacılar murisinin vefat ettiği kazanın meydana geldiği işin tamamının 06.08.2005 tarihli sözleşme ile diğer davalı ...'a devredildiğini, diğer davalılar ..., ..., ... ile kaza sırasında murisin birlikte çalıştığı iş arkadaşı Fasih Yıldız'ın olay sonrası düzenlenen 12.08.2005 tarihli karakol ifade tutanaklarında bu hususu doğruladıklarını, işin tamamının devredilmesi halinde iki bağımsız işveren bulunduğundan müvekkili şirkete kusur yüklenemeyeceğini, husumet yöneltilemeyeceğini, kazanın meydana gelişinde müvekkili şirketin kusuru olmadığını, murisin tedbirsizliği ve dikkatsizliği sonucu kazanın meydana geldiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1.) Davanın kısmen kabulü ile davacı ... bakımından 104.325,41 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.08.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, davalı ...'ın maddi tazminatın 2.000,00 TL'si ile sorumluluğuna,
2.) Davacı ... bakımından 403,96 TL maddi tazminat ile 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.08.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,
3.) Davacı ... bakımından 18.570,59 TL maddi tazminat ile 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.08.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, davalı ...'ın maddi tazminatın 2.000,00 TL'si ile sorumluluğuna,
4.) Davacı ... bakımından maddi tazminat talebinin reddine,
5.) Davacı ... bakımından 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.08.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6.)Davacı ... bakımından maddi tazminat talebinin reddine,
7.) Davacı ... bakımından 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.08.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... mirasçıları ..., ..., Ezgi Begendi ve ...'ye verilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
Pazarlama A.Ş. ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş kazası tarihinde taşeron olmadığını, diğer davalının işçisi olduğunu, işyeri güvenliği tedbirlerinin diğer davalı şirkete ait olduğunu, maddi ve manevi tazminat ile yargılama giderleri açısından belirlenen miktarların hatalı olduğunu, müvekkilinin % 15 kusurlu olduğu hususu nazara alındığında hükmedilen manevi tazminattan sorumluluğunun da bu oran üzerinden hesaplanması gerektiğini, ıslah tarihi itibariyle ıslah edilen miktarlar açısından zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı ... Pazarlama A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hükümde müteveffanın müvekkili şirket çalışanı olarak esas alındığını, hükmün buna göre tesis edildiğini, kazanın meydana geldiği işin tamamının anahtar teslimi şeklinde ve götürü ücret karşılığında diğer davalı ...'a devredildiğini, bu nedenle müvekkili davalının kusur ve tazmin sorumluluğunun bulunmadığını, aksi kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket aleyhine belirlenen kusur oranının fahiş olduğunu, cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunduklarını ancak müvekkili şirketin zamanaşımına uğranılan miktar yönünden de sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, aksi kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak 07.08.2015 tarihli dava dilekçesinde belirtilen ve talep edilen miktar kadar olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; SGK tahkikat evrakı, SGK tarafından aynı davalılar aleyhine açılan rücuen tazminata ilişkin ... 9. İş Mahkemesi'nin 2016/154 Esas Sayılı dosyası ile bir kısım davalıların sanık sıfatı ile yargılandıkları ... 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/1637 Esas-2013/85 Karar Sayılı ceza dosyası kapsamları, tanık beyanları, mahkemece alınan kusur ve aktuerya raporları, mahkemece davacılar için hükmolunan manevi tazminatın dosya kapsamına uygun bulunması ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların diğer istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davaya konu iş kazasının 11.08.2005 tarihinde meydana geldiği, davacılar Leyla, Ezgi, Temurcan yönünden talep edilen maddi tazminat miktarının arttırılması yönünde, 01.10.2018 harç tarihli ıslah dilekçesi verildiği, yukarıda anlatılan yasal düzenlemeler karşısında -davacılar Leyla Beğendi, Ezgi Beğendi, Temurcan Beğendi için hükmolunan maddi tazminat açısından -ıslah edilen miktar yönünden- 10 yıllık zamanaşımının geçtiği ve fakat mahkemece bu hususun göz önünde bulundurulduğu, davalı ...'ın istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, diğer davalı ... Paz. A.Ş. yönünden ise: Islah dilekçesinin tebliğine ilişkin tebliğ belgesi dosya kapsamında bulunmamakla birlikte, 19.09.2018 tarihli celsede bir kısım davacılar vekilince maddi tazminata ilişkin taleplerin ıslah edildiğinin beyan edildiği, ıslah dilekçesinin sunulması üzerine davalı ... Paz. A.Ş. vekilince "ıslaha bir diyeceğimiz yoktur" şeklinde beyanda bulunulduğu, herhangi bir itirazı olmadığının görüldüğü gerekçesiyle; Tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı HMK.353/b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
Pazarlama A.Ş. ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Pazarlama A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe
C. A. Davalı ...
Pazarlama A.Ş. vekilinin davacı çocuklar lehine hükmedilen maddi ve manevi, davacı eş lehine hükmedilen manevi tazminata, davalı ... vekilinin ise hükmedilen tüm maddi ve manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir. Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.
25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın Kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca,
Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 inci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
HMK 362/2 inci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”
HMK 366 ıncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ıncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.
Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL’dir. Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davalı ... Pazarlama A.Ş. ve davalı ... vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
C. B. Davalı ...
Pazarlama A.Ş. vekilinin davacı eş lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı ... Pazarlama A.Ş. vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı ... Pazarlama A.Ş. vekilinin davacı çocuklar lehine hükmedilen maddi ve manevi, davacı eş lehine hükmedilen manevi tazminata, davalı ... vekilinin hükmedilen tüm tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davalı ... Pazarlama A.Ş. vekilinin davacı eş lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.