Esas No
E. 2021/36005
Karar No
K. 2023/5687
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/36005 E.  ,  2023/5687 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/67 E., 2020/284 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık ile müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Temyizin kapsamına göre, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2014 tarihli ve 2014/999 sayılı iddianamesiyle sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca Çorlu Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.

2.Çorlu 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2011 tarihli ve 2014/155 Esas, 2014/251 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçuna temas edip etmediğinin tespiti bakımından ağır ceza mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş; temyiz dışı sanık ... Bulgay müdafiinin itirazı üzerine Çorlu 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.08.2014 tarihli ve 2014/673 Değişik İş sayılı kararı ile görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

3.Çorlu 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2014 tarihli ve 2014/368 Esas, 2014/532 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında basit dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra başlamak üzere denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, sanığın ikinci defa mükerrir olduğu anlaşıldığından 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hakkında koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

4.Çorlu 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2014 tarihli ve 2014/368 Esas, 2014/532 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.03.2019 tarihli ve 2017/24538 Esas, 2019/2707 Karar sayılı kararıyla "...Sanığın, katılan ... ile Çorlu terminal durağında tanıştığı, kendisini SGK müfettişi olarak tanıtarak eşini erken emekli yapacağı vaadinde bulunduğu, bunun üzerine katılandan farklı tarihlerde banka aracılığıyla 712 TL ve 450 TL menfaat temin ettiği, bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması karşısında eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması..." gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmıştır.

5.Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin11.09.2020 tarihli ve 2020/67 Esas, 2020/284 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında basit dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık müdafiinin temyiz isteği; fazla ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz isteği; fazla ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna, takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine ve tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın, katılan ... ile Çorlu terminal durağında tanıştığı, kendisini SGK müfettişi olarak tanıtarak eşini erken emekli yapacağı vaadinde bulunduğu, bunun üzerine katılandan farklı tarihlerde banka aracılığıyla 712 TL ve 450 TL menfaat temin ettiği, bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği anlaşılmıştır.

2.Temyiz dışı sanık ... Bulgay, ...'yı işletmiş olduğu kahvehaneden müşterisi olması sebebiyle tanıdığını, kahvede iken telefon numarası vererek heykel meydanında arkadaşlarının bir zarf vereceğini söyleyerek gönderdiğini, şahısların ...'e verilmek üzere ağzı yarım açık bir zarf verdiklerini, bu olayda ... Konyalının kendisini kullandığını beyan etmiştir.

3.Sanık ..., üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, katılana kesinlikle kendisini müfettiş olarak tanıtmadığını, eşini emekli yapmak istediğini söyleyince nerelere gitmesi gerektiği hususunda gerekli bilgileri verdiğini, sigortaya yatırması gereken primi söylediğini, herhangi bir şekilde para ve benzeri birşey almadığını beyan etmiştir.

4.Katılan ..., sanık ...'in ilk başta isminin Yüksel olduğunu ve SGK'da müfettiş olduğunu söylediği, eşinin emeklilik işini halledeceğini söyleyerek farklı tarihlerde olmak üzere yaklaşık 2.500 TL para aldığını beyan etmiştir.

5.09.03.2020 tarihli uzlaştırma raporunda, katılanların edimli uzlaşma teklifini sanık vasisinin kabul etmemesiyle sebebiyle uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir. 6 Mahkemece sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmaları, katılan beyanları ve uzlaştırma raporu birlikte değerlendirilerek dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir. IV. GEREKÇE

1.Sanığın tekerrüre esas alınan ilamına konu 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesindeki dolandırıcılık suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, 6763 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi gereğince aynı Kanun'un 253 üncü maddesi uyarınca uzlaştırma isteminin yerine getirilip getirilmediği araştırıldıktan sonra hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş;tekerrüre esas alınan ilamda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmış olması karşısında, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun ve hakkında 5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen "ikinci defa tekerrür" hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2.Suçun işleniş biçimi, kullanılan araç, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının yoğunluğu, amaç ve saiki gözetilerek mahkemenin teşdiden ceza uygulamasına dair takdirinde hukuka aykırılık görülmediği gibi 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve " Sanığın sabıka durumu, samimi bulunmayan savunmaları, benzer şekilde derdest dosyaları bulunması, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri ..." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği ve tekerrür hükümlerinin oluştuğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık ile müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.09.2020 tarihli ve 2020/67 Esas, 2020/284 Karar sayılı kararında sanık ile müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ile müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle eleştirilen husus dışında hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.07.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.