Esas No
E. 2022/35200
Karar No
K. 2023/4495
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2022/35200 E.  ,  2023/4495 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇLAR : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, kasten öldürme, ihmali davranışla kasten öldürme, silahlı terör örgütünü yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma, suç işleme amacıyla kurulmuş örgüte üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme, resmi belgede sahtecilik, resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme, suçluyu kayırma, görevi kötüye kullanma, bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs etme, suçu ve suçluyu övme, soruşturmanın gizliliğini ihlal etme, soruşturma aşamasında yetkisiz olarak ses ve görüntüyü kayda alma, terörizmin finansmanı suçu

HÜKÜM : 1-Sanık ...'ün Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereği beraatine; 2-...'ın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 3-Sanık ...'nun Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma, suç işleme amacıyla kurulmuş örgüte üye olma ve örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 4-Sanık ...'ın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma, suç işleme amacıyla kurulmuş örgüte üye olma ve örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 5-Sanık ...'ın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 6-Sanık ...'un Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından

CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 7-Sanık ...'in Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 8-Sanık ...'in Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 9-Sanık Resul Kütükoğlu'nun Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 10-Sanık ...'ün Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine; 11-Sanık ...'in Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 12-Sanık ...'ün Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 58/9, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına; 13-Sanık ...'in Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine; 14-Sanık ...'ün Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 15-Sanık ...'in Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 16-Sanık ...'in Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine; 17-Sanık ...'in Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 18-Sanık ...'in Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine; suç işleme amacıyla kurulmuş örgüte üye olma ve örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, suçu ve suçluyu övme, görevi kötüye kullanma, soruşturmanın gizliliğini ihlal etme ve soruşturma aşamasında yetkisiz olarak ses ve görüntüyü kayda alma suçlarından açılan davaların TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine; 19-Sanık ...'nun Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 20-Sanık ...'nun Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine, suç işleme amacıyla kurulmuş örgüte üye olma ve örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, suçu ve suçluyu övme, görevi kötüye kullanma, soruşturmanın gizliliğini ihlal etme ve soruşturma aşamasında yetkisiz olarak ses ve görüntüyü kayda alma suçlarından açılan davaların TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine; 21-Sanık ...'nun TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle TCK'nın 81/1, 83/3, 62/1, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine; 22-Sanık ...'ın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme, resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine; 23-Sanık ...'un Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle TCK'nın 81/1, 39/1, 62/1, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına; 24-Sanık ...'in Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine; 25-Sanık ...'ın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine, görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine, TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle TCK'nın 205/1-son, 62/1, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına; 26-Sanık ...'ün Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine; 27-Sanık ...'ın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine; 28-Sanık ...'ın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine; 29-Sanık ...'ın TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 63, 58/9 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, görevi kötüye kullanma suçu ile bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs etme suçlarından açılan davaların TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine; 30-Sanık ...'nın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 58/9, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına; 31-Sanık ...'ın ihmali davranışla kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasının CMK'nın 223/7 maddesi uyarınca reddine; 32-Sanık ...'ın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 58/9, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, terörizmin finansmanı suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine; 33-Sanık ...'ın ihmali davranışla kasten öldürme ve resmi belgeyi yok etme suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine; 34-Sanık ...'in Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine; 35-Sanık ...'ın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma, suç işleme amacıyla kurulmuş örgüte üye olma ve örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, suçu ve suçluyu övme, görevi kötüye kullanma, soruşturmanın gizliliğini ihlal etme ve soruşturma aşamasında yetkisiz olarak ses ve görüntüyü kayda alma suçlarından açılan davaların TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine; 36-Sanık ...'in TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle 82/1-a, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 83/1-3, 62/1, 58/9, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasının CMK'nın 223/7 maddesi uyarınca reddine; 37-Sanık ...'in kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasının CMK'nın 223/7 maddesi uyarınca reddine, görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine; 38-Sanık ...'nın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 58/9, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, suç işleme amacıyla kurulmuş örgüte üye olma ve örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 39-Sanık ...'nın TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62/1, 58/9, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nın 39/1 maddesi delaletiyle 81/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 39/1, 62/1, 58/9, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına; 40-Sanık ...'nın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine; 41-Sanık ...'ın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine, suç işleme amacıyla kurulmuş örgüte üye olma ve örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 42-Sanık ...'nun Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasının CMK'nın 223/7 maddesi uyarınca reddine; 43-Sanık ...'in ihmali davranışla kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine; 44-Sanık ...'in silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 45-Sanık ...'ın TCK'nın 37/1-2 maddesi delaletiyle TCK'nın 81/1-3, 62/1, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 46-Sanık ...'in kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgeyi yok etme suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine; 47-Sanık ...'nın TCK'nın 37/1-2 maddesi delaletiyle TCK'nın 81/1-3, 62/1, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 48-Sanık ...'nın TCK'nın 37/1-2 maddesi delaletiyle TCK'nın 81/1-3, 62/1, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasının CMK'nın 223/7 maddesi uyarınca reddine; 49-Sanık ...'in ihmali davranışla kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine; 50-Sanık ...'nin TCK'nın 81/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 58/9, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 58/9, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasının CMK'nın 223/7 maddesi uyarınca reddine; 51-Sanık ...'in TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle TCK'nın 81/1, 62/1, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nın 204/2, 62/1, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine; 52-Sanık ...'in TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle TCK'nın 81/1, 62/1, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nın 204/2, 62/1, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine; 53-Sanık ...'ın TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle TCK'nın 81/1, 62/1, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nın 204/2, 62/1, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine; 54-Sanık ...'nun kasten öldürme suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine, resmi belgeyi yok etme suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine; 55-Sanık ...'in TCK'nın 82/1-a, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 58/9, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine, silahlı terör örgütü yöneticisi olma suçundan açılan kamu davasının CMK'nın 223/7 maddesi uyarınca reddine; 56-Sanık ...'in TCK'nın 82/1-a, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 58/9, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine, silahlı terör örgütü yöneticisi olma suçundan açılan kamu davasının CMK'nın 223/7 maddesi uyarınca reddine; 57-Sanık ...'ın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, kasten öldürme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, TCK'nın 204/2, 62/1, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine; 58-Sanık ...'ün TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle TCK'nın 81/1, 62/1, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma, suç işleme amacıyla kurulmuş örgüte üye olma ve örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, TCK'nın 204/2, 62/1, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine; 59-Sanık ...'in TCK'nın 37/1-2 maddesi delaletiyle TCK'nın 81/1, 83/1-3, 62/1, 53, 63 maddeleri gereğince hapis cezasıyla cezalandırılmasına, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 60-Sanık Celalattin Cerrah'ın görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine; 61-...'ın görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine, resmi belgede sahtecilik suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine; 62-...'un görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-a, 67/4 maddeleri ve CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine dair hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ve müdafileri, katılanlar vekilleri, katılan T.C. ... vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Bir kısım sanıklar ve müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, İlk Derece Mahkemesi ve bölge adliye mahkemesinde silahların eşitliği ile çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda savunmaya yeterli imkan sağlanıp, bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK'nın 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE, I-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'in resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine, görevi kötüye kullanma suçundan haklarında açılan davaların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine; sanıklar ..., ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan beraatlerine, görevi kötüye kullanma suçundan haklarında açılan davaların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine; sanık ...'ın resmi belgeyi yok etme suçundan mahkumiyetine, görevi kötüye kullanma suçundan hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanıklar hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından ''Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 11.11.2015 tarihli ve 2013/10467 Esas, 2015/30804 sayılı kararı kapsamında Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2008 tarihli iddianamesiyle kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna iddianame anlatımı içinde yer verilmesi nedeniyle dava açıldığı kabul edilerek incelemeye konu görevi ihmal suçu yanında resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin yargılama yapma ile delillerin takdir ve değerlendirme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi ve mükerrer yargılamanın engellenmesi amacıyla mezkur kovuşturmanın sanık ... hakkında Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/170 esas sayılı dava dosyası üzerinden yine aynı iddia ile ilgili olarak görevi kötüye kullanma suçundan devam eden kovuşturma ile birlikte yürütülmesi gerektiği'' belirtilerek daha önce Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından bozma kararı verildiğinden bahisle, sanıklar hakkında mezkur suçlar yönünden Yargıtayın görevli ve yetkili olduğu gerekçesiyle bu suçlarla ilgili kurulan hükümler yönünden bir karar verilmediği, ancak Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 11.11.2015 tarihli kararında mezkur suçlar yönünden esasa yönelik bir değerlendirmede bulunulmadığı ve görevi kötüye kullanma suçundan incelemeye gelen dava dosyasında iddianamedeki anlatıma vurgu yapmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçundan ağır ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılması gerektiği gerekçesiyle usulen bozma kararı verildiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesince kurulan bu hükümlerin, CMK'nın 272/1 inci maddesine göre istinaf denetiminden geçmesi gerektiğinden, bu suçlar yönünden kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin istinaf istemi niteliğinde olduğu kabul edilerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından incelenmesi için dosyanın mahalline İADESİNE, II-Katılan T.C. ... ve katılanlar vekillerinin temyiz istemleri ile sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma ve bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs etme suçlarından zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararlarına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;

1.T.C. Cumhurbaşkanlığının; kasten öldürme, ihmali davranışla kasten öldürme, silahlı terör örgütünü yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma, suç işleme amacıyla kurulmuş örgüte üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme, resmi belgede sahtecilik, resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme, suçluyu kayırma, görevi kötüye kullanma, bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs etme, suçu ve suçluyu övme, soruşturmanın gizliliğini ihlal etme, soruşturma aşamasında yetkisiz olarak ses ve görüntüyü kayda alma, terörizmin finansmanı suçlarından; Temyiz isteminde bulunan gerçek kişi katılanların; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütünü yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma, suç işleme amacıyla kurulmuş örgüte üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme, resmi belgede sahtecilik, resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme, suçluyu kayırma, görevi kötüye kullanma, bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs etme, suçu ve suçluyu övme, soruşturmanın gizliliğini ihlal etme, soruşturma aşamasında yetkisiz olarak ses ve görüntüyü kayda alma, terörizmin finansmanı suçlarından; Bu suçların niteliği itibariyle, doğrudan doğruya zarar görmedikleri, bu nedenle bu suçlar yönünden davaya katılma haklarının bulunmadığı ve davaya katılmalarına ilişkin verilen kararlar da hukuki değerden yoksun olup, hükümleri temyiz yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla;

2.İlk Derece Mahkemesince verilen düşme kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının, CMK'nın 286/2-h maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşılmakla; Katılanlar vekilleri ile sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, başkaca da ret nedeni bulunmamakla, CMK'nın 298/1 inci maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri belirlenmekle, işin esasına geçildi; III-DOSYA KAPSAMI İTİBARİYLE GERÇEKLEŞTİRİLEN EYLEM VE FAALİYETLER: 19.01.2007'de saat 15:05 sıralarında İstanbul ili Şişli ilçesinde Halaskârgazi caddesi üzerinde Agos Gazetesi ofisinin yer aldığı Sebat Apartmanı önünde uğradığı silahlı saldırı sonucunda Fırat (Hrant) Dink olay yerinde hayatını kaybetmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ana dosyasından tefrik edilerek yapılan yargılama sonucunda verilen karar üzerine inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 13.05.2013 tarihli ve 2013/1 Esas 2013/7264 sayılı kararında, olayın sivil sanıklarının mensubu olduğu ve Yasin Hayal'in kurduğu suç örgütü tarafından gerçekleştirildiği kabul edilmiş; "...Trabzon ilinde yaşayan ve inşaat işçisi olan Yasin Hayal ile üniversite öğrencisi olan Erhan Tuncel’in, bulundukları beldedeki kişiler ile üniversite öğrencilerinden oluşan aynı arkadaş çevresinde yaşadıkları ve aynı siyasi görüşlere sahip oldukları, her ikisinin Amerika Birleşik Devletleri'nin Irak’a müdahalesini protesto etmek için ABD menşeli iş yerlerine eylem yapılması bağlamında aldıkları karar sonucu, Erhan Tuncel’in hazırlamış olduğu el yapımı bombayı Yasin Hayal’in, Erhan Tuncel’in gözcülüğünde bir restoranda patlattığı ve bu şekilde 6 kişiyi öldürmeye teşebbüs ettikleri, bu eylem sonrasında Erhan Tuncel’in Yasin Hayal’in saklanmasına yardımcı olduğu, yakalanan Yasin Hayal’in de Erhan Tuncel’in eylemine iştirakini gizlediği ve onu koruduğu, bu eylem sonrasında tutuklanıp, tahliye olan Yasin Hayal ile Erhan Tuncel’in irtibatlarının başka kişilerin de katılımı ile sürdüğü, yaşadığı beldede bu eylem ve daha önce aynı saikle gerçekleştirmiş olduğu anlaşılan başka eylemleri nedeniyle daha fazla öne çıkan Yasin Hayal’in aynı düşünce çevresinden bazı kimseleri etrafında toplamaya devam ederek gizliliğe uyan, iş bölümü yapan, hiyerarşik bir yapı oluşturduğu, siyasi görüşlerindeki aşırılığı, geliştirdiği oluşumun ortaya çıkmaya başlayan suç işlemeye dönük amaçları sonucunda güvenlik birimlerinin de dikkatini çektiğinden telefon iletişiminin istihbari nitelikte takip edildiği, bu süreçte Erhan Tuncel’in 17.11.2004 tarihi itibariyle Emniyet istihbarat hizmetlerine yardımcı istihbarat elemanı olarak alındığı ve bu görev için gerekli olan nitelikleri kaybettiği gerekçesiyle görevden çıkarıldığı 23.11.2006 tarihine kadar bu görevde kaldığı, bu görevden çıkarılmadan kısa bir süre önce Yasin Hayal tarafından oluşturulmuş ve siyasi görüşlerine aykırı faaliyetlerde bulunan kişilere yönelik olarak suç işlemek üzere hazır olan örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, yine aynı dönemde durumundan şüphe duyularak aşırı sağ faaliyetlerin önlenmesi kapsamında telefon iletişiminin istihbari nitelikte takip edildiği, bu süreçte gelişen maktulün bir gazetede yayınlanmış olan yazısı nedeniyle 'Türklüğü aşağılamak' suçundan mahkumiyeti üzerine örgütün kurucusu ve yöneticisi olan Yasin Hayal’in maktulü cezalandırmaya karar verdiği, 2006 yılının Ocak ayında maktulün cezalandırılması amacıyla öldürülmesi görevini örgüt üyesi olan Zeynel Abidin Yavuz’a verdiği, maktul tarafından yazılan yazı ve sürmekte olan ceza davasının kamuoyunda sebebiyet verdiği tartışmalar eşliğinde 2006 yılının Mayıs ayına gelindiğinde bu işi icraya koyacaklarını kendisine bildirdiği ve örgüt üyesi olan Erhan Tuncel’den maktulün resimlerini ve çalıştığı gazetenin adresini internetten bulmasını istediği, Erhan Tuncel’in örgüt üyesi olan Tuncay Uzundal ile birlikte internetten bulup, CD'ye kaydettikleri resim ve bilgileri gazeteye sararak bir markete bıraktığı, buradan Zeynel Abidin Yavuz tarafından alınan paketin Yasin Hayal’e götürüldüğü ve Yasin Hayal tarafından maktulün resimlerinin Zeynel Abidin Yavuz’a gösterildiği, bu gelişmenin hemen sonrasında Zeynel Abidin Yavuz’un bir işte çalışmak için abisi tarafından çağrılması üzerine İzmit iline gittiği, Temmuz 2006'ya gelindiğinde Yasin Hayal’in eniştesi olan ...’ye 300 TL vererek silah bulmasını istediği, Jandarma istihbarat görevlileri ile irtibat halinde olan ...’nin, kendisini uzunca bir süre oyalayarak silahı temin etmediği ve daha sonra aldığı parayı iade ettiği, 2006 yılı Ağustos ayı başlarına gelindiğinde Yasin Hayal’in maktulün öldürülmesi için Ogün Samast’ı görevlendirdiği, bu görevlendirme sonrasında Yasin Hayal ile Ogün Samast’ın, Erhan Tuncel’in Tuncay Uzundal ile birlikte kalmakta olduğu eve gidip geldikleri ve Tuncay Uzundal’ın da tanık olacağı şekilde planlama yaptıkları, bu aşamada Yasin Hayal’in maktulün öldürülmesinde kullanılacak olan tabanca ve mermileri temin ettiği, 14.01.2007 tarihinde Yasin Hayal’in, örgüt üyesi olan Ersin Yolçu’dan Ogün Samast’ı bulmasını istediği ve bulamayıp dönen Ersin Yolçu’ya maktulü Ogün Samast’a vurdurtacağını söylediği, 15.01.2007 tarihinde Yasin Hayal’in talimatlandırdığı Ersin Yolçu’nun evinden alıp getirmesi üzerine maktulün çalıştığı gazetenin adresini Ogün Samast’a verdiği, 16.01.2007 tarihinde Yasin Hayal, Ersin Yolçu ile Ogün Samast’ın internet kafeden maktulün fotoğraflarını temin ettikten sonra hep birlikte örgüt üyesi olan Ahmet İskender’in işlettiği kırtasiye dükkanına geçtikleri, Yasin Hayal’in bu iş yerinde Ahmet İskender’in bilgisi dahilinde sakladığı tabancayı alıp, Ogün Samast ile birlikte denemek amacıyla atış yapmaya gittikleri ve dönüşte Yasin Hayal’in tabancayı tekrar bu iş yerinde sakladığı, İzmit ilinden 2006 yılının sonlarına doğru Trabzon’a dönmüş bulunan Tuncay Uzundal’ın da aynı zaman diliminde diğer sanıklara katıldığı ve öldürme olayından 5 ya da 6 ... önce Tuncay Uzundal, Yasin Hayal, Ersin Yolçu ve Ahmet İskender’in de olduğu ortamda maktulün öldürüleceğinin konuşulduğu, sonrasında Yasin Hayal’in karşılaştığı Tuncay Uzundal’ı Ogün Samast’ın beklemekte olduğu kafeye gönderdiği ve kendisinin de sonradan geleceğini söylediği, burada gerçekleşen buluşmada Ogün Samast’ın Tuncay Uzundal’a 'o işi yapacağını ve İstanbul’a gideceğini' söylediği, Tuncay Uzundal’ın da 'telefon kullanma, kendine dikkat et' diye uyarıda bulunduktan sonra Erhan Tuncel ile birlikte kaldıkları eve gittikleri, bu evde Ogün Samast’a bayrak hediye ettiği, 17.01.2007 tarihinde Yasin Hayal’in Ersin Yolçu’yu çalıştığı kırtasiye dükkanından aldığı ve birlikte geçtikleri Ahmet İskender’in işlettiği kırtasiye dükkanında Ogün Samast ile buluştukları, Yasin Hayal’in burada sakladığı tabanca ile Ahmet İskender’e emanet ettiği parayı alıp, Ogün Samast’a verdiği ve sarılıp uğurladığı, ayrıca; bu eylemi Zeynel Abidin Yavuz’un da yapabileceğini belirttiği, bu sırada gelen Zeynel Abidin Yavuz’a, 'Ogün Samast’ı İstanbul’a, maktulü öldürmek üzere gönderdiğini ve bundan kimseye haber vermemesini' söylediği, aynı tarihte Yasin Hayal’in talimatı üzerine Ersin Yolçu’nun Ogün Samast’ı terminale götürdüğü ve 'gazan mübarek olsun, sen bu işi becerirsin, yürekli adamsın' diyerek cesaretlendirdiği, Ogün Samast’ın saat 15:30 itibariyle İstanbul’a bu şekilde hareket ettiği ve ertesi sabah İstanbul’a ulaştığında önceden kararlaştırdıkları şekilde Ahmet İskender’in iş yerinde kullandığı cep telefonunu arayarak telefona bakan Ersin Yolçu’ya İstanbul'a geldiğini bildirdiği, Ersin Yolçu’nun da durumu Ogün Samast’tan haber beklemekte olan Yasin Hayal’e aktardığı, 19.01.2007 tarihinde maktulün çalıştığı gazetenin önüne gelen Ogün Samast’ın, durumu Yasin Hayal’e aynı şekilde telefonla bildirdiği, bir süre sonra tekrar arayarak 'sıkıldığını ve içeriye girip birkaç gazeteci vurabileceğini' söylediği, Yasin Hayal’in ise, 'işlerinin maktul ile olduğunu' söylediği, Ogün Samast’ın bir ara gazete binasına girerek üniversite öğrencisi olduğunu söyleyip, görüşmek bahanesiyle maktulü sorduğu ve sonra tekrar Yasin Hayal’den aldığı talimat uyarınca dışarıda beklemeye başladığı sırada, bir bankadan çıkarak yürümekte olan maktulü gördüğü ve arkasından yaklaşıp, 3 el ateş ettikten sonra olay yerinden kaçarak uzaklaştığı, tekrar Yasin Hayal’i aynı şekilde arayıp, maktulü vurduğunu bildirdiği, aynı günün akşamı Trabzon ilinde bir kafede bulunan Ersin Yolçu ve Zeynel Abidin Yavuz’un yanına gelen Erhan Tuncel’in, Yasin Hayal’i sorduğu ve Ersin Yolçu’ya 'eleman vuruldu' dediği, 20.01.2007 tarihinde saat 10:30 da İstanbul’dan Trabzon’a hareket eden Ogün Samast’ın aynı ... saat 22:30 sıralarında Samsun ili terminalinde yakalandığı ve üzerinde Tuncay Uzundal tarafından olay öncesinde hediye edilmiş olan bayrağın ele geçirildiği...'' şeklinde kabul edilen ilamda cinayet eyleminin sivil failleri yönünden belirlenen oluş anlatılmıştır. Bu kabul ve anlatım ışığında değerlendirme yapan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince kamu görevlileri hakkında yapılan yargılama sonucunda; Fırat (Hrant) Dink isimli ülkemiz vatandaşı gazetecinin, Yasin Hayal'in kurmuş olduğu suç örgütü mensubu Ogün Samast isimli fail tarafından silahla öldürülmesi eyleminin gerçekleştiği, bu olaylar sürecinde işlenecek eylemin öncesinde ve sonrasında olay sürecinin tamamından, Yasin Hayal'in kurmuş olduğu sıç örgütünden, sorumluluğu kabul edilen kolluk görevlilerinin haberdar oldukları, FETÖ/PDY'nin örgütsel organizasyonu ve iş bölümü çerçevesinde; gerçekleşecek olan netice bilindiği halde, cinayetin gerçekleşmesi için örgütsel amaçla bir takım yönlendirici eylemlerde bulunulduğu kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, elde edilen bilgi ve bulgular, beyanlar, yazışmalar ile raporlar uyarınca cinayet eyleminin azmettiricilerinden Yasin Hayal'in ve daha sonra diğer azmetticisi olduğu anlaşılan Erhan Tuncel'in, 2004 yılında Trabzon ilinde MC Donald's isimli iş yerinde gerçekleşen el yapımı bombalı saldırıya ilişkin yapılan tahkikat ile Trabzon ili Emniyet İstihbarat birimlerince takip altına alındıkları, birbirleri ile olan yakınlığı tespit edilen bu iki şahıstan bombalama eyleminin o tarihte faili gözüken Yasin Hayal ile ilgili bilgilerin, diğer şahıstan temin edildiği, bu süreçte Trabzon ilinde üniversite öğrencisi olup, lisans eğitimi gören Erhan Tuncel'in Mehmet Kurt kod adıyla Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube bünyesinde yardımcı istihbarat elemanı sıfatıyla görevlendirilip, bu kapsamda 2006 yılı Kasım ayında bu görevden çıkarılıncaya kadar Emniyet İstihbarat görevlileriyle görüşmeler yaptığı, cinayete ilişkin bilgilerin kendisinden alındığı, bu görüşmelerin bir kısmı rapora bağlanırken, bir kısmının bilinçli şekilde rapora bağlanmadığı, yardımcı istihbarat elemanlığından çıkarılma sonrasında da bu irtibata son verilmediği, bunun yanı sıra iletişim araçları üzerinden dinleme ile fiilen takibin cinayet eylemine kadar devam ettiği, cinayetin öncesinde ve sonrasında (2004-2007 yılları arasında) her iki failin Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından iletişimlerinin takip ve tespit edildiği, yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel'den edinilen bilgiler doğrultusunda Yasin Hayal'in 2006 yılı Şubat ayında "Gazeteci Fırat (Hrant) Dink'i Türklüğe karşı yazıları ve açıklamaları dolayısıyla her ne pahasına olursa olsun öldüreceği" hususunun haber alındığı, buna karşın bu ciddi haber perdelenerek İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne Yasin Hayal'in İstanbul ilinde Ermenilere yönelik ses getirecek eylem yapacağı şeklinde bir kısım uyarı içeren bilgilendirmeler yapıldığı, 2006 yılı Haziran ayına gelindiğinde bilinen tetikçinin vazgeçmesi üzerine Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü'nün takibinde olan Yasin Hayal tarafından 2006 yılı Ağustos ayına kadar eylemi gerçekleştirecek yeni bir tetikçi arayışında bulunulduğu, 2006 yılı Ağustos ayında tetikçi olarak fail Ogün Samast'ın belirlenmiş olduğu hususunun 2006 yılı Eylül ve Ekim aylarında yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel ile yapılan buluşmalarda Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından bilgi olarak temin edildiği, ancak bu tarihler ve sonrasına ilişkin buluşmaların ise haber raporuna dönüştürülmediği, 2006 yılı Kasım ayında yardımcı istihbarat elemanının görevinin sonlandırılmasına yönelik işlem yapıldığı, bu tarih itibariyle işleneceği bilinen cinayetin önlenmesinde sorumluluk noktasında belli yer ve birimlerin yönetiminin ele geçirilmesinin hedeflenmesi, belli yerlerin de sorumluluktan kurtarılması gibi kurum içi görev bölgelerine dair cinayet üzerinden başkaca ve "örgütsel olduğu sonradan anlaşılan" çıkarlar elde etmeye yönelik amacın güdüldüğü, sorumluluk doğurması muhtemel kayıt ve belgeleri gizleyici işlemler yapıldığı, bu tasarı içerisinde cinayet faillerine verilen ve aşağıda ayrıntılı şekilde açıklanan desteğin sonucunda da cinayetin gerçekleştiği, cinayet sonrasında yapılan görevden uzaklaştırmalarla ele geçirilen kurumlar nezdinde başlatılan kumpas soruşturmalarına yönelik amaçlanan örgütsel gizli hedefe de ulaşıldığı, tüm bunlarla aynı dönemde olmak üzere cinayet öncesinde ve 2006 yılı Temmuz ayında bu kez Trabzon İl Jandarma İstihbarat görevlilerinin cinayet tasarısından haberdar oldukları, zira azmettirici Yasin Hayal'in eniştesi olan ...'nin "...'in Yasin Hayal tarafından öldürüleceği ve bu eyleme ilişkin silah temini için uğraştığı" bilgisini Jandarma İstihbarat görevlilerine verdiği, onların da bu bilgiyi sıralı amirlerine bildirdiği, ancak en üst amir tarafından bu hususun önce beklemeye alındığı ve herhangi bir kaydi işlem yaptırılmadığı, Emniyet İstihbaratının yetkili ve sorumlularının yaptıkları gibi bu istihbaratı paylaşmak yerine tasarı sürecini Trabzon İl Jandarma İstihbaratının yetkili ve sorumlularının da takibe aldıkları, İstanbul İl Jandarma İstihbarat birimi ile irtibata geçilerek maktulün ikametinde 2006 yılı Ağustos ayında Trabzon İl Jandarma İstihbarat görevlileri tarafından keşif faaliyeti icra edildiği, cinayet sonrasında Trabzon İl Jandarma İstihbarat elemanlarının kendi aralarında tanzim ettikleri ve o ana kadar hiçbir yerde ele geçirilemeyen ve olayda kullanılan silahla ilgili bilgileri dahi içeren haber raporuyla cinayetin işlenmesi sürecine dahil oldukları, yine İstanbul İl Jandarma görevlileri olan ve sorumluluğu kabul edilen sanıkların Ogün Samast'ı cinayet anının öncesinde ve sonrasında cinayet yerinde takip ettikleri, failin suç işleme kararını destekleyecek şekilde faili takip ettikleri ve cinayetin gerçekleşmesine yönelik hareket ettikleri, olay sonrasında yalnızca Ogün Samast'ın eylem öncesinde ve sonrasında bulunduğu yerler, cinayet anı ve kaçış güzergahının kamera görüntülerinin alınmasının sağlandığı, sorumluluktan kurtulmak ve cinayetin yalnızca olayın sivil faillerince gerçekleştirildiği algısını oluşturmak amacıyla olay yerine ilişkin geniş kapsamlı kamera görüntülerinin alınmadığı, ayrıca Ogün Samast'ın beyanlarında; ''...Erhan Tuncel beni Trabzon'da bulunduğumuz sırada ışık evi olarak adlandırılan cemaat evine götürmek istedi, bildiğim kadarıyla Erhan ve Yasin sürekli cemaat evine gidiyorlardı, Erhan ve Yasin bana cemaate ait eve gitme yönünde teklif yaptılar ancak ben gitmedim, Yasin'in bana anlattıkları ve benim gördüklerim bu şekildedir, polis ile bir şekilde bağlantısı olduğunu bundan dolayı da biliyorum... İfademde belirttiğim gibi ben bilgisayar ile oynadığım sırada yaklaşık 3 metre arkamda bulunan mutfakta Erhan ile Yasin'in konuşmalarını dinliyordum, bu konuşma sırasında ... ve Fuat müdürün isimlerini Erhan, Yasin'e söylüyordu, yaklaşık 1 saat kadar mutfakta Erhan ve Yasin konuştular, Erhan, Yasin'e '... ve Fuat müdür arkamızda, hatta İstanbul Emniyet amiri bile bu işi biliyor, sırtımız sağlam' dedi. Daha sonra Erhan ve Yasin birlikte benim yanıma geldiler, Erhan bana 'sen bu işi yapacaksın, Hrant'ı öldüreceksin, kahraman olacaksın ve olay yerinden de kaçmayacaksın, seni alacaklar' dedi, Yasin ile birlikte Erhan'ın evinden ayrıldıktan sonra ben Yasin'e '...'i tanıyorum, bu adam Trabzon Emniyet müdürü idi, İstihbarat Daire Başkanlığı yaptığını da biliyorum ama Fuat müdür kim' dedim, bana ... dedi, ben de işin içinde polisin olduğunu duyunca Yasin'e başka bir şey sormadım, İstanbul Emniyet amiri olarak kastettiği kişinin ismini bilmiyorum... Yasin bana silahı Trabzon'da verirken de zaten mermi silahın namlusundaydı, ben bu şekilde silahı üzerimde taşıyordum, ben Agos Gazetesine uzak bir noktada otobüsten inmiştim, yürüdüğüm sırada siyah camlı, metalik siyah renkli Renault yeni kasa bir aracın beni takip ettiğini fark ettim, aracın ön camından içindeki şahısları görebiliyordum, otobüsten indiğimde yaklaşık 5 dakika sonra bu araç benim indiğim noktadan caddenin karşısına geçerken neredeyse sıfıra sıfır benim yanımdan geçti, bana çok yakın geçmesi nedeniyle ben yönümü değiştirerek karşı kaldırıma geçmek zorunda kaldım, ben karşı kaldırıma geçtikten sonra ben Agos Gazetesinin bulunduğu kaldırımda yürürken bu aracın da yolun karşısında Agos Gazetesi istikametinde benimle birlikte yavaş hareket ettiğini gördüm, ben Agos Gazetesinden önceki sokaktan sola doğru devam eden sokağa doğru döneceğim sırada bu bahsettiğim araçtan iki şahıs indi, bu şahıslardan birisi uzun boylu, kel kafalı, üzerinde siyah mont, lacivert pantolon ve siyah kösele ayakkabı olan biriydi, diğer şahıs ise kasketli, kadife ya da kumaş pantolon giyiyordu, bu şahıs diğerlerine göre daha yaşlıydı, 1,65 boylarında, hafif göbekli, hafif kamburlu gibi duran üzerinde askeri monta benzeyen koyu yeşil bir ceket vardı, bu kasketli yaşlı olan şahıs yönlendiriyordu, elini ağzına götürerek konuşuyor yönlendiriyordu, uzun boylu olan şahıs yaklaşık 1,85 boylarında fit bir şahıstı, ben Agos Gazetesinden bir önceki Şafak sokağı kesen sokağa girdiğimde geriye dönerek bu şahısları izledim, bu bahsettiğim iki şahıs benim peşimden geldiler, ben matbaacı Osmanbey sokaktan sağa doğru dönerek Şafak sokak üzerinden sağa doğru yürüyerek Agos Gazetesine doğru inen yoldan aşağıya caddeye doğru yürüdüm, bu yolun üzerinde bulunan internet cafeye girdim, burada yaklaşık iki saat kadar internette chat yaptım, zaman geçirdim, bu arada Ahmet İskender üzerinden sürekli Yasin ile görüşüyordum, peşimdeki şahıslardan bahsederek bunlar polis mi deyince Yasin bana sen korkma işine bak onlar bizden diyordu, ben internet cafeden çıktığımda Saray kumaşçılığın hemen önündeki yerde beni takip edenlerden iki kişiyi gördüm, yaşlı kasketli olan adam oradaydı, internet cafeden çıktım, Akbank'a doğru yürüdüğüm sırada ...'in bankaya girdiğini gördüm, 2-3 dakika sonra ... bankadan çıktı, ben o sırada Akbank'ın duvarına sırtımı yaslamış bekliyordum, bu sırada Saray kumaşçılığın bulunduğu tarafta bir tartışma sesleri duymuştum, o tarafa doğru baktım, daha sonra tekrar ana caddeye döndüğümde ...'in Agos'a doğru geçişini gördüm, hemen peşinden giderek ...'e ateş ettim, kaçmamayı düşünüyordum, ancak kalabalığı görünce Saray kumaşçılığa doğru giden yoldan yukarıya doğru depar atarak gittim, Saray kumaşçılığı geçtikten sonra yolun kenarında park halinde bulunan Hyundai Starex marka bir aracın yanına oturarak gizlendim, bulunduğum yerden sokağı olduğu gibi görebiliyordum, Saray kumaşçılığın hemen ön tarafında Akbank'a inen sokağın başında bekleyen ve beni takip eden kişiler hemen yanlarında bulunan tadilat ya da inşaat gören binanın içine girdiler, bir tanesi ...'in vurulduğu yere doğru yürüdü, kasketli şahıs Saray kumaşçılığın ön taraflarında talimatlar veriyordu, talimat verdiğini konuşurken elini ağzına götürmesinden anladım, elinde birşey yoktu, ancak bu şekilde konuşuyordu, ben sakladığım Hyundai minübüsün yanında tabancamın şarjörüne tekrar mermi sürdüm, beremi çıkardım, montumun iç cebine koydum, daha sonra buradan koşarak uzaklaştım...'' şeklinde beyanda bulunduğu, bu itibarla Jandarma ve Emniyet İstihbarat görevlileri yanında Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı görevlilerinin de cinayet hakkında bilgi sahibi oldukları, cinayetin öncesinde ve sonrasında Yasin Hayal'in suç örgütünü takip ettikleri, cinayetin gerçekleşme anı beklenilip, koordineli şekilde cinayete giden sürece dair bir takım bilgi ve belgeleri gizledikleri ve yok ettikleri, olay öncesinde failin ikametinde ve iş yerinde keşif yaptıkları, cinayet günü olay yerinde faili izledikleri, dosya kapsamı itibariyle tespit edilen ve takiye yöntemi ile devlet içine sızan örgüt mensubu Trabzon İl Emniyet ile Trabzon ve İstanbul İl Jandarma İstihbarat görevlileri tarafından iş bölümü çerçevesinde gerçekleşen bu örgütsel organizasyonun, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün terör eylemi olduğunu söylemenin isabetsiz olmayacağı ve cinayet olayına dair yapılan eylem ve faaliyetlerin birbirini takip eder şekilde gerçekleşmesinin, tesadüfle açıklanmasının mümkün olmadığı, iki ayrı İstihbarat biriminin bir araya gelmesi ve iki ayrı İstihbarat biriminde yer alan ve kamu görevlileri olan sanıkların, Yasin Hayal'in kurmuş olduğu suç örgütünün, Fırat (Hrant) Dink'in öldürülmesi konusundaki suç işleme kararını örgütsel organizasyon ve iş bölümü çerçevesinde destekledikleri ve cinayetin gerçekleşmesine giden süreci gevşek de olsa planlama suretiyle yönlendirerek neticenin gerçekleşmesini sağladıkları belirlenmiştir. Cinayet sonrasında ulusal ve uluslararası basın yayın kuruluşlarında yapılan haberler, binlerce kişinin ''Hepimiz Ermeniyiz'' şeklinde sloganlar atarak sokaklara çıkması, uluslararası alanda siyasi iktidarın karşı karşıya kaldığı zorluklar birlikte değerlendirildiğinde; Fırat (Hrant) Dink cinayeti ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından hedeflenenin, azınlıkların ötekileştirilmesi, siyasi iktidara güvensizlik, can ve mal güvenliğinin sağlanamaması gibi söylemlerin yaygınlaştırılması ile Anayasa'nın öngördüğü düzenin fiilen uygulanmasını önlemek olduğu, vahim eylem niteliğinde gerçekleşen bu cinayet sonrasında basına servis edilen fail Ogün Samast'ın Türk Bayrağı önünde Samsun İl Jandarma görevlileri ile birlikte çekilen fotoğrafları aracılığıyla da Türk Silahlı Kuvvetlerinin içine sızan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının yönetim kadrolarına yerleştirilmesi amacıyla Balyoz ve Ergenekon yargılamalarına delil oluşturulmaya çalışıldığı, yine İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün cinayette ihmali olduğu ileri sürülerek ve bu yönde delil oluşturulmaya çalışılarak yönetim kadrolarına FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının atanmasının sağlandığı, bu sayede 2009 yılında başlayan Selam Tevhid soruşturması, 2012 yılındaki MİT kumpası, 2013 yılındaki 17-25 Aralık soruşturmaları aracılığıyla Başbakan, Bakanlar, MİT Başkanı ile Devletin üst kademesinde bulunan birçok üst düzey kamu görevlisinin dinlendiği ve takip edildiği gibi gerçeği yansıtmayan delillerin oluşturulması suretiyle meşru hükümeti ortadan kaldırmaya yönelik operasyonlar yapıldığı, bunlardan bir sonuç elde edemeyen FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün nihayetinde 15 Temmuz 2016 tarihinde Anayasal düzene yönelik darbe girişiminde bulunduğu anlaşılmıştır. IV-FIRAT (HRANT) DİNK'İN ÖLDÜRÜLMESİ OLAYINDA BİR ÖNCEKİ BÖLÜMDE AÇIKLANAN FETÖ/PDY'NİN ÖRGÜTSEL ORGANİZASYONU VE İŞ BÖLÜMÜ ÇERÇEVESİNDE SORUMLULUĞU BULUNAN SANIKLARIN EYLEMLERİ:

1.SANIK ...'İN; 21.07.2005-21.03.2007 tarihleri arasında Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü olarak görev yaptığı, 28.03.2007 tarihinde İstanbul İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürü olarak görevlendirildiği, Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğünün yardımcı istihbarat elemanı olan Erhan Tuncel'in bilgi vermesi üzerine hazırlanan 13.10.2005 tarihli haber raporunun "Yasin Hayal'in, Ermenilere karşı büyük bir kin beslediği ve İstanbul'da ses getirecek bir eylem yapacağı bilgisini" içerdiği, bu haber raporunun aynı tarihte düzenlenen buluşma raporu ile birlikte 19.10.2005 tarih ve 171370 sayı ile o tarihlerde Trabzon İl Emniyet Müdürü olan diğer sanık ... imzası ile İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürlüğü'ne bilgisayar ortamında İDP (İstihbarat Değerlendirme Programı) programı üzerinden gönderildiği, yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel tarafından bilgi verilmesi üzerine hazırlanan 15.02.2006 tarihli haber raporunun ise; "Yasin Hayal'in ne pahasına olursa olsun ...'i öldüreceği" bilgisini içerdiği, bu bilgi üzerine İstihbarat Değerlendirme Programı ve hedef şahıslar programına derhal kayden bilginin girilmesi ile planlı istihbarat operasyonu uygulaması yapılarak eylemin önceden önlenmesini sağlamakla görevli şubenin sorumlu müdürü olduğu halde, bunlardan hiçbirini yapmadığı, söz konusu haber raporlarını sorumlu amirleri ..., ... ve ...'a dahi sunmayıp, bu kişilerden örgütsel amaçla gizleyerek Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından alınması gereken koruma tedbirlerinin de uygulanmasına engel olduğu, bununla birlikte 2006 yılı Kasım ayında bu kez Erhan Tuncel'in yardımcı istihbarat elemanlığı görevinden düşümünün Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığından talep edilmesi üzerine bunun da kabul edilmesini diğer sanık ... ile birlikte sağladığı, bu yardımcı istihbarat elemanlığı görevinden düşüm onayında sanığın ve sorumlusu olduğu şubenin bilgi ve takibinin olduğu, Fırat (Hrant) Dink'in öldürüleceğine ilişkin haber alma raporlarına konu yardımcı istihbarat elemanından sorumlu olan haber alma şubesinin bilgisi ve onayı olmadan doğrudan Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı tarafından bunun kabul edilmesinin beklenemeyeceği, ayrıca mezkur cevap yazısının arşiv evrakı tespit edilemediğinden, hangi birim tarafından onaya sunulduğu hususu tespit edilemese dahi öncesi ve sonrası işlemleri ile bu onayı sağlayan birimin sanığın müdürlüğünü yaptığı şube olduğu, bu şekilde düşümü sağlanan yardımcı istihbarat elemanından haber almanın artık mümkün olmadığı ve yapılan işlemin amacının hedef şahsın cinayetinin fiilen gerçekleşmesini sağlamak olduğu, 2006 yılı Mayıs ayından itibaren Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı görevine atanan diğer sanık ...'in önceki görev yeri olan Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü ile irtibat halinde olduğu, bu şekilde sanığın da iş birliği içerisinde hareket ederek diğer sanık ... ile birlikte amaca yönelik gerçekleşen tüm eylemlere iştirak ettiği, bu kapsamda Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından son ana kadar takip edilen fail Ogün Samast'ın cinayetten 2 ... önce İstanbul iline gitmesinin ardından bu kez örgütün 2016 yılındaki darbe girişimi sırasında kolluk ile çatışması sırasında yaralanarak ele geçirilen ve darbe girişimine iştirak eden diğer sanık ... tarafından fail Ogün Samast'ın takibinin başladığı, fail Ogün Samast'ın beyanları ve dosya kapsamındaki diğer tespitler ile de sabit olduğu üzere cinayet günü olay yerinde İstanbul İl Jandarma İstihbarat görevlileri tarafından fail Ogün Samast'ın takip edildiği, cinayetin hemen öncesinde fail Ogün Samast'ın Yasin Hayal'i telefonla aradığı ve kendisini siyah Renault marka araçla takip edenlerin olduğunu söylediği, buna karşılık Yasin Hayal'in de onlar bizden şeklinde beyanda bulunduğu, diğer sanık ... ile sanık ...'in daha önceden beri irtibatlı oldukları, faili takip eden kişilerin olay günü de dahil olmak üzere sanık ... Fuat Yılmazer ile irtibat halindeki sanık ...'nin emir ve komutasındaki unsur elemanları olduğu ve bu takibin sanık ... tarafından yaptırıldığı, cinayetten 10-15 dakika sonra olay yerine çok yakın mesafede bulunan diğer sanık ... ile sanık ...'in telefon görüşmesi yapmaları ile cinayet hakkında bilgi alışverişinde bulunduklarının anlaşıldığı, bütün bu tespitler çerçevesinde cinayet eyleminin sanığın da dahil olduğu FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından takip edilip, cinayetin işlenmesinin tasarlandığının sübuta erdiği, yine cinayet sonrası İstihbarat Değerlendirme Programı'nın kapattırıldığının aynı yerde görev yapan tanık A. L.'nin beyanları ile de sabit olduğu, bu programın kayıt yeri olan birimin sorumlusunun da sanık ... olduğu, bu şekilde sanığın cinayet öncesine ilişkin mevcut istihbari bilgilerden Emniyet birimleri tarafından haberdar olunmasına ve dolayısıyla kendisinin de dahil olduğu sorumlu kişilerin deşifre edilmesine engel olmaya çalıştığı, yine 2006 yılı Haziran ayında sanık ...'in de oluşumunda katkısının bulunduğu ve yasal olmayan bir şekilde mevzuat dışı çalışan, gizli bir yapılanma olan C-5 Bürosunun oluşturulduğu, başlangıçta bu gizli birimde sadece komiser ve komiser yardımcılarının yalıtılmış bir ortamda görevli olmayan emniyet personelinin girmesinin yasaklandığı bir odada görev yaptıkları, polis memurlarını sadece getir ve götür işlerinde kullandıkları, bu odaya girmelerine izin verilmediği, ... cinayeti, Rahip Santora cinayeti, Zirve Yayınevi cinayetleri, Ergenekon ve Balyoz soruşturmaları ile ülke gündeminde önemli yer bulan tüm olaylara bu büronun baktığı, yapılması planlanan Ergenekon, Balyoz ve benzeri operasyonların alt yapısının burada hazırlandığının söz konusu gizli büroya düşümü yapılan onlarca evraktan anlaşıldığı, cinayet sonrasında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün ihmalinin bulunduğu ileri sürülerek kendilerinin sorumluluğuna engel olunması amacıyla saklanan ve ortadan kaldırılan bazı evraklar sayesinde gerçeği yansıtmayacak şekilde düzenlenmesi sağlanan raporlarla İstihbarat Daire Başkanlığı yöneticileri olan Coşgun Çakar ve ...'in fikir birliği kapsamında İstanbul İl Emniyet İstihbarat Müdürlüğü görevinden almak istedikleri ...'in yerine sanık ...'in atanmasını sağladıkları, sanığın daha sonrasında Başbakanlık müfettişlerine de baskı kurarak ''Başbakan, ... cinayetini araştırtacağına, Ergenekon davasına sahip çıksın'' şeklinde beyanda bulunduğu, sorumluluklarının ortaya çıkacağı endişesiyle önleyici tavırlar sergilediği, görüşülmesi istenen kişilerle müfettişleri görüştürmediği, ayrıca gizlenen veya imha edilen, bu nedenle ortaya çıkarılamayan 2006 yılı Kasım ayında yardımcı istihbarat elemanlığı görevinden düşümü yapılmadan önce yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel'in ayrıntılı beyanlarını içeren 12.09.2006 tarihli görüşme raporunda cinayetin kim tarafından kime yönelik işleneceğine ilişkin istihbari bilgilere sanık tarafından da vakıf olunduğu halde, bu raporun gizlendiği ya da yok edildiği, yine 15.02.2006 tarihli diğer raporun da İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne esasından farklı şekilde iletildiği ve ekinde yardımcı istihbarat elemanı ile görüşme içeriği gönderilmediği, bu nedenle İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından ...'in korumaya alınmasına yönelik herhangi bir işlem yapılamadığı, bu şekilde yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel ile yapılan görüşme içeriğinin gönderilmesinden 2 farklı ili kapsayan eylemler söz konusu olması nedeniyle mevcut uygulama gereği Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığının deyim yerindeyse hakem görevi görmek suretiyle tüm bilgileri her iki ile de vermesi gerekirken, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne yardımcı istihbarat elemanı ile görüşülmesine dair bilgi verilmesinin sağlanmadığı gibi örgüt mensupları haricinde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığında başka yetkili kimseye bilgi verilmediği, elde edilen cinayete ilişkin bilgilerin yönlendirme ve kendilerini deşifre edecek mahiyette olanlarının da gizlenmesi suretiyle cinayetin, sorumlu olduğu tespit edilen diğer sanıklarla birlikte FETÖ/PDY'nin örgütsel organizasyonu ve iş bölümü kapsamında suç örgütü olan Yasin Hayal ve grubu tarafından gerçekleştirilmesinin sağlandığı,

2.SANIK ...'İN; Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü görevini yürüttüğü esnada Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığına imzası ile gönderdiği 17.02.2006 tarihli ve 027246 sayılı yazı ve ekindeki görüşme raporu içeriğinden Fırat (Hrant) Dink'in ne pahasına olursa olsun Yasin Hayal tarafından öldürüleceği bilgisine bizzat vakıf olduğu halde, 2006 yılı Mayıs ayında Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı görevine atandıktan sonra cinayet tasarısı konusunda Emniyet tarafından bilgi alınabilecek tek yardımcı istihbarat elemanı olan Erhan Tuncel'in Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından yardımcı istihbarat elemanlığı görevinden düşüm talebini 2006 yılı Kasım ayında kabul edip onayladığı, bu işlemle hedefin korunması adına artık hiçbir bilgi kaynağı kalmayacağının basit bir muhakeme ile dahi öngörülmesine rağmen bu işlemi gerçekleştirdiği, kendisinin imzalayıp gönderdiği kesin öldürme bilgisini içeren istihbari bilgilere vakıf olduğu halde, yapmış olduğu bu düşüm işlemi ile cinayetin işlenmesinin önündeki engelleri kaldırdığı, istihbarat doğrultusunda açık ve yakın tehlike altında bulunan Fırat (Hrant) Dink'in yaşam hakkını korumak için bildirim yükümlülüğünü de yerine getirmediği, cinayeti işleyecek olan gruba Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı organizesinde operasyonel faaliyet yaptırmadığı, hedefin İstanbul'da yaşaması ve eylemi gerçekleştirecek olan suç örgütünün Trabzon ilinde bulunması nedeniyle birden fazla ili ilgilendiren bu tür durumlarda Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığının bir nevi hakem görevi yürütmek suretiyle Trabzon'a eylemi tasarlayan grubun yakalanması için operasyon yaptırması, İstanbul'a da hedefin korunması için bilgi vermesi gerekirken her iki yükümlülüğünü de yerine getirmediği, 19.01.2007 tarihinde ... cinayeti işlendikten hemen sonra Emniyet personeli ... vasıtasıyla yardımcı istihbarat elemanlığından düşümü yapılan Erhan Tuncel'e ulaşarak ... cinayetine ilişkin bilgileri teyit etmesine rağmen aynı ... geldiği İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünde cinayeti çözmek ve faillerinin kimliğini tespit etmek için çalışan İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerine ve bu konuda kendisine Trabzon eski Emniyet Müdürü olduğu için bilgisi olup olmadığını soran ...'a ''bir şey bilmiyorum'' diyerek İstanbul ilinden ayrıldığı, tanık A. L.'nin beyanlarından da anlaşılacağı üzere 19.01.2007 tarihinde İstihbarat Daire Başkanlığına ait İstihbarat Değerlendirme Programında Yasin Hayal tarafından ...'e karşı eylem yapılacağı bilgisini içeren ... sorgu sayfasını da diğer sanık ... ile kapattırdığı, cinayet sonrasında diğer sanıklarla örgütlü olduğu anlaşılan davranışlarıyla bu kez cinayet ile ilgili mülkiye müfettişlerince yapılan soruşturma sırasında Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından İstanbul İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne gönderilen yazı gereğince İstanbul İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından yazılan yazıda belirtilen Yasin Hayal'e ait telefon numarası üzerinden araştırma yapıldığı tespit edilmesine rağmen sanık tarafından müfettişlere gönderilen 06.03.2008 tarihli yazı ile ''Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğünün 17.02.2006 tarihli yazısında belirtilen Yasin Hayal'in kullandığı 05387... nolu telefon hattında 12.02.2006 tarihi ile cinayetin işlendiği 19.01.2007 tarihleri arasında İstanbul İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından herhangi bir teknik çalışma yapılmadığı ekteki log kayıtlarından anlaşılmaktadır" bilgisini vermek suretiyle sorumluluktan kurtulmaya ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünü sorumlu göstermeye çalıştığı, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığının haber almaya ilişkin C-2 Şubesi ile Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğündeki bir kısım kamu görevlilerinin Fırat (Hrant) Dink cinayetindeki sorumluluklarını gizlemek için bilirkişiler ... ve ... tarafından İstihbarat Daire Başkanlığına hitaben düzenlenen 16.02.2008 tarihli yazıda bu konuyla ilgili tüm bilgi ve belgeler istenmesine rağmen istenen bilgi ve belgeleri karşılamadığı, 16.02.2008 tarihli yazı ile İstihbarat Daire Başkanlığına başvuran bilirkişi ...'e ''bu yazı bizi yakar, sen ne yapıyorsun'' diyerek cinayetin çözümü konusunda istenen yardımcı istihbarat elemanı ile yapılan buluşmalara konu görüşme raporlarını ve bunların kaydına dair log kayıtlarını vermediği, işlenen cinayetle ilgili olarak fail Ogün Samast'ın ifadeleri uyarınca cinayet öncesinde de Yasin Hayal'in suç örgütünü destekleyip teşvik ettiği, cinayetin işlenmesi anında İstanbul İl Jandarma görevlisi olan diğer sanık ... ve sorumluluğu kabul edilen diğer sanıkların fail Ogün Samast'ı yakın takibe aldığı, sanığın tüm bu cinayet sürecini de örgütsel organizasyon ve iş bölümü çerçevesinde diğer sanıklar ... ve ... öncülüğünde takip ettirdiği, cinayet sonrasında yürütülen soruşturmalarda 12.09.2006 tarihli buluşma raporu ve bu raporda düzenlendiği belirtilen haber raporunu Fırat (Hrant) Dink cinayetinin işlendiği tarihten itibaren bütün soruşturma makamlarından gizlediği ve bu raporların yok edildiği, yine Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürü olan diğer sanık ...'nın beyanına göre Fırat (Hrant) Dink cinayetinin faillerinin ve yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel'in rolünün İstanbul Emniyet Müdürlüğü görevlilerine "... cinayetinin sorumluluğunun İstanbul Emniyet Müdürlüğünde kalması için açıklamaması'' talimatını verdiği, örgüt tarafından yapılması planlanan Ergenekon ve Balyoz operasyonlarının önünde engel olarak görülen ve Ergenekon ile Balyoz operasyonlarının merkezi olarak düşünülen İstanbul İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğüne ...'in atanmasını sağlamak için o tarihlerde İstanbul İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürü olan ...'in, Fırat (Hrant) Dink cinayetinden 6 ... önce Ankara'ya Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığına çağırarak kendisinden İstanbul'u terk etmesini istediği, Fırat (Hrant) Dink cinayeti sonrasında da Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı görevlileri tarafından Fırat (Hrant) Dink cinayetinin Ergenekon soruşturmasına bağlanarak bu soruşturmaya delil oluşturulmaya çalışıldığı, Fırat (Hrant) Dink'in mutlak suretle öldürüleceği ve bunun için hazırlıklar yapıldığı 13.10.2005 tarihinden itibaren sanık tarafından o dönem görevli olduğu Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü görevi dolayısıyla da bilindiği halde, Yasin Hayal'in suç örgütü tarafından cinayet neticesinin gerçekleştirilmesinin, sanık ve sorumluluğu kabul edilen diğer sanıklar tarafından örgütsel organizasyon ve iş bölümü kapsamında tasarlama çerçevesinde sağlandığı,

3.SANIK ...'İN; Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürlüğünde diğer sanık ...'e bağlı olarak Müdür Yardımcılığı görevini yürüten sanığın 2006 yılında C-2 Bürodan da sorumlu olduğu, 09 nolu F-4 raporu üzerindeki C-2 konunun takibi ibaresi altındaki parafın kendisine ait olduğu, C-2 Büro Amirinin konuyu takip etmesi ve konu ile ilgili bir bilgi ve gelişme olursa bilgilendirmesi için paraf atarak gönderdiği, sanığın kesin cinayet bilgisi içeren yazıdan haberdar olup, şube müdüründen sonra onun yardımcısı olarak ikinci sırada sorumlu olduğu, bu bilgiye rağmen kendisine bağlı olan C-2 Şubesi nezdinde gerekli önlemleri almayarak cinayetin işlenmesine giden süreçte yetkilerinden olan PİO uygulaması (Emniyet, Jandarma ve MİT İstihbaratın bilgilendirilmesi, gerekirse birlikte çalışmalarına yönelik) ve diğer ilgili birimlerle ortak operasyonlar yapılması gibi tedbirlerden hiçbirini almadığı, edinilen bu cinayet bilgisinin örgütsel bir amaca yönelerek olgunlaştırılması, tümüyle organize edilmesi ile nihai olarak cinayetin, Yasin Hayal'in suç örgütüne işlettirilmesi sürecinden en başından itibaren haberdar olduğu, yine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakına dair dosya kapsamında da tespitler bulunduğu, bu şekilde konumu gereği alması gereken tedbirleri bilinçli olarak almadığı, sorumluluğu altında bulunan büro tarafından yürütülen gizli faaliyetleri de sevk ve idare ettiği, örgüte müzahir ByLock uygulamasını kullandığı hususu da daha sonradan tespit edilen ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün uzun süredir mensubu olan sanığın, Yasin Hayal'in suç örgütü tarafından Fırat (Hrant) Dink cinayeti neticesinin gerçekleştirilmesi sürecinde, örgütsel organizasyon ve iş bölümü kapsamında sorumluluğu kabul edilen diğer sanıklar ile birlikte yer aldığı,

4.SANIK ...'NİN; Olay tarihlerinde İstanbul İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü Bölücü Örgüt Faaliyetleri TİM Komutanı Yüzbaşı olan sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensupları tarafından gerçekleştirilen 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi esnasında Ankara'da Jandarma Genel Komutanlığı binasında darbeciler tarafında Yarbay olarak yer aldığı, ayrıca dosya kapsamı itibariyle Fırat (Hrant) Dink cinayetinin tasarlanması ve organizasyonu sürecine de katıldığı, Trabzon İl Jandarma İstihbarat görevlileri ..., ... ve ...'ın 09.08.2006 tarihinde Fırat (Hrant) Dink'in Bakırköy ilçesinde bulunan konutu ve sahibi olduğu Beyaz Adam Yayıncılık ünvanlı iş yerinin çevresinde keşif faaliyetinde bulundukları, bu keşif faaliyeti sırasında Trabzon’dan gelen ekibin, sanık ... ile de irtibatlı olduğu, bu dönemde sanık ...'nin ...'in Bakırköy ilçesinde bulunan konutunun yakınlarına gittiğinin HTS kayıtları ve sinyal bilgilerinden tespit edildiği, ayrıca sanığın cinayet günü olay yerinde bulunan Trabzon İl Jandarma İstihbarat görevlilerini koordine ettiği, bu kapsamda HTS tespit tutanak içerikleri incelendiğinde; ... cinayetinden önce keşif amacı ile Trabzon İl Jandarma İstihbarat görevlilerinin İstanbul'a geldiği, bu bağlamda İstanbul'da yapılacak olan keşfin hemen 2 ... öncesinde 07.08.2006 tarihinde saat 11:33'te Trabzon İl Jandarma İstihbarat görevlisi diğer sanık ... ile İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü Bölücü Faaliyetler TİM Komutanı sanık ...'nin telefonda görüştüğünün tespit edildiği, ayrıca sanık ...'nin kullanımında bulunan 05052... numaralı hattın cinayet günü olan 19.01.2007 tarihine ait HTS kayıtları incelendiğinde; saat 11:03:44'te ... ile 119 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Büyükdere Caddesi No: 13 Tahir Ağa Çeşme Sokak Ayazağa İş Merkezi Maslak/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 12:14:14'te Ali Göral Gümüşdere ile 14 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Büyükdere Caddesi No: 13 Tahir Ağa Çeşme Sokak Ayazağa İş Merkezi Maslak/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 12:40:00'da Veli Ateş ile 42 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Nispetiye Caddesi No: 6 Levent/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 14:24:33'te ... ile 350 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Dikilitaş Mahallesi Barbaros Bulvarı Balmumcu/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 14:35:37'de ... ile 215 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında TEK Zincirlikuyu Trafo Binası Müselles Sokak No: 40 Zincirlikuyu/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 14:38:24'te Ahmet Gökhan Kayacan ile 34 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Nispetiye Caddesi No: 6 Levent/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 15:17:03'te Aylin Erkin ile 1 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Nispetiye Caddesi No: 6 Levent/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 15:27:10'da ... ile 45 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Nispetiye Caddesi No: 6 Levent/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 15:32:46'da ... ile 38 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Afet Yolal Camii Şerifi Levent Caddesi Sümbül Sokak Etiler/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 15:34:27'de Metin Canbay ile 123 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Nispetiye Caddesi No: 6 Levent/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 15:40:25'te ... ile 25 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Nispetiye Caddesi No: 6 Levent/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 15:44:13'te ... ile 43 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Esentepe Mahallesi Kore Şehitleri Caddesi Çizik Han No:33/5 Şişli/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 15:46:25'te Menderes Çimen adına kayıtlı ... tarafından kullanılan hat ile 44 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Esentepe Mahallesi Kore Şehitleri Caddesi Çizik Han No: 33/5 Şişli/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 16:06:19'da Erdal Turna ile 129 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Nispetiye Caddesi No: 6 Levent/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 16:41:32'da Erol Demirhan ile 39 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Nispetiye Caddesi No: 6 Levent/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 16:42:29'da Metin Canbaye ile 134 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Nispetiye Caddesi No: 6 Levent/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 16:47:36'da ... ile 25 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Esentepe Mahallesi Kore Şehitleri Caddesi Çizik Han No: 33/5 Şişli/İstanbul adresinden baz verdiği, ...'nin 05052... numaralı hattı üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan meslekten ihraç edilen eski özel yetkili firari Cumhuriyet savcısı Zekeriya Öz adına kayıtlı 05052... numaralı hatla cinayetten 1 ... önce 18.01.2007 tarihinde 3 kez, Fırat (Hrant) Dink cinayetinden 1 ... sonra 20.01.2007 tarihinde 2 kez olmak üzere toplam 5 kez görüşme yaptığı, yine Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü olarak görev yapan ve Menderes Çimen adına kayıtlı telefon hattını kullanan ..., İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde görevli Müdür ve Müdür Yardımcıları Erol Demirhan ve Metin Canbay ile telefon irtibatlarının bulunduğu, sanığın 17.01.2007, 18.01.2007 ve 21.01.2007 tarihlerinde İspanya ülkesinden bir telefon numarasından ve Ekim 2006-Mart 2007 tarihleri arasında Zimbabwe ülkesindeki bir numaradan mesaj aldığı, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı tarafından dosyaya gönderilen İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Personeli Görevlendirme Kayıt Defteri incelendiğinde; sanık ...'ye ...'in şoförlüğünde cinayet günü olan 19.01.2007 tarihinde saat 12:15-15:00 arasında Jandarma Bölge Komutanlığı Dispanseri'ne muayene için Beşiktaş-Balmumcu bölgesine görevlendirme yazıldığı, olay yeri ile Beşiktaş Balmumcu'daki Jandarma tesisinin çok yakın yerlerde bulundukları, ...'in beyanında; ''sanık ...'nin hasta olduğunu beyan ettiği için kendisini Beşiktaş-Balmumcu adresine bıraktığını, görevlendirme yazısını yazmadığını, ...'nin komutanı da olması nedeniyle talimatı ile kendisini Beşiktaş-Balmumcu'ya bıraktığını'' beyan ettiği, sanığın 19.01.2007 tarihli HTS kayıtlarına göre sanığın kullanımındaki numaranın sabah saatlerinden itibaren akşam geç saatlere kadar Maslak, Levent, Şişli ve Zincirlikuyu'da bulunan baz istasyonlarından sinyal aldığının tespit edildiği, bu tespitle sanığın hasta olduğunu beyan ettiği halde, sabit bir adreste dinlenmediğinin görüldüğü, baz kayıtları incelendiğinde cinayet saatinden hemen sonra sanığın, ..., ..., Erol Demirhan, Metin Canbay gibi örgüt mensupları ile telefon irtibatının bulunduğu, HTS kayıtları göz önüne alındığında sanığın ''ağır hastaydım'' şeklindeki savunmasının gerçeği yansıtmadığı, yine görevlendirme defterindeki görevlendirme yazısının da gerçeği yansıtmadığı, sonradan doldurulduğu, hasta olan bir kişinin kendisine görevlendirme yazmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, şayet bir hastalık söz konusu ise mazeret izninin talep edilmesi gerektiği, dolayısı ile görevlendirme yazısının bu yönüyle de gerçeği yansıtmadığı, sanığın olay mahalline gitmek için bu tür bir senaryo tertip ettiği, Fırat (Hrant) Dink'in öldürüleceğine dair istihbari bilginin 2006 yılında yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncer'den alındığı ve bu konuda görüşme raporları hazırlanarak Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı'na bildirildiği, yine ... tarafından da Trabzon Jandarma İstihbarat görevlilerine cinayetin işleneceğinin bildirildiği, Trabzon İl Jandarma İstihbarat görevlilerinin İstanbul'da yapmış oldukları keşif tarihinde cinayetin işleneceğini bildikleri, Trabzon İl Jandarma İstihbarat görevlisi olan ve İstanbul'a keşfe gelen ...'in HTS kayıtları incelendiğinde İstanbul İl Jandarma İstihbarat görevlisi olan Astsubay Kıdemli Başçavuş ... ve sanık ... ile irtibatta olduğu, firari eski Cumhuriyet savcısı Zekeriya Öz ile bu sıklıkla telefon iletişiminin olmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu, olay tarihinden bir ... öncesi ve bir ... sonrası görüşmelerinin rastlantı ile izahının mümkün olmadığı, üst düzey örgüt mensupları olan Zekeriya Öz, ..., Metin Canbay ve Erol Demirhan ile sanığın olay tarihlerinde görüşmesinin normal olmadığı ve örgütsel amaçlı olduğu, sanık ...'nin cinayet gününe, öncesine ve sonrasına ait iletişim ve baz bilgilerinin, sanığın cinayetin her safhasından haberdar olduğunu, cinayetin öncesinde ve sonrasında sorumluluğu kabul edilen diğer sanıkların koordinesini sağladığını gösterdiği, örgüt mensupları ile yaptığı görüşmelerin planlama, bilgilendirme ve bilgi edinme amaçlı yapıldığı, bu görüşmelerin cinayet öncesi planlama ve cinayet sonrası gelişecek olaylar ile ilgili gerçekleştirildiği, dolayısıyla bir organizasyonun ve planlama sürecinin olduğunun kabul edildiği, ...'ün beyanında; ''sanık ...'nin Eylül 2005 ila Eylül 2008 arasında bağlı bulunduğu birimde TİM Komutanlığı yaptığını, onun da ...'e bağlı olduğunu, ancak ...'nin farklı özelliğinin o zamana kadar yok sayılabilecek nitelikte olan Emniyet ve MİT'le görev diyaloglarını üst seviyede tutmak olduğunu'' beyan ettiği, yine ...'nın beyanında; ''sanık ...'nin MİT, Emniyet, Cumhuriyet savcısı, Paşa gibi üst rütbelilerle devamlı irtibat halinde olduğunu, aynı birimde görev yapan bazı personellere sanığın özel ilgi gösterdiğini, bazı işleri sadece bu personellere yaptırdığını, kendinden rütbece küçük ... ve ...'ya abi diye hitap ettiğini, ...'nin ve onunla aynı görüşe sahip olan TSK personellerinin ... cinayetinin işlenmesinde dahili olduklarını düşündüğünü'' beyan ettiği, dosya sanığı olan ancak yargılama esnasında vefat eden ...'in cinayet tarihi olan 19.01.2007'deki HTS kayıtları incelendiğinde 19.01.2007 tarihinde saat 13:01:12'de ...'in kullanımında bulunan 05052... numaralı hattına Zimbabwe ülkesine ait olan 2639... numaralı uluslararası hattan mesaj aldığı, cinayetin planlanması ve icrası aşamalarında diğer sanık ... ile ... ve sanık ...'nin iletişim halinde oldukları, olay günü sanık ...'in devamlı olarak sanık ...'in TİM Komutanı olduğu birimin unsur elemanları ile irtibatta olduğu, sanık ..., ... ile ...'in cinayetin gerçekleşmesinde beraber hareket ettikleri, sanık ...’in dikkat çekmemek adına dolaylı yollardan sanık ...'e ulaşıp, koordineyi sağladığı, sanık ...'nin Fırat (Hrant) Dink cinayetinin işlendiği tarihte İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü Bölücü Faaliyetler TİM Komutanı olarak görev yaptığı, diğer sanıklar İstanbul İl Jandarma İstihbarat görevlileri ... ve ...'un da görev kayıt defterine göre farklı yerlerde bulunmaları gerekirken cinayet mahalli ve çevresinde bulunduklarının cep telefonu sinyal baz bilgileri ile tespit edildiği, bu tespitlerin sanıkların organizeli şekilde hareket ettiklerini ortaya koyduğu, sanığın 1990'lı yıllardan itibaren örgüt içinde bulunduğuna ilişkin birçok tanık beyanı bulunduğu, azınlıklar ile Türk vatandaşlar arasında suni bir gerginlik ve bu gerginlikle birlikte güvensizlik ortamının oluşturulması, bu ortamın uluslararası alanda da gündeme gelmesi, olanların sorumlusu olarak AK Parti Hükümeti'nin gösterilmesinin ve yıpratılmasının amaçlandığı, sanık ...'nin de içinde bulunduğu İstanbul ve Trabzon Jandarma İstihbarat görevlileri tarafından cinayet tarihinden önce Fırat (Hrant) Dink'in ev ve iş yerlerinde keşiflerin yapıldığı, cinayet günü ise fail Ogün Samast'ın an ve an takibinin yapılması ile cinayetin işlendiği, cinayetin öncesinde ve sonrasında sanık ... tarafından Jandarma ve Emniyet İstihbarat görevlileri ve firari eski Cumhuriyet savcısı Zekeriya Öz ile iletişim kurularak cinayetin işlenmesi ve sonuçları hakkında değerlendirme yaptığı, sanığın cinayet saatinde iş yerinde değil Balmumcu'da olduğu anlaşılmakla, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın bu cinayetin işlenmesinde koordinasyonu sağladığı, cinayetin faili olan Ogün Samast'ın beyanında; ''...İstanbul'a gerçekten tek başıma geldim. İstanbul'a geldikten sonra otogardan dayımın evine gittim bir gece kaldım. Olay günü Şişli'ye gittim ve adresi buldum. Bir internet kafe aradım, o sırada Halaskargazi Caddesine ve sanırsam sonradan öğrendiğim kadarı ile Şafak Sokak'ta iki şahsın beni takip ettiğini ve sürekli benimle birlikte hareket ettiklerini gördüm. Bunun üzerine oradaki ankesörlü telefondan Yasin Hayal'in telefonunu aradım, abi beni takip edenler var, polis var sanki arkamda dedim, Yasin bilmiş ve kendinden emin bir şekilde bana olabilir, onlar bizden dedi...'' şeklinde beyanda bulunduğu, İstanbul Jandarma Komutanlığı görevlendirme defterinde sanıklar ... ile ...'e cinayet günü olan 19.01.2007 günü saat 12:15-15:00 arasında Jandarma Bölge Komutanlığı Dispanseri'nde muayene için Beşiktaş-Balmumcu bölgesine görevlendirme yazıldığı, bu sayede sanık ...'nin cinayet saatinde Beşiktaş-Balmumcu adresinde olduğu ve bu yerin, cinayetin gerçekleştiği yere çok yakın olduğu, yine İstanbul İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü'nün istihbarat personeli görevlendirme kayıt defterine göre 19.01.2007 günü saat 10.30 ila 18.00 saatleri arasında diğer sanıklar ... ile ...'nın Renault Clio Symbol araç ile Beykoz ve Kartal'da görevli olduğunun belirtildiği, baz kayıtları ve HTS kayıtları tetkik edildiğinde ise 19.01.2007 günü diğer sanık ...'nın saat 13:43 ila 13:52 civarında Adnan Menderes Bulvarı Topkapı çevresindeki baz istasyonlarından sinyal verdiği, saat 15:40'a kadar baz sinyali vermediği, aynı şekilde diğer sanık ...'un telefonunun da saat 11:48:25 ila 17:38:44 arasında baz sinyali vermediğinin tespit edildiği, diğer sanık ... ile birlikte göreve çıkan diğer sanık ...'nın HTS kayıtlarına göre 15:40:25'te ... ile 25 saniye süren bir görüşme yaptığı, olayın olduğu saatte birlikte göreve çıkan sanıklar ... ve ...'nın aynı anda telefonlarının kapalı olmasının rastlantıyla izahının mümkün olmadığı, sanıkların olay saatinde telefonlarını kapalı tutmalarındaki amacın, baz ve HTS kayıtlarına göre yerlerinin tespit edilmesini önlemek olduğu, yine diğer sanık ...'nın cinayetin hemen sonrasında sanık ...'yi aramasının da bu koordinenin sanık ... tarafından yapıldığını ortaya koyduğu,

5.SANIK ...'NIN; Olay tarihlerinde İstanbul İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğünde Astsubay olarak görev yapan sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensupları tarafından gerçekleştirilen 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi sırasında Ankara'da Jandarma Genel Komutanlığı binasında darbeciler tarafında yer aldığı, Fırat (Hrant) Dink cinayetinin planlanması ve organizasyonunda Trabzon İl Jandarma İstihbarat görevlileri ..., ... ve ...'ın 09.08.2006 tarihinden itibaren ...'in Bakırköy ilçesinde bulunan konutu ve sahibi olduğu Beyaz Adam Yayıncılık ünvanlı iş yerinin çevresinde keşif faaliyetinde bulundukları, keşif faaliyeti sırasında İstanbul İl Jandarma İstihbarat görevlilerinin ... ile de irtibatlı oldukları, ...'nın beyanında; ''...'in öldürülmesi olayında fail Ogün Samast ve maktul ...'i izleyen ekibin içerisinde örgüte bağlılığı nedeniyle sanık ...'nın olduğunu düşündüğünü'' beyan ettiği, sanığın kullanımında olan 05054... nolu telefon hattı ile diğer sanık ...'un kullanımında olan 05054... numaralı telefon hattına ait iletişim ve baz bilgilerinin incelenmesinde; sanık ...'nın 19.01.2007 tarihinde 13:52-15:40 saatleri arasında 05054... nolu telefon hattının başka herhangi bir telefon hattıyla irtibatının bulunmadığı, yine sanıkla birlikte görev yapan diğer sanık ...'un 19.01.2007 tarihinde 11:48-17:38 saatleri arasında 05054... numaralı telefon hattının başka herhangi bir telefon hattıyla irtibatının bulunmadığının tespit edildiği, aynı araçta birlikte görev yapan sanıkların kullanımlarındaki bilinen telefon hatlarını iletişime kapattıkları, bu aralıkta baz sinyali vermedikleri, cinayet mahalli ve çevresinde Ogün Samast ve ...'i izlerken tespit edilemeyen başka hatlar ya da istihbari iletişim cihazları kullandıkları, sanık ...'nın kullanımında bulunan 05054... numaralı hattın cinayet günü olan 19.01.2007 tarihine ait HTS kayıtları incelendiğinde; olay saatlerinde kapalı olduğu, öncesinde saat 13:43:57'de ... adına kayıtlı ve eşinin kullanımında olduğu değerlendirilen hatla 42 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Adnan Menderes Bulvarı Topkapı/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 13:46:08'de ... adına kayıtlı ve eşinin kullanımında olduğu değerlendirilen hatla 14 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Adnan Menderes Bulvarı Topkapı/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 13:52:27'de ... ile 17 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Adnan Menderes Bulvarı Topkapı/İstanbul adresinden baz verdiği, sonrasında ise saat 15:40:25'te ... ile 25 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında TEM otoyolu üzeri Elmalı mevkii Telekom Sahası yanı İstanbul adresinden baz verdiği, saat 15:54:20'de Erdal Bozkurt ile 45 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Çavuşbaşı Beldesi Necip Fazıl Caddesi No: 2 İstanbul adresinden baz verdiği, saat 15:56:04'te ... ile 46 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Çavuşbaşı Beldesi Necip Fazıl Caddesi No: 2 İstanbul adresinden baz verdiği, saat 16:19:24'te Osman Öztunç ile 139 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Mermerci Cumhuriyet Caddesi Hamsi Sokak No: 1 Çavuşbaşı/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 16:49:06'da Necati Yavuz Yağcı ile 14 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Kavacık Mihribat Caddesi İstanbul adresinden baz verdiği, saat 17:01:23'te Ömer Kaçar ile 117 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Kavacık Mihribat Caddesi İstanbul adresinden baz verdiği, saat 18:04:47'de Mehmet Hanifi Aydın ile 302 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Narin Sitesi Tepecik Yolu Uğur Mumcu Caddesi İstanbul adresinden baz verdiği, saat 18:27:55'te ... ile 241 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Atatürk Caddesi Başar İşhanı No: 65 Ayazağa/İstanbul adresinden baz verdiğinin tespit edildiği, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü'nün istihbarat personeli görevlendirme kayıt defterine göre; 19.01.2007 tarihinde saat 10.30 ve 18.00 saatleri arasında sanıklar ... ile ...'un Renault Clio Symbol marka araç ile Beykoz ve Kartal'da görevli olduklarının belirtildiği, baz kayıtları ve HTS kayıtları incelendiğinde 19.01.2007 tarihinde sanık ...'nın saat 13:43 ila 13:52 civarında Adnan Menderes Bulvarı Topkapı çevresindeki baz istasyonlarından sinyal verdiği, akabinde saat 15:40'a kadar baz sinyali vermediği, aynı şekilde diğer sanık ...'un telefonunun da saat 11:48:25 ila 17:38:44 arasında baz sinyali vermediğinin tespit edildiği, sanık ...'nın HTS kayıtlarına göre 15:40:25'te ... ile 25 saniye süren bir görüşme yaptığı, İstanbul İl Jandarma İstihbarat yapılanmasındaki iş bölümüne göre diğer sanık ...'nin, sanık ...'nın görev yaptığı birimin komutanı olmadığı, sanık ...'nın görevi ile alakalı bir konuda kendi amiri dururken diğer sanık ...'yi aramasının beklenemeyeceği, olayın olduğu saatte birlikte göreve çıkan sanıklar ... ve ...'nın aynı anda telefonlarının kapalı olmasının rastlantıyla izahının mümkün olmadığı, sanıkların olay saatinde telefonlarını kapalı tutmalarındaki amacın baz ve HTS kayıtlarına göre yerlerinin tespit edilmesini önlemek olduğu, yine sanık ...'nın cinayetin hemen sonrasında diğer sanık ...'yi aramasının da sanık ...'nın, diğer sanık ... tarafından yapılan koordinenin içerisinde olduğunu gösterdiği, ayrıca HTS kayıtlarına göre sanığın Eylül 2006-Ekim 2007 tarihleri arasında İspanya, Brezilya, Zimbabwe, Almanya, Arjantin gibi ülkelerden mesaj aldığının tespit edildiği, olay günü sanık ... ve ...'in devamlı olarak diğer sanık ...'nin TİM Komutanı olduğu birimin unsur elemanları ile irtibatta olmalarının, diğer sanık ... ile sanık ...'nın cinayetin gerçekleşmesinde birlikte hareket ettiklerini ve ...'in de dikkat çekmemek adına dolaylı yollardan diğer sanık ...'ye ulaşıp, koordineyi sağladığını gösterdiği, sanık ... ve ...'in, Fırat (Hrant) Dink cinayetinin işlendiği tarihte İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü Aşırı Sağ Faaliyetler biriminde Astsubay rütbesinde unsur elemanı olarak görev yaptıkları, bu birimin TİM Komutanı'nın ise ... olduğu, sanığın kendi TİM Komutanı dururken ilk olarak başka birimin TİM Komutanı ile iletişim kurmasının da bu durumu desteklediği, yine sanıklar ... ve ...'nın 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafında hareket etmelerinin de her iki sanığın aynı irade ile hareket ettiğini gösterdiği, İstanbul İl Jandarma İstihbarat görevlileri ... ve ...'un görev kayıt defterine göre farklı yerlerde bulunmaları gerekirken, cinayet mahalli ve çevresinde bulunduklarının cep telefonu sinyal baz bilgileri ile tespit edildiği, bu durumun da sanıkların organize şekilde hareket ettiklerini ortaya koyduğu, ayrıca sanığın 2012 ila 2014 yılları arasında ankesörlü telefonlardan aranmalarının bulunduğu, Türkiye'de yabancı düşmanlığı ve azınlıklara ayrım yapıldığı yönünde oluşturulan yapay gündemin diri tutulması, bu gerginliğin arttırılması ile Anayasal düzenin ortadan kaldırılması amacıyla vahim eylem niteliğinde olmak üzere Fırat (Hrant) Dink'in hedef yapıldığı, İstanbul ve Trabzon Jandarma İstihbarat görevlileri tarafından cinayet tarihinden önce Fırat (Hrant) Dink'in ev ve iş yerlerinde keşiflerin yapıldığı, cinayet günü ise sanığın da içinde bulunduğu ekip tarafından fail Ogün Samast'ın an ve an takibinin yapılması ile cinayetin işlendiği, cinayet öncesinde ve sonrasındaki HTS kayıtlarında olay saatinde sanığın görev yerinde olmadığı, Taksim civarında olduğu, olaydan sonra görev bölgesine yönlendiği, olay saatinde telefonunun baz sinyali vermediği, olay öncesinde ve sonrasında koordineyi sağlayan sanık ... ile irtibatta olduğu, cinayet tarihine yakın dönemlerde bazı sanıklarda olduğu gibi yabancı ülke adına kayıtlı telefonlardan mesajlar aldığı, daha sonrasında örgütle bağını devam ettirerek ankesör arama kayıtlarının bulunduğu, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminde de örgüt üyeleri ile birlikte hareket ettiği, cinayetin faili Ogün Samast'ın beyanında; ''...İstanbul'a tek başıma geldim. İstanbul'a geldikten sonra otogardan dayımın evine gittim bir gece kaldım. Olay günü Şişli'ye gittim ve adresi buldum. Bir internet kafe aradım o sırada Halaskargazi Caddesinde ve sanırsam sonradan öğrendiğim kadarı ile Şafak Sokak'ta iki şahsın beni takip ettiğini ve sürekli benimle birlikte hareket ettiklerini gördüm. Bunun üzerine oradaki ankesörlü telefondan Yasin Hayal'in telefonunu aradım, abi beni takip edenler var, polis var sanki arkamda dedim, Yasin bilmiş ve kendinden emin bir şekilde bana olabilir, onlar bizden dedi...'' şeklinde beyanda bulunduğu, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı görevlendirme defterinde 19.01.2007 günü saat 10.30 ve 18.00 saatleri arasında sanıklar ... ile ...'un Beykoz ve Kartal'da görevli oldukları, ancak baz kayıtları ve HTS kayıtlarına göre 19.01.2007 günü sanık ...'nın saat 13:43 ve 13:52 civarında Adnan Menderes Bulvarı Topkapı çevresindeki baz istasyonlarından sinyal verdiği, saat 15:40'a kadar baz sinyali vermediği, aynı şekilde beraber göreve çıkan sanık ...'un telefonunun da saat 11:48:25 ila 17:38:44 arasında baz sinyali vermediği, sanık ...'nın HTS kayıtlarına göre 15:40:25'te ... ile 25 saniye süren bir görüşme yaptığı, İstanbul İl Jandarma İstihbarat yapılanmasına bakıldığında diğer sanık ...'nin sanık ...'nın görev yaptığı birimin amiri konumunda olmadığı, görevi ile alakalı bir konuda sanık ...'nın kendi amirinden önce diğer sanık ...'yi aramasının beklenemeyeceği, olayın olduğu saatte birlikte görev çıkan sanıklar ... ve ...'nın aynı anda telefonlarının kapalı olmasının rastlantıyla izahının mümkün olmadığı, sanıkların olay saatinde telefonlarını kapalı tutmalarındaki amacın, baz ve HTS kayıtlarına göre yerlerinin tespit edilmesini önlemek olduğu, yine sanık ...'nın cinayetin hemen sonrasında diğer sanık ...'yi aramasının da bu organizasyonun diğer sanık ... tarafından yapıldığını ortaya koyduğu, diğer sanık ... ile birlikte cinayet failini takip ettikleri, bunun üzerine bu durumu sormak için cinayet failinin Yasil Hayal'i aradığı ve Yasin Hayal'in de yanıt olarak "onlar bizden" dediği, sanığın cinayet failini takip eden ekip içerisinde yer alması suretiyle failin öldürme yönündeki kararını güçlendirdiği,

6.SANIK ...'UN; İstanbul İl Jandarma Komutanlığında Uzman Çavuş olarak görev yaptığı, HTS tespit tutanağı içeriğine göre İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ile yapılan yazışma sonucunda cinayetin işlendiği 19.01.2007 tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığına ait Renault Clio marka araçla sanıklar ... ve ...'un görev yaptıkları, diğer sanık ...'nın kullanımında olan 05054... nolu telefon hattı ile sanık ...'un kullanımında olan 05054... numaralı telefon hattına ait iletişim ve baz bilgilerinin incelenmesinde birlikte görev yaptıkları diğer sanık ...'nın 19.01.2007 günü 13:52-15:40 saatleri arasında 05054... nolu telefon hattının başka herhangi bir telefon hattıyla irtibatının bulunmadığı, yine sanık ...'un 19.01.2007 günü 11:48-17:38 saatleri arasında 05054... numaralı telefon hattının başka herhangi bir telefon hattıyla irtibatının bulunmadığı, aynı araçta birlikte görev yapan sanıkların kullanımlarındaki bilinen telefon hatlarını iletişime kapattıkları, cinayet mahalli ve çevresinde Ogün Samast ve Fırat (Hrant) Dink'i izlerken tespit edilemeyen başka hatlar ya da istihbari iletişim cihazları kullandıkları, HTS tespit ve değerlendirme tutanağı incelendiğinde; sanık ...'un kullanımında bulunan 05054... numaralı hattın cinayet günü olan 19.01.2007 tarihinde saat 11:48:25'te Erdal Bozkurt ile 50 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Seyrantepe Mahallesi Sarıkaya Sokak No: 26 Kağıthane/İstanbul adresinden baz verdiği, sonrasında saat 17:38:44'te ... adına kayıtlı ve eşinin kullanımında olduğu değerlendirilen hatla 20 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Kavacık Mahallesi Mihribat Caddesi No: 282 Beykoz/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 18:18:09'da Serdar Şimşek ile 31 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Atatürk Oto Sitesi Çiftkurtlar Binası No: 78 Maslak/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 18:27:55'de ... ile 241 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Fatih Ormanı Bahçeköy Yolu Telsim Turkcell-Aria Kuleleri yanı İstanbul adresinden baz verdiği, saat 18:33:43'de Erdal Bozkurt ile 18 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Eski Büyükdere Caddesi No: 13 Tahir Ağa Çeşme Sokak Ayazağa İş Merkezi Maslak/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 18:54:30'te ... adına kayıtlı ve eşinin kullanımında olduğu değerlendirilen hatla 30 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Büyükdere Mahallesi Mühendis Şevket Sokak No: 52 Sarıyer/İstanbul adresinden baz verdiği, sanık ile birlikte görev yapan diğer sanık ...'nın HTS kayıtları incelendiğinde; cinayet günü olan 19.01.2007 tarihinde saat 13:43:57'de ... adına kayıtlı ve eşinin kullanımında olduğu değerlendirilen hatla 42 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Adnan Menderes Bulvarı Topkapı/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 13:46:08'de ... adına kayıtlı ve eşinin kullanımında olduğu değerlendirilen hatla 14 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Adnan Menderes Bulvarı Topkapı/İstanbul adresinden baz verdiği, saat 13:52:27'de ... ile 17 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında Adnan Menderes Bulvarı Topkapı/İstanbul adresinden baz verdiği, sonrasında ise saat 15:40:25'te ... ile 25 saniye süren bir görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında TEM otoyolu üzeri Elmalı Mevkii Telekom Sahası yanı İstanbul adresinden baz verdiği, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nda cinayet günü yapılan görevlendirmelerle ilgili gönderilen cevap yazılarına göre sanık ... ve diğer sanık ...'nın 19.01.2007 tarihinde 10:30-18:00 saatleri arasında "Haber elemanı ile görüşme, istihbari faaliyette bulunma" maksadıyla Beykoz-Kartal bölgesinde görevli olduklarının bildirildiği, her iki sanığın HTS kayıtları birlikte değerlendirildiğinde sanığın cinayet saatinde görev bölgesinde değil Avrupa yakasında olduğu, cinayetten sonraki saatte birlikte görev yaptıkları diğer sanık ... Karakaya'nın telefonunun 15:40'da baz vermeye başlaması nedeniyle görev yerine gitmek için yola çıktıkları, sanığın kullanımında olan 05054... nolu hattının 19.01.2007 tarihinde saat 11:48:25 ila 17:38:44 arasında baz sinyali vermediğinin tespit edildiği, sanık ile birlikte görev yazılan diğer sanık ...'nın hattının ise saat 13:52:27 ila 15:40:25 arasında baz sinyali vermediğinin tespit edildiği, cinayet saatinde her iki sanığın telefonlarının kapalı olmasının rastlantı ile izahının mümkün olmadığı, cinayetin faili olan Ogün Samast'ın beyanında; ''...İstanbul'a tek başıma geldim. İstanbul'a geldikten sonra otogardan dayımın evine gittim bir gece kaldım. Olay günü Şişli'ye gittim ve adresi buldum. Bir internet kafe aradım o sırada Halaskargazi Caddesi'ne ve sanırsam sonradan öğrendiğim kadarı ile Şafak Sokak'ta iki şahsın beni takip ettiğini ve sürekli benimle birlikte hareket ettiklerini gördüm. Bunun üzerine oradaki ankesörlü telefondan Yasin Hayal'in telefonunu aradım, abi beni takip edenler var, polis var sanki arkamda dedim, Yasin bilmiş ve kendinden emin bir şekilde bana olabilir, onlar bizden dedi...'' şeklinde beyanda bulunduğu, İstanbul Jandarma Komutanlığı görevlendirme defterinde sanık ...'ye ...'in şoförlüğünde cinayet günü olan 19.01.2007 tarihi saat 12:15 ila 15:00 arasında Jandarma Bölge Komutanlığı Dispanserine muayene için Beşiktaş-Balmumcu bölgesine görevlendirme yazıldığı, diğer sanık ...'ye cinayet saatinde Jandarma Komutanlığında değil Beşiktaş-Balmumcu adresinde görevlendirme yazıldığı, dolayısı ile cinayetin gerçekleştiği yere çok yakın bir yerde olduğu, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünün istihbarat personeli görevlendirme kayıt defterine göre 19.01.2007 tarihinde saat 10.30 ila 18.00 arasında sanıklar ... ile ...'nın Renault Clio Symbol marka araç ile Beykoz ve Kartal'da görevli olduğunun belirtildiği, baz kayıtları ve HTS kayıtlarına göre 19.01.2007 günü diğer sanık ...'nın saat 13:43 ila 13:52 civarında Adnan Menderes Bulvarı Topkapı çevresindeki baz istasyonlarından sinyal verdiği, saat 15:40'a kadar baz sinyali vermediği, aynı şekilde sanık ...'un telefonunun da saat 11:48:25 ila 17:38:44 arasında baz sinyali vermediğinin tespit edildiği, sanık ... ile birlikte göreve çıkan diğer sanık ...'nın 15:40:25'te ... ile 25 saniye süren bir görüşme yaptığı, İstanbul İl Jandarma İstihbarat yapılanmasına bakıldığında diğer sanık ...'nin sanık ...'nın görev yaptığı birimin amiri konumunda olmadığı, görevi ile alakalı bir konuda sanık ...'nın kendi amirinden önce diğer sanık ...'yi aramasının beklenemeyeceği, olayın olduğu saatte birlikte göreve çıkan sanıklar ... ve ...'nın aynı anda telefonlarının kapalı olmasının rastlantıyla izahının mümkün olmadığı, sanıkların olay saatinde telefonlarını kapalı tutmalarındaki amacın, baz ve HTS kayıtlarına göre yerlerinin tespit edilmesini önlemek olduğu, yine diğer sanık ...'nın cinayetin hemen sonrasında diğer sanık ...'yi aramasının da bu koordinenin diğer sanık ... tarafından yapıldığını ortaya koyduğu, diğer sanık ... ile birlikte cinayet failini takip ettikleri, bunun üzerine bu durumu sormak için cinayet failinin Yasil Hayal'i aradığı ve Yasin Hayal'in de yanıt olarak "onlar bizden" dediği, sanığın cinayet failini takip eden ekip içerisinde yer alması suretiyle failin öldürme yönündeki kararını güçlendirdiği,

7.SANIK ...'NIN; Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürü olarak 15.07.2006 tarihinde atandığı, Yasin Hayal'in suç örgütü ve faaliyetlerinin, Fırat (Hrant) Dink'e karşı geliştirilen öldürme planının, belirlenen tetikçinin ve bu tarihe değin gelişmelerin yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel'in verdiği bilgiler doğrultusunda kendisine aktarıldığı, devam eden süreçte tüm alınan istihbari bilgilerle ve cinayetin seyrinde önemli değişikliklerle kesin olarak işleneceği emarelerini gösteren hazırlık hareketlerinden haberdar olduğu gibi bu şekilde oluşmasını da sevk ve idare ettiği, bu tasarının önlenebilmesi adına yetkisi ve sorumluluğu bulunduğu halde, aksine emri altındakileri örgütsel bir saik ile yönlendirip, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı diğer sanık ... ile ortak hareket ederek cinayetin işlenmesini sağladığı, yardımcı istihbarat elemanı ile Emniyet İstihbarat görevlilerinin yapmış olduğu görüşmelerde Yasin Hayal grubu ve faaliyetlerinin, Fırat (Hrant) Dink'e karşı geliştirilen öldürme planının, belirlenen tetikçilerinin, cinayete değin tüm gelişmelerin yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel'in verdiği bilgiler doğrultusunda en başından itibaren rapor ve belgelerde kayıt altına alındığı, yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel'in verdiği bilgilere rağmen yardımcı istihbarat elemanlığı görevinden çıkarılmasını 2006 yılı Kasım ayında Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı'nda sorumluluğu kabul edilen diğer sanıklar ile birlikte sağladığı, Fırat (Hrant) Dink cinayetinin Ogün Samast tarafından gerçekleştirileceğine ilişkin 2006 yılı Eylül-Ekim aylarında tanzim edilen buluşma raporu gibi belgelerin fiziken ve elektronik ortamdaki kaydının yok edilmesinden bunları yalnızca Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı'na bildiren ve Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürü olan sanığın sorumluluğunun da bulunduğu, sorumluluğu altında bulunan Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından Yasin Hayal ve grubu ile ilgili olarak yapılan 2006 yılı Eylül-Ekim aylarındaki yardımcı istihbarat elemanı görüşmesinin ve fiziki takiplerin mevzuat gereği zorunlu olarak raporlara dönüştürülmesi gerekirken bu konuda rapor düzenlenmesini sağlamadığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün cinayet tarihlerinin öncesinden itibaren düzenlediği örgütsel sohbet toplantılarına katıldığı, bu itibarla sanığın görev süresi içinde gerçekleşeceğini bildiği halde cinayeti önleme konusunda bir çaba göstermediği, örgüt mensupları haricinde üstlerine haber vermediği, cinayetten haber alınacak yegane istihbarat elemanı Erhan Tuncel'in görevden düşümünü gerçeğe aykırı uydurma sebeplerle sağladığı, bunun öncesinden ve sonrasından itibaren de emri altındakilerin istihbarat bilgi raporu tanzimlerini engellediği, kendi sorumluluklarına gidilmesine neden olabilecek tüm işlemleri imha ettirdiği ve gizlediği, son anına kadar cinayetin azmettirici ve faillerini takip ederek eylemden kesin olarak haberdar olduğu halde ilgili mercilerden Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı'ndaki örgüt mensuplarına gönderdiği buluşma ve haber raporları dışında hiçbirini mülki ve adli makamlara bildirmediği ve bunları harekete geçirmediği, dolayısıyla cinayetin önlenmesini sağlayacak hiçbir tedbiri almadığı gibi örgütsel gizlilik uyarınca alınmasının da önüne geçtiği, cinayet sonrası da bu doğrultuda cinayetin sorumluluğunun örgütsel amaçlı şekilde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü üzerine bırakılması amacıyla ortak örgütsel irtibatı bulunan diğer sanıklarla birlikte örgütsel organizasyon ve iş bölümü çerçevesinde hareket ettiği,

8.SANIK ...'NUN; 2005 yılı Eylül ile 2008 yılı Temmuz ayları arasında Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü'nden sorumlu Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığı, diğer sanık ... ile birlikte istihbarat şubenin görevlerini yürüttükleri, bu görev süresi içerisinde Yasin Hayal grubu ve faaliyetlerinin, Fırat (Hrant) Dink'e karşı 1 yıl öncesinden geliştirilen öldürme planının, belirlenen tetikçilerinin, cinayete değin tüm gelişmelerin yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel'in verdiği bilgiler doğrultusunda en başından itibaren Trabzon İl Emniyet İstihbarat görevlileri tarafından bilindiği, sanığın kendisinin de bu konuda bilgi sahibi olduğu, devam eden süreçte alınan tüm istihbari bilgilerle ve cinayetin seyrindeki önemli değişikliklerle cinayetin kesin olarak işleneceği emarelerini gösteren hazırlık hareketlerinin tamamından haberdar olduğu gibi bu şekilde oluşmasını da diğer sanık ... ile birlikte sevk ve idare ettiği, bu tasarının önlenebilmesi adına yetkisi ve sorumluluğu bulunduğundan dolayı gerekenleri yapmak yerine aksine emri altındakileri 2006 yılı Eylül-Ekim aylarındaki yardımcı istihbarat elemanı ile buluşma raporu gibi fiziki ve elektronik ortamdaki kayıtlarının yok edilmesi ile yardımcı istihbarat elemanının görev düşümünün sağlanmasında yönlendirip, cinayetin işlenmesini sağladığı, sorumluluğu altında bulunan Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından Yasin Hayal ve grubu ile ilgili olarak 2006 yılı Eylül-Ekim aylarındaki yardımcı istihbarat elemanı görüşmelerinin ve yapılan fiziki takiplerin mevzuat gereği zorunlu olarak raporlara dönüştürülmesi gerekirken bu konuda düzenlenmesi gereken raporların düzenlenmesini sağlamadığı, sanığın cinayetin 1 yıl öncesinden itibaren gerçekleşeceğini bildiği halde, cinayetin işlenmesine değin tüm görev süresi içinde bu cinayeti sorumlu olduğu halde önlemediği, örgüt mensupları haricinde üstlerine haber vermediği, cinayetten haber alınacak yegane istihbarat elemanı Erhan Tuncel'in yardımcı istihbarat elemanlığından düşümünü gerçeğe aykırı uydurma sebeplerle Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı onayı ile sağladığı, bunun öncesinden ve sonrasından itibaren emri altındakilerin istihbarat bilgi raporu tanzimlerini engellediği, kendi sorumluluklarına gidilmesine neden olabilecek Fırat (Hrant) Dink cinayetinin Ogün Samast tarafından gerçekleşeceğine dair 2006 yılı Eylül-Ekim aylarında tanzim edilen buluşma raporu gibi belgelerin fiziken ve elektronik ortamdaki kayıtlarının yok edilmesinde bunları yalnızca Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı'ndaki örgüt mensuplarına bildiren sanığın da sorumluluğunun bulunduğu, son anına kadar cinayetin azmettirici ve faillerini takip ederek eylemden kesin olarak haberdar olduğu halde, ilgili mercilerden Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı'ndaki örgüt mensuplarına gönderilen buluşma ve haber raporları dışında hiçbirini mülki ve adli makamlara bildirmediği ve bu makamları harekete geçirmediği, dolayısıyla cinayetin önlenmesini sağlayacak hiçbir tedbiri almadığı gibi örgütsel gizlilik uyarınca alınmasının da önüne geçtiği, örgütsel organizasyon ve iş bölümü çerçevesinde kasıtlı eylemlerde bulunduğu,

9.SANIK ...'IN; 2005 yılı Ağustos ayından itibaren Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü Aşırı Sağ Faaliyetler Bürosu'nda Memduh Aydın kod ismi ile polis memuru olarak görev yaptığı, ...'nun 2006 yılı Ağustos ayında askere gitmesi üzerine yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel'den sorumluluğun bu sanığa devredildiği, görev süresi içerisinde Yasin Hayal'in suç örgütü ve faaliyetlerinden, ...'e karşı 1 yıl öncesinden geliştirilen öldürme planından, belirlenen tetikçilerden, cinayete değin tüm gelişmelerden yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel'in verdiği bilgiler doğrultusunda en başından itibaren bilgi sahibi olduğu, bu süreçte alınan istihbari bilgilerden, cinayetin seyrindeki tüm önemli değişikliklerden ve cinayetin kesin olarak işleneceği emarelerini gösteren hazırlık hareketlerinin tamamından da haberdar olduğu halde, bunların gizlenmesini ve raporlara aktarılmamasını amirleri olan diğer sanıklar ... ve ...'nın emir ve talimatları doğrultusunda sağladığı, yardımcı istihbarat elemanı ile yapılan görüşmeleri rapora bağlamayıp, gizlilik içerisinde bu sanıklarla birlikte hareket ettiği, bu itibarla yardımcı istihbarat elemanından 2006 yılı Eylül-Ekim aylarında edindiği tetikçinin Ogün Samast olduğu bilgisine dair haber raporlarını tanzim etmediği, birim içerisinde bu tarihten itibaren yürütülen gizlilik, delil saklama ve imha etme fiilleriyle olası sorumluluk isnatlarını ortadan kaldıracak işlemler tesis etme şeklindeki hareket zincirini sürdürdüğü, Yasin Hayal ve grubu ile ilgili olarak yapılan fiziki takiplerin mevzuat gereği zorunlu olarak raporlara dönüştürülmesi gerekirken bu konuda rapor düzenlemediği, yine ...'ın beyanında; ''Yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel ile araç içerisinde görüşmelerinin notlarını tuttuğu halde, sanığın bunları rapora dönüştürmediğini'' beyan ettiği, bu bilgilerin cinayeti işleyecek olan tetikçinin Ogün Samast olduğu bilgisini içerdiğinin, sanığın görüştüğü yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel'in beyanlarıyla da doğrulandığı, tüm bu gizlilik içindeki yürütülen faaliyetlerin en önemli halkası ve bu kapsamda cinayetin gerçekleşmesinde sorumluluk doğuran işlemlerden olan Erhan Tuncel'in yardımcı istihbarat elemanlığından düşürülmesine ilişkin 16.11.2006 tarihli Kürşat Güneş kod adlı diğer sanık ... ile birlikte tümüyle bahane içeren "YİE'den verim alınamadığından düşümünün talep edilmesine" dayanak raporu da sanığın tanzim ettiği, gerçekleşen cinayet eylemine sorumlu işlemleriyle doğrudan katkıda bulunduğunun anlaşıldığı, bunun yanında sanığın cinayetin Trabzon ayağının son anına kadar da Erhan Tuncel'in düşümü gerçekleştirildiği halde, azmettirici ve faillerini takip ettiği, bu itibarla sanığın işlenen cinayetin tüm sürecini yakından bilerek takip etmekle yetinmeyip, gizlilik içerisinde bunun yürütülmesi adına kendisine verilen tüm emirleri de sorgulamaksızın yerine getirdiğinin anlaşıldığı, her ne kadar sanığın polis memuru olarak söz konusu cinayet tasarısının önlenebilmesi adına adli ve idari kurumları harekete geçirebilecek yönlendirici düzeyde bir yetkisinin bulunmadığı ile sürülse de sanığın yapmış olduğu işlemlerle cinayetin mutlak suretle gerçekleşeceğini bilebilecek düzeyde olduğu, emir komuta zincirinde kanunsuz emrin suç içermesi halinde kesinlikle yerine getirilmeyeceğini bildiği, belirtilen süreç içinde kesin olan cinayet planının önlenmesi adına da hiçbir gayretinin tespit edilemediği, diğer sorumlu sanıklarla fikir birliği ve iştirak halinde olduğu, gerçekleşen cinayetten de görevinin gereklerini yerine getirmediğinden, sorumlu olduğu, sanığın 1 yıl öncesinden itibaren gerçekleşeceğini bildiği cinayetin işlenmesine değin tüm görev süresi içinde üstleri olan diğer sanıkların gözetimi, sevk ve idaresiyle bu cinayetin önlenmesine yönelik önleyici işlemlerde bulunması gerektiği, bunun yerine bizzat cinayete giden temel işlemleri tesis ettiği ve yapılanları gizlemek suretiyle cinayet tasarısının ifşasını önlediği, cinayetten haber alınacak yegane Emniyet İstihbarat yardımcı elemanının düşümünü gerçeğe aykırı uydurma sebeplerle diğer sanık ... ile birlikte tanzim ettiği raporla sağladığı, bunun öncesinde ve sonrasında yapılan görüşmeleri de üstlerinin yönlendirmesiyle istihbarat bilgi raporlarına dönüştürmediği, kendi sorumluluklarına gidilmesine neden olabilecek tüm işlemleri imha ederek gizlediği, son anına kadar cinayetin azmettirici ve faillerini de takip edip eylemden kesin olarak haberdar olduğu halde, üstlerinin suç içeren yönlendirmesinin dışına çıkmayarak mülki ve adli makamları bilgilendirmediği, dolayısıyla kesin işleneceğini bildiği cinayetin önlenmesini sağlayacak hiçbir tedbiri almadığı gibi örgütsel gizlilik uyarınca alınmasına da engel olduğu, diğer sanıklarla iştirak halinde hareket ettiği,

10.SANIK ...'NIN; Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü Aşırı Sağ Faaliyetler Bürosunda Kürşad Güneş kod ismi ile polis memuru olarak görev yaptığı, görev süresi içerisinde Yasin Hayal'in suç örgütü ve faaliyetlerinden, Fırat (Hrant) Dink'e karşı 1 yıl öncesinden geliştirilen öldürme planından, belirlenen tetikçilerden, cinayete değin tüm gelişmelerden yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel'in verdiği bilgiler doğrultusunda en başından itibaren ve kesintisiz şekilde bilgi sahibi olduğu, tüm alınan istihbari bilgilerden, cinayetin seyrindeki önemli değişikliklerden, cinayetin kesin olarak işleneceği emarelerini gösteren hazırlık hareketlerinin tamamından haberdar olduğu halde, bunların gizlenmesi ve raporlara aktarılmamasını amirleri olan diğer sanıklar ... ve ...'nın emir ve talimatları doğrultusunda yerine getirdiği, yardımcı istihbarat elemanı ile yapılan ve diğer sanık ...'la birlikte katıldığı görüşmelerini rapora bağlamayıp, gizlilik içerisinde hareket ettiği, buna göre yardımcı istihbarat elemanından 2006 yılı Eylül-Ekim aylarında edindiği tetikçinin Ogün Samast olduğuna ilişkin bilgiye ilişkin yapılan görüşme sonrasında haber raporunu tanzim etmediği, birim içerisinde 2006 yılı Eylül ayından itibaren yürütülen gizlilik, delil saklama ve imha etme fiilleriyle olası sorumluluk isnatlarını ortadan kaldıracak işlemler tesis etme şeklindeki hareket zincirine dahil olduğu ve bunu sürdürdüğü, Yasin Hayal'in suç örgütü ve grubu ile ilgili olarak yapılan fiziki takiplerin mevzuat gereği zorunlu olarak raporlara dönüştürülmesi gerekirken bu konuda gerekli raporları düzenlemediği, cinayeti işleyecek tetikçinin Ogün Samast olduğu bilgisinin, diğer sanık ...'la birlikte kendisine iletildiği hususunun bizzat kendisinin de görüştüğü sabit olan yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel'in aşamalardaki beyanlarıyla ortaya çıktığı, tüm bu gizlilik içinde yürütülen faaliyetlerin en önemli halkası ve bu kapsamda cinayetin gerçekleşmesinde sorumlu işlemlerden olan, Erhan Tuncel'in yardımcı istihbarat elemanlığından düşürülmesine ilişkin 16.11.2006 tarihli Memduh Aydın kod ... ile birlikte tümüyle bahane içeren "YİE'den verim alınamadığından düşümünün talep edilmesine" dayanak raporu da sanığın tanzim ettiği, gerçekleşen cinayet eylemine sorumlu işlemleriyle doğrudan katkıda bulunduğu, bunun yanında sanığın cinayetin Trabzon ayağının son anına kadar da azmettirici ve faillerini takip ettiği, sanığın işlenen cinayetin tüm sürecini yakından bilerek takip etmekle yetinmeyip, gizilik içerisinde bunun yürütülmesi adına kendisine verilen tüm emirleri de sorgulamaksızın yerine getirdiği, her ne kadar sanığın polis memuru olarak söz konusu cinayet tasarısının önlenebilmesi adına adli ve idari kurumları harekete geçirebilecek yönlendirici düzeyde bir yetkisinin bulunmadığı ve sorumlu olamayacağı savunulsa da sanığın yapmış olduğu işlemlerle cinayetin işlenmesini sağlamasının sonuçlarını de bilebilecek düzeyde olduğu, emir komuta zincirinde kanunsuz emrin suç içermesi halinde, kesinlikle yerine getirilmeyeceğini bildiği, belirtilen süreç içinde kesin olan cinayet planının önlenmesi adına da hiçbir gayretinin tespit edilemediği, diğer sorumlu sanıklarla fikir birliği ve iştirak halinde olduğu, gerçekleşen cinayetten de görevinin gereklerini yerine getirmediği için sorumlu olduğu, sanığın 1 yıl öncesinden itibaren gerçekleşeceğini bildiği cinayetin işlenmesine değin tüm görev süresi içinde bu cinayeti üstleri olan diğer sanıkların gözetimi, sevk ve idaresiyle önleyici işlemlerde bulunması gerektiği halde, cinayete giden temel işlemleri tesis ettiği ve yapılanları gizlemek suretiyle cinayet tasarısının ifşasını önlediği, cinayetten haber alınabilecek yegane Emniyet İstihbarat elemanının düşümünü gerçeğe aykırı uydurma sebeplerle diğer sanık ...'la birlikte tanzim ettiği raporla sağladığı, bunun öncesinde ve sonrasında yapılan görüşmeleri üstlerinin yönlendirmesiyle istihbarat bilgi raporuna dönüştürmediği, kendi sorumluluklarına gidilmesine neden olabilecek işlemleri imha ederek gizlediği, son anına kadar cinayetin azmettirici ve faillerini de takip ederek eylemden kesin olarak haberdar olduğu halde, üstlerinin suç içeren yönlendirmesinin dışına çıkmayarak mülki ve adli makamları bilgilendirmediği, dolayısıyla kesin işleneceğini bildiği cinayetin önlenmesini de sağlayacak hiçbir tedbiri almadığı gibi bu gizlilik uyarınca alınmasının da önüne geçtiği ve diğer üstleri olan sorumlu sanıklarla birlikte hareket ettiği,

11.SANIK ...'ÜN; Albay rütbesi ile Trabzon İl Jandarma Komutanı olarak cinayetin işlendiği 19.01.2007 tarihinin öncesinde ve sonrasında görevli olduğu, emri altındaki Jandarma İstihbarat görevlileri olup, sorumlulukları tespit edilen diğer sanıkları sevk ve idare ederek Fırat (Hrant) Dink cinayetinin işlenmesini sağladığı, emri altındakilerin kendisine ilettiği cinayetin istihbari bilgilerini gizlemek adına istihbari anlamda kayıt altına aldırmayıp, bu istihbarat doğrultusunda gereken önleyici görevlerini yerine getirmekle yükümlü olduğu işlemleri yapmadığı, astlarına vermesi gereken talimatları vermediği, bu yönüyle ve en başından itibaren sorumluluğunun olduğu, bu sorumluluğunun gizlenmesi adına emri altındakilere müfettişlere gerçeği anlatmamaları adına baskıda bulunduğu, Jandarma İstihbarat haber elemanı ...'yi kendilerine istihbari bilginin verildiğini anlatmaması için astları üzerinden tehdit ettirerek baskıda bulunduğu, cinayet sonrasında ... ile tesadüfen karşılaşılmış gibi gösterilmek suretiyle tanzim ettirdiği haber raporu ile suçu ve buna dair eylemlerini gizlemeye yönelik davranışlarda bulunduğu, cinayet öncesinde Yasin Hayal'in tetikçi aradığı ve kendisine el yapımı tabanca bulması için bir miktar para verdiği hususlarının ... tarafından Trabzon İl Jandarma İstihbarat görevlilerine bildirildiği, bu şekilde Trabzon Jandarma İstihbarat görevlileri cinayetten öncesinden haberdar oldukları halde, buna ilişkin pasif kaldıkları, herhangi bir tutanak düzenlemeyip, ilgili yerlere bildirmedikleri gibi cinayetin gerçekleşmesinden sonra cinayetin işleneceğine dair bilginin kendilerine verilmiş olduğunu gizlemek amacıyla ...'ye yönlendirmede bulunup, cinayet sonrası karşılaşılmış gibi tutanak düzenledikleri, sanığın işleneceğini bildiği cinayeti önlemek adına gerekenleri yapmak yerine İstanbul ilinde 2006 yılı Ağustos ayında ...'in ev ve iş yerlerinde, cinayet olayında sorumluluğu kabul edilen İstanbul İl Jandarma İstihbarat görevlileri ile irtibatlı şekilde keşif yaptırdığı, cinayet anına değin azmettirici ve failleri hem Trabzon ilinde hem de İstanbul ilinde takip ettirip, cinayetin işlenmesini sağladığı, yetkisi ve sorumluluğu bulunduğu halde, cinayetin işlenmesini önlemeye yönelik bir tedbire başvurmadığı, Trabzon İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü ...'ın kendisine bu konuda yaptığı hatırlatmalara rağmen gerekli işlemleri yapmış gibi beyanlarda bulunarak ...'ın sürece dahil olmasına da engel olduğu anlaşılmakla, sanığın örgütsel organizasyon ve iş bölümüne dahil olarak Fırat (Hrant) Dink cinayetinin Yasin Hayal ve suç örgütüne işletilmesi sürecinde kasıtlı ve icrai nitelikte eylemlerde bulunduğu,

12.SANIK ...'İN; Astsubay rütbesi ile Trabzon İl Jandarma İstihbarat görevlisi olarak cinayetin işlendiği 19 Ocak 2007 tarihinin öncesinde ve sonrasında görevli olduğu, emri altındaki istihbarat görevlisi diğer sanık ..., birlikte görev yürüttüğü Astsubay diğer sanık ... ve Albay rütbesinde görevli üstü diğer sanık ... ile birlikte hareket ettiği, diğer sanık ...'ün talimatları doğrultusunda hareket ederek Fırat (Hrant) Dink cinayetinin Yasin Hayal'in suç örgütüne işletilmesi sürecine dahil olduğu, komutanı olan diğer sanık ...'ün talimatıyla kendilerine verdiği istihbari bilgiyi anlatmaması adına diğer sanık ... ile birlikte haber elemanı ...'yi tehdit ederek baskı altına aldığı, ...'nin tutarlı ve oluşa uygun beyanlarıyla da bu durumun doğrulandığı, ...'ın da cinayet sonrasında tutanak tutulurken; "bu arkadaş sizi kahraman yapacak bilgiler vermiş ama siz kendinizi rezil ettiniz" şeklinde beyanda bulunduğu, cinayet sonrasında Jandarma İstihbarat elemanı ... ile tesadüfen karşılaşılmış gibi gösterilmesi suretiyle tanzim edilen, imzaladığı haber raporu ile suçu ve buna dair eylemlerini gizlemeye yönelik davranışlarda bulunduğu, Jandarma İstihbarat elemanı ...'nin beyanları kapsamında işleneceğini bildiği cinayeti üstü diğer sanık ...'e bildirmesinin ardından bunu önlemek adına gerekenlerin yapılmadığını gördüğü halde, maktulün İstanbul'daki ev ve iş yerlerinde 2006 yılı Ağustos ayında resmi bir görevlendirme olmamasına rağmen keşif yaptığı, tanzim ettiği olay sonrasındaki haber raporunda yer aldığı üzere cinayetin neyle ve ne şekilde kimlerle işleneceğine varıncaya değin edindiği bilgileri uyarınca cinayet anına değin faili takip ettiği ve ettirdiği, cinayetin işlenmesini sağlamak şeklinde eylemlerde bulunduğu, özellikle yetkisi ve sorumluluğu bulunduğu halde, cinayetin işlenmesini önlemeye yönelik bir tedbire başvurmadığı, kanunsuz emir kurumu uyarınca konusu suç teşkil eden emrin hiçbir surette yerine getirilmeyeceği, bunun askeri hizmetler tanımı içerisinde belirlenebilecek bir istisna kapsamında da olmadığı, yine üstü olan Albay rütbesiyle görevli diğer sanık ...'ün verdiği suç içeren emir ve talimatların cinayetin önlenmesine yönelik değil cinayete hazırlık hareketleri niteliğinde olduğunun dosya kapsamına yansıyan tespitler nedeniyle en başından itibaren anlaşıldığı, buna rağmen sanığın örgütsel organizasyon ve iş bölümüne dahil olarak Fırat (Hrant) Dink cinayetinin Yasin Hayal ve suç örgütüne işletilmesi sürecinde kasıtlı ve icrai nitelikte eylemlerde bulunduğu,

13.SANIK ...'IN; Astsubay rütbesi ile Trabzon İl Jandarma İstihbarat görevlisi olarak cinayetin işlendiği 19.01.2007 tarihinin öncesinde ve sonrasında görevli olduğu, emri altındaki istihbarat görevlisi diğer sanık ..., birlikte görev yürüttüğü Astsubay diğer sanık ... ve Albay rütbesinde görevli üstü diğer sanık ... ile birlikte hareket ettiği, diğer sanık ...'ün talimatları doğrultusunda hareket ederek Fırat (Hrant) Dink cinayetinin Yasin Hayal'in suç örgütüne işletilmesi sürecine dahil olduğu, komutanı olan diğer sanık ...'ün talimatıyla kendilerine verdiği istihbari bilgiyi anlatmaması adına diğer sanık ... ile birlikte haber elemanı ...'yi tehdit ederek baskı altına aldığı, ...'nin tutarlı ve oluşa uygun beyanlarıyla da bu durumun doğrulandığı, ...'ın da cinayet sonrasında tutanak tutulurken; "bu arkadaş sizi kahraman yapacak bilgiler vermiş ama siz kendinizi rezil ettiniz" şeklinde beyanda bulunduğu, cinayet sonrasında Jandarma İstihbarat elemanı ... ile tesadüfen karşılaşılmış gibi gösterilmesi suretiyle tanzim edilen haber raporu ile suçu ve buna dair eylemlerini gizlemeye yönelik davranışlarda bulunduğu, Jandarma İstihbarat elemanı ...'nin beyanları kapsamında işleneceğini bildiği cinayeti üstü diğer sanık ...'e bildirmesinin ardından bunu önlemek adına gerekenlerin yapılmadığını gördüğü halde, maktulün İstanbul'daki ev ve iş yerlerinde 2006 yılı Ağustos ayında resmi bir görevlendirme olmamasına rağmen keşif yaptığı, tanzim ettiği olay sonrasındaki haber raporunda yer aldığı üzere cinayetin neyle ve ne şekilde kimlerle işleneceğine varıncaya değin edindiği bilgileri uyarınca cinayet anına değin faili takip ettiği ve ettirdiği, cinayetin işlenmesini sağlamak şeklinde eylemlerde bulunduğu, özellikle yetkisi ve sorumluluğu bulunduğu halde, cinayetin işlenmesini önlemeye yönelik bir tedbire başvurmadığı, kanunsuz emir kurumu uyarınca konusu suç teşkil eden emrin hiçbir surette yerine getirilmeyeceği, bunun askeri hizmetler tanımı içerisinde belirlenebilecek bir istisna kapsamında da olmadığı, yine üstü olan Albay rütbesiyle görevli diğer sanık ...'ün verdiği suç içeren emir ve talimatların cinayetin önlenmesine yönelik değil cinayete hazırlık hareketleri niteliğinde olduğunun dosya kapsamına yansıyan tespitler nedeniyle en başından itibaren anlaşıldığı, buna rağmen sanığın örgütsel organizasyon ve iş bölümüne dahil olarak Fırat (Hrant) Dink cinayetinin Yasin Hayal ve suç örgütüne işletilmesi sürecinde kasıtlı ve icrai nitelikte eylemlerde bulunduğu,

14.SANIK ...'İN; Uzman çavuş rütbesi ile Trabzon İl Jandarma İstihbarat görevlisi olarak cinayetin işlendiği 19.01.2007 tarihinin öncesinde ve sonrasında görevli olduğu, sorumlulukları tespit edilen ve üstleri olan diğer sanıklar Albay rütbesinde görevli ..., Astsubay rütbesinde görevli ... ve ...'ın talimatları doğrultusunda Fırat (Hrant) Dink cinayetinin Yasin Hayal'in suç örgütüne işletilmesi sürecine dahil olduğu, en başından itibaren adli ve idari soruşturma birimlerine cinayete dair edindiği bilgileri ifade etmeyerek olayın sıcağı sıcağına aydınlanmasını ve çözülmesini önleyici davranışlarda bulunduğu, komutanı olan diğer sanık ...'ün talimatıyla kendilerine verdiği istihbari bilgiyi anlatmaması adına diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte haber elemanı ...'yi tehdit ederek baskı altına aldığı, ...'nin tutarlı ve oluşa uygun beyanlarıyla da bu durumun doğrulandığı, cinayet sonrasında ... ile tesadüfen karşılaşılmış gibi gösterilmek suretiyle tutanak tanzim edilip, dahil olduğu haber raporu ile suçu ve buna dair eylemlerini gizlemeye yönelik davranışlarda bulunduğu, ...'ın da cinayet sonrasında tutanak tutulurken; "bu arkadaş sizi kahraman yapacak bilgiler vermiş ama siz kendinizi rezil ettiniz" şeklinde beyanda bulunduğu, Jandarma İstihbarat elemanı ...'nin beyanları kapsamında işleneceğini bildiği cinayeti üstü ...'e bildirmişse de tanzim edilen haber raporunda yer aldığı üzere cinayetin neyle ve ne şekilde kimlerle işleneceğine varıncaya değin edindiği bilgileri uyarınca cinayet anına değin faili takip eden kişiler içinde bulunduğu, cinayetin işlenmesini giden süreci sağlamak şeklinde gerçekleşen eylemleri ile özellikle yetkisi ve sorumluluğu bulunduğu halde, cinayetin işlenmesini önlemeye yönelik bir tedbire başvurmadığı, kanunsuz emir uyarınca konusu suç teşkil eden emrin hiçbir surette yerine getirilmeyeceği ve bunun askeri hizmetler tanımı içerisinde belirlenebilecek bir istisna kapsamında da olmadığı, yine üstü olan Albay rütbesiyle görevli diğer sanık ...'ün verdiği suç içeren emir ve talimatların cinayetin önlenmesine yönelik değil cinayete hazırlık hareketleri niteliğinde olduğunun dosya kapsamına yansıyan tespitler nedeniyle en başından itibaren anlaşıldığı, buna rağmen sanığın örgütsel organizasyon ve iş bölümüne dahil olarak Fırat (Hrant) Dink cinayetinin Yasin Hayal ve suç örgütüne işletilmesi sürecinde kasıtlı ve icrai nitelikte eylemlerde bulunduğu, V-HUKUKİ AÇIKLAMALAR:

1.TCK'nın 82/1-a maddesinde düzenlenen kasten öldürme suçunun tasarlayarak işlenmesine yönelik hukuki açıklamalar: Kasten öldürme eyleminin tasarlayarak işlenmesi hali 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 82/1-a, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 450, 1858 Osmanlı Ceza Kanunu'nun 170 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Bu nedenle söz konusu nitelikli hal uzun süredir hukukumuzda uygulanmaktadır (Adem Palut, Kasten Adam Öldürme Suçu, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, İstanbul, 2018, s. 215). Türk Dil Kurumuna göre kavram olarak tasarlama, bir şeyin nasıl gerçekleşebileceğini düşünmek, zihinde hazırlamaktır. Tasarlayarak adam öldüren failin amaçladığı sonuca ulaşması, eylemini tasarlayarak gerçekleştirmeyen faile göre daha kolaydır. Her iki failin tehlikelilik hali ve kusur derecesinin ağırlığı birbirinden farklıdır. Eylemini tasarlayarak gerçekleştiren fail toplum açısından daha tehlikeli ve kusur derecesi daha ağır olandır ve TCK'nın 81 inci maddesi kapsamında öldürme eylemini gerçekleştiren faile göre daha şiddetli bir şekilde kınanması gerekir (Palut, s. 215). Bu nedenle kanun koyucu, tasarlayarak adam öldürme eylemini nitelikli hal kapsamında değerlendirmek suretiyle eylemini tasarlayarak gerçekleştirilen failin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını düzenlemiştir. 5237 sayılı TCK ve 765 sayılı TCK tasarlamanın ne anlama geldiğini tanımlamamıştır. 1858 Osmanlı Ceza Kanunu'nun 169 uncu maddesinde; ''Taammüden katil bir kimse, katil fiilini ikadan önce zihninde tasavvur ve tasmim etmiş bulunmasıdır.'' şeklinde belirtilerek tasarlama kavramının tanımı yapılmıştır. 5237 ve 765 sayılı TCK'da tasarlama fiilinin tanımının yapılmaması aslında kanun koyucu tarafından bilinçli şekilde seçilmiş olup, söz konusu fiilin tanımının bizzat kanunda yapılması durumunda birbirinden farklı birçok somut olayda hakimlerin hareket alanı kısıtlanabilir, dolayısıyla bu kavramın tanımının yapılmaması yerinde olmuştur (Palut, s. 216). Doktrinde tasarlama, failin öldürme fiilini işlemeden önce düşünmesi, fiili nasıl işleyeceğini zihninde canlandırması, diğer bir deyişle öldürme fiilinden önce resmin çizilmesidir (Mahmut Koca/İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 4. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2017, s. 54). Yargıtayın içtihatlarında ortaya koyduğu kriterlere göre tasarlamanın şartları şunlardır; a-Şartsız ve koşulsuz öldürme kararı: Tasarlamanın kabulü için fail tarafından verilmiş bir öldürme kararının olması gerekir. Failin herhangi bir öldürme kararı almaksızın bir anlık gelişen durumla öldürme fiilini gerçekleştirmesi halinde tasarlamanın varlığından bahsedilemez. Özellikle anlık gelişen tartışma olayları sonucunda meydana gelen ölüm hadiseleri buna örnek olarak verilebilir. Failin öldürme kararının herhangi bir şart veya koşula da bağlı olmaması gerekir. Şartlı öldürme kararının ne olduğunu iyi belirlemek gerekir. Kararın şartlı olmasından bahsedebilmek için failin öldürmeyi belirli bir olayın gerçekleşmesine veya gerçekleşmemesine bağlaması gerekir. Örneğin, hasmının kendisine hakaret etmesi halinde onu öldüreceğini belirlemek, kendisine karşı olumsuz düşüncesini değiştirmemesi halinde hasmını öldürme kararı alan faillerin durumları buna örnek olarak verilebilir. Bu hallerde sadece öldürme eğilimi vardır, failin öldürme kararı kesin değildir. Ancak failin öldürme anı kesin olmakla birlikte kararın icra anı koşula bağlanmışsa, bu durumda tasarlama varlığını korumaktadır, bu hallerde failde suç işleme kararı kesindir, ancak eylemin ne zaman gerçekleşeceği tam olarak kesin değildir. b-Öldürme kararı üzerinde ısrar ve sebatla düşünme: Koşulsuz ve şartsız öldürme kararı alan failin, belli bir süre boyunca araya herhangi bir kesinti girmeksizin bu öldürme kararı üzerinde düşünmesi ısrar ve sebat etmesi gerekir. Bu şarta göre, suç işleme kararı üzerinde düşünülmesi için gerekli olan süre, somut olaya göre değerlendirilecektir. Bu kapsamda tasarlamanın gerçekleşmesi için öldürme kararında bir kesintinin olmaması gerekir. Failin ani bir kararla veya bir anlık tehevvür hali ile öldürme eylemini gerçekleştirmesi halinde tasarlamanın varlığı kabul edilmemektedir, çünkü bu durumda öldürme kararı üzerinde ısrar ve sebatla düşünme halinin varlığı kabul edilmemektedir. Failin ısrarlı öldürme kararına rağmen öldürme eyleminin araya mağdurun provakatif bir eyleminin girmesi suretiyle gerçekleşmesi halinde tasarlamanın varlığı kabul edilemez, çünkü bu durumda öldürme kararı kesintiye uğramıştır. Yargıtay'a göre failin öldürmeyi planladığı hallerde, mağduru takip etmiş olmaksızın, tamamen tesadüfen rast gelmesi sonucu mağdurun ölümüne sebebiyet verdiği hallerde, öldürme kararı üzerinde ısrar ve sebat olsa da tasarlama kabul edilmemektedir (Yargıtay 1. CD.'nin 27.10.1951 tarihli ve 1951/2287 esas 1951/2245 sayılı kararı). Çünkü bu durumda her ne kadar öldürme kararı üzerinde ısrar ve sebat olsa da öldürme eylemi planlanan şekilde değil, tesadüfi şekilde gerçekleşmiştir ve bu nedenle tasarlamanın şartları oluşmamış demektir. Bir failin öldürme kararı üzerinde ısrar ve sebat edip etmediğinin tespiti bazen zor olabilmektedir. Bir karar üzerinde ısrar ve sebatta bulunmak insanın iç dünyasına ilişkin bir olgudur. Hakimin bunu somut olayda tespiti zor olabilir, bu nedenle failin dışa yansıyan bazı eylemlerine bakarak suç işleme kararı üzerinde ısrar ve sebat koşulunun gerçekleştiğinin tespitinin de mümkün olması gerekir. Örneğin hasmını öldürmek isteyen failin bu kapsamda bir yerden bir yere gitmesi, öldürme eyleminde kullanacağı silahı tedarik etmesi, plan kurarak bu plan doğrultusunda eylemini icra etmesi failin öldürme kararında ısrarlı ve sebatlı olduğunu gösteren fiiller olarak değerlendirilmelidir. c-Öldürme kararı ile kararın icrası arasında makul bir süre geçmiş olması: Öldürme kararı alan failin, bu kararı alması ile bu kararını icraya koyması arasında makul bir sürenin geçmiş olması gerekir. Bu makul süre içerisinde failin suç işleme kararından dönme imkanı varken bu kararından dönmemesi, failin kötü ruhlu olduğunu gösterir ve bu nedenle failin kınanması gerekir. Bu şartın oluşması için geçmesi gereken sürenin ne kadar olacağı her somut olaya göre değişmektedir. Bu süre için önemli olan, suç işlemeye kararı veren failin, suç işleme anına kadar suçu işleyip işlememe hususunda yeniden düşünme, değerlendirme ve muhakeme yapabilmesini sağlayacak, belirlenebilir ve denetlenebilir bir süre olmasıdır. Bu süre, failin sağlıklı düşünmesini sağlamalı, suç işlemeyi, icra hareketlerine başlayıp başlamamakta değerlendirme yapmayı mümkün kılmalıdır. Yargıtay'ın makul sürenin tespiti için üzerinde durduğu bir diğer konu ise failin suç işleme kararını ne zaman aldığının tespitidir. Makul sürenin başlangıç anı, failin suç işleme kararı aldığı an, makul sürenin bitiş anı ise suçun işlendiği andır. Suç işleme kararının alındığı an ile suçun işlendiği an arasındaki süre makul sürenin tespitinde esas alınan zaman dilimidir. d-Öldürme kararının kurulan plan doğrultusunda gerçekleşmesi: Yargıtaya göre tasarlayarak öldürme fiilinin asıl önemli öğelerinden bir tanesi de öldürme eyleminin kurulan plan doğrultusunda gerçekleşmesidir. Bu şartın gerçekleşmesi için plan kurulması, bu planın icraya konulması ve yapılan plan doğrultusunda suçun işlenmiş olması gerekir. Bu şarta göre fail suç işleme kararını verdikten sonra suçu ne zaman, nerede, ne şekilde ve hangi aletlerle işleneceğine dair plan yapmakta, neticeyi elde etmeye yönelik işi şansa bırakmama adına tedbirler almakta ve çareler düşünmektedir. Plandan maksat, suçun tüm ayrıntıları ile değil, ana hatları ile düşünülmesidir. Örneğin hasmını ateşli silah ile vurmayı planlayan failin eyleminde değişikliğe giderek bıçaklamak suretiyle eylemini gerçekleştirmesi tasarlamanın varlığını etkilemez. Failin suç işleme kararı vermesinden sonra bu kararını nasıl yerine getirileceğine dair plan yapması, tasarlama için şart olarak değerlendirilmemesi gerekir. Suçun ne şekilde işleneceğinin ana şartları ile düşünülmüş olması yeterlidir. Önemli olan failin öldürme kararı alması ile bu kararı icraya koyması arasındaki eylemlerin düşünülmüş olmasıdır. Failin önceden öldürme kararı verdiği, eylemini de bu karar doğrultusunda gerçekleştirdiği kesin olarak saptanabiliyorsa, öldürme eylemi için bir plan yapmamış olması, yapmış olduğu planda değişiklik olması, eylemin planlandığı şekilde yapılmamış olması tasarlamayı etkilemez. Plan kurma, eylemin tasarlayarak gerçekleştirildiği konusunda bir ispat vasıtası niteliğindedir. Kurulmuş olan bir plan doğrultusunda öldürme eyleminin gerçekleşmesi tasarlama için bir karinedir. Somut olayda, hem Jandarma İstihbarat elemanlarının hem de Emniyet İstihbarat elemanlarının birlikte ve aynı zaman diliminde olayın içerisinde olmaları, örgütsel faaliyet kapsamında ve örgütsel amaca matufen hareket etmeleri, bu şekilde büyük çaplı örgütsel nitelikteki eylemlerin plansız, tasarlamasız ve rastgele gerçekleştirilemeyeceği hususlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği cihetle; Fırat (Hrant) Dink isimli ülkemiz vatandaşı gazetecinin, Yasin Hayal'in kurduğu suç örgütüne mensup Ogün Samast isimli fail tarafından silahla öldürülmesi eyleminin gerçekleştiği, bu olaylar sürecinde işlenecek eylemin öncesinde ve sonrasında olay sürecinin tamamından ve Yasin Hayal'in kurmuş olduğu suç örgütünden sorumluluğu kabul edilen istihbarat birimine ait kolluk görevlilerinin haberdar oldukları, FETÖ/PDY'nin örgütsel organizasyonu ve iş bölümü çerçevesinde gerçekleşecek olan netice bilindiği halde, cinayetin gerçekleşmesi için örgütsel amaçla bir takım yönlendirici ve icrai nitelikte eylemlerde bulunulduğu, Jandarma ve Emniyet İstihbarat görevlileri yanında Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı görevlilerinin de cinayetten haberdar oldukları, cinayetin öncesi ve sonrasında Yasin Hayal'in suç örgütünü takip ettikleri, cinayetin gerçekleşmesine yönelik koordineli şekilde cinayete giden sürece dair bir takım bilgi ve belgeleri gizledikleri ve yok ettikleri, olay öncesinde failin ikametinde ve iş yerinde keşif yaptıkları, cinayet günü olay yerinde faili izledikleri, dosya kapsamı itibariyle tespit edilen ve takiye yöntemi ile devlet içine sızan örgüt mensubu Trabzon İl Emniyet ile Trabzon ve İstanbul İl Jandarma İstihbarat görevlileri tarafından iş bölümü çerçevesinde gerçekleşen bu örgütsel organizasyonun, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün terör eylemi olduğunu söylemenin isabetsiz olmadığı ve cinayet eylemine dair yapılan tespitlerin de tesadüfle açıklanmasının mümkün olmadığı, ayrıca fail Ogün Samast'ın beyanları da dikkate alındığında kamu görevlileri olan sanıkların Yasin Hayal'in kurmuş olduğu suç örgütünün, Fırat (Hrant) Dink'in öldürülmesi konusundaki suç işleme kararını örgütsel organizasyon ve iş bölümü çerçevesinde destekledikleri ve cinayetin gerçekleşmesine giden süreci örgütsel planlama suretiyle yönlendirerek neticenin gerçekleşmesini sağladıkları belirlenmiştir. Tasarlama konusunda yapılan hukuki açıklamalar ve dosya kapsamındaki bilgi, belge, beyan ve diğer deliller kapsamında Fırat (Hrant) Dink'in öldürülmesi olayında şartsız ve koşulsuz şekilde öldürme kararı alındığı, öldürme kararı üzerinde ısrar ve sebatla düşünüldüğü, öldürme kararı ile kararın icrası arasında makul bir süre geçtiği, öldürme kararının kurulan plan doğrultusunda gerçekleştiği anlaşılmakla, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in tasarlayarak öldürme eyleminden müşterek fail olarak sorumlu oldukları, sanıklar ... ve ...'un ise tasarlayarak öldürme eyleminden yardım eden olarak sorumlu oldukları kabul edilmiştir.

2.TCK'nın 83 üncü maddesinde düzenlenen ihmali davranışla kasten öldürme suçuna yönelik hukuki açıklamalar: İcrai suçlarda fiil, doğal olarak belirlenmektedir. Buna göre, icrai fiil, örneğin el kol hareketi, kafa sallamak, tekme vurmak, söz sarf etmek şeklinde tezahür edebilir. Buna karşılık, ihmali suçlarda söz konusu olan fiil ise, sadece normatif olarak, yani muayyen bir davranışın gerçekleştirilmemesi, belli bir davranışta bulunmama olarak telakki edilecektir. İhmal, davranış normlarıyla kişiye belli bir icrai davranışta bulunma yükümlülüğünün tahmil edildiği hallerde, kişinin bu yükümlülüğü yerine getirmemesidir. Bu nedenledir ki; insan davranışının ontik vasıfları itibarıyla; bir başka ifadeyle, davranışın oluşum şekli itibarıyla; icrai davranışla ihmali davranış arasında bir müştereklik söz konusu değildir. Bu iki davranış arasında müştereklik, normatif sahada, yani bu icrai veya ihmali davranışın, davranış normlarından kaynaklanan bir yükümlülüğe aykırılık ve dolayısıyla, bir haksızlık teşkil ettiği hususunda mevcuttur (İzzet Özgenç, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 16. Bası, Seçkin Yayınevi, Ankara, 2020, s. 231-232). Soyut düşünceyi cezalandırmak istemeyen bir hukuk düzeni, suç işleme konusundaki soyut düşünceyi, fiil olarak nitelendirilen insan davranışından ayırt etmeyi sağlayacak ölçütleri belirlemek zorundadır. Ceza hukukundaki genel hareket kavramının ifa ettiği görev de budur. Her ne kadar icrai davranışla ihmali davranış, oluşum açısından birbirinden farklı iseler de; şayet bir cezalandırma söz konusu olacaksa, gerek icrai davranışı gerek ihmali davranışı suç işleme konusundaki soyut düşünceden ayırt edebilecek bir ölçüye ihtiyaç vardır. Bu müştereklik, bir üst kavramla yani davranış kavramıyla ifade edilmek istenmiştir. Fakat, neyin davranış olup, neyin davranış teşkil etmediğini birbirinden ayırmak söz konusu olduğunda; bu üst kavramın içinin boş olduğu hemen görülmektedir. Davranışı suç işleme konusundaki soyut düşünceden içerik itibarıyla ayırabilmek için gerekli kriterlerin ortaya konması gerekir. Bu kriterler, genel bir hareket kavramının tanımlanmasını sağlayacaklardır. Bir insan davranışına soyut düşünceyi aşan bir fiil karakterinin tanınması için kişiliğin dışa vurumu kavramı kullanılmaktadır. Büsbütün hareketsiz kalma biçimindeki bir ihmalin, kişiliğin dışa vurumu olarak nitelendirilmesinin nedeni üzerinde daha fazla durmak gerekir. Bu soru ancak, normatif unsurlar ön plana çıkarılmak suretiyle cevaplandırılabilir ve bu da göstermektedir ki; hukuki bakımdan hareket kavramı aslında normatif bir nitelik taşımaktadır. İhmali davranış, kaynağını davranış normlarından alan bir yükümlülüğün yerine getirilmemesi olarak tezahür etmektedir. Emredici mahiyetteki davranış normunun korumayı hedeflediği hukuki değer, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi suretiyle ihlal edilmektedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, yani ihmali; belli bir hukuki değerin ihlali mahiyetini taşıyacak ve dolayısıyla, bir haksızlık teşkil edecektir. Davranış normlarıyla koruma altına alınan hukuki değerlere yönelik tehlike ve tecavüzler karşısında, bu tehlike ve tecavüzlerin önlenmesine yönelik yükümlülüğün yerine getirilmemesi, bir haksızlık teşkil etmektedir. Prensip olarak herkes, belli tehlike ve tecavüzler karşısında, bu tehlike ve tecavüzleri önlemekle yükümlüdür. Ancak, esasında herkese terettüp eden bu görevler; insan şahsiyetinin tekamülü amacına matuf şekilde örgütlenmiş bir toplumda, toplum adına, bir kamusal faaliyet olarak, bir kamu hizmeti olarak; belli görevliler tarafından ifa edilmektedirler. Bu görevler; bu amaçla görevlendirilmiş kamu görevlilerince ifa edilmeleri halinde ve ifa edildikleri müddetçe, toplumu oluşturan bütün fertlere terettüp eden bir görev olmaktan çıkarlar (Özgenç, s. 232-233). Bu itibarla, kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi başlıklı TCK'nın 83 üncü maddesi; ''(1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir. (2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin; a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması, b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması, gerekir. (3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Yeni TCK kapsamında kasten öldürme suçuna ilişkin tanımlar kapsamında, kişinin bu suçları ihmali davranışla işlemek dolayısıyla sorumlu tutulabilmesi için, icrai davranışın ihmali davranışa eşdeğer olması aranmıştır. Başka bir ifadeyle, kişi açısından kanundan, sözleşmeden ve öngelen bir davranıştan kaynaklanan, belli bir yönde icrai davranışta bulunma yükümlülüğünün varlığı gereklidir. Bu hukuki açıklamalar kapsamında ihmali davranışla kasten öldürme suçunun dosya kapsamı itibariyle uygulanma imkan ve ihtimali bulunmamaktadır. Çünkü olaylar sürecinde işlenecek eylemin öncesinde ve sonrasında olay sürecinin tamamından ve Yasin Hayal'in kurmuş olduğu suç örgütünden, sorumluluğu kabul edilen kolluk görevlileri haberdar olup, FETÖ/PDY'nin örgütsel organizasyonu ve iş bölümü çerçevesinde gerçekleşecek olan netice bilindiği halde, cinayetin gerçekleşmesi için örgütsel amaçla bir takım yönlendirici icrai nitelikte eylemlerde bulunulmuştur. Jandarma ve Emniyet İstihbarat görevlileri yanında Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı görevlilerinin de cinayetten haberdar oldukları anlaşılmıştır. Sanıkların organize bir iş bölümü çerçevesinde cinayetin öncesi ve sonrasında Yasin Hayal'in suç örgütünü takip ettikleri, cinayetin önlenmesine yönelik herhangi bir faaliyette bulunmadıkları gibi cinayete giden sürece dair bir takım bilgi ve belgeleri gizledikleri ve yok ettikleri, olay öncesinde failin ikametinde ve iş yerinde keşif yaptıkları, cinayet günü olay yerinde faili izledikleri, olay sonrasında yalnızca Ogün Samast'ın eylem öncesinde ve sonrasında bulunduğu yerler, cinayet anı ve kaçış güzergahının kamera görüntülerinin alındığı, sorumluluktan kurtulmak ve cinayetin yalnızca olayın sivil faillerince gerçekleştirildiği algısını oluşturmak amacıyla olay yerine ilişkin geniş kapsamlı kamera görüntülerinin alınmadığı dosya kapsamı itibariyle tespit edilmiştir. İşlenmekte olan veya işleneceğine ilişkin yeterli emareler bulunan bir suç karşısında kolluk görevlilerinin kanundan kaynaklanan önleme ve bildirim yükümlülüğü mevcuttur. Ancak, aktif bir eylemde bulunmaksızın ve suçun icra sürecine katılmaksızın, yalnızca kanundan kaynaklanan bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, TCK'nın 278 inci maddesinde düzenlenen suçu bildirmeme suçu kapsamında değerlendirilebilir. Yine, aktif bir eylemde bulunmaksızın ve suçun icra sürecine katılmaksızın, yalnızca kanundan kaynaklanan önleme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, TCK'nın 83 üncü maddesinde düzenlenen ihmali davranışla kasten öldürme suçu kapsamında değerlendirilebilir. Fakat dosya kapsamına yansıyan eylemleri itibariyle sorumluluğu kabul edilen sanıklar, örgütsel organizasyon ve iş bölümü çerçevesinde aktif eylemlerde bulunarak suçun icra sürecine dahil olmuşlar ve cinayet eyleminin, Yasin Hayal'in kurmuş olduğu suç örgütü tarafından işlenmesini sağlamışlardır. Bu itibarla, ihmali davranışla kasten öldürme suçundan sorumlulukları kabul edilmemiştir. Kanundan kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal etmelerinin yanında takiye yöntemi ile devlet içine sızan örgüt mensubu Trabzon İl Emniyet ile Trabzon ve İstanbul İl Jandarma İstihbarat görevlileri tarafından iş bölümü çerçevesinde gerçekleşen örgütsel organizasyonun, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün terör eylemi olduğunu söylemenin isabetsiz olmadığı ve cinayet eylemine dair yapılan tespitlerin de tesadüfle açıklanmasının mümkün bulunmadığı, ayrıca fail Ogün Samast'ın beyanları da dikkate alındığında kamu görevlileri olan sanıkların, Yasin Hayal'in kurmuş olduğu suç örgütünün Fırat (Hrant) Dink'in öldürülmesi konusundaki suç işleme kararını örgütsel organizasyon ve iş bölümü çerçevesinde destekledikleri ve cinayetin gerçekleşmesine giden süreci tasarlama suretiyle yönlendirerek neticenin gerçekleşmesini sağladıkları belirlenmiştir. VI-HUKUKİ DEĞERLENDİRME, DOSYA KAPSAMI VE SOMUT OLAY MUVACEHESİNDE SANIKLARIN HUKUKİ DURUMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; Sanıklar ..., ..., ... ve ...'nın dosya kapsamı itibariyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün talimatları, örgütün amaç ve idealleri doğrultusunda vahim eylem niteliğinde gerçekleştirilen Fırat (Hrant) cinayetinin işlenmesinde örgütsel organizasyon ve iş bölümüne dahil oldukları dikkate alınarak Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan haklarında dava açılıp, zamanaşımı süresince her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.

1.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından beraatlerine; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in ihmali davranışla kasten öldürme suçundan beraatlerine; sanık ...'in silahlı terör örgütüne üye olma ve tasarlayarak kasten öldürme suçlarından beraatine; sanık ...'in ihmali davranışla kasten öldürme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından beraatine; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve kasten öldürme suçlarından beraatlerine; sanık ...'in tasarlayarak kasten öldürme suçundan beraatine; sanıklar ..., ..., ..., ..., Resul Kütükoğlu, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ün Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan beraatlerine; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma ve kasten öldürme suçlarından beraatlerine; sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan davanın reddine; sanık ... hakkında silahlı terör örgütünü yönetme suçundan açılan davanın reddine dair hükümlere yönelik; ayrıca sanıklar ... ve ... müdafiilerinin vekalet ücreti yönünden temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanık ... yönünden hakkında beraat kararları yanında davanın reddi kararı, sanık ... yönünden hakkında beraat kararları yanında davanın düşürülmesi kararı verilmiş olması nedeniyle sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından; Beraat kararı verilen sanıklar ile hakkında açılan davaların reddine karar verilen sanıklar yönünden yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre verilen kararlarda bir isabetsizlik bulunmamakla; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan T.C. ... vekili, gerçek kişi olan katılanlar vekilleri ile sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden; CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle beraat kararları ile ret kararlarının ONANMASINA,

2.Sanıklar ... ve ...'in tasarlayarak kasten öldürme suçundan mahkumiyetlerine; sanıklar ..., ... ve ...'ün silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanık ... hakkında TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1 maddeleri gereğince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan belirlenen 7 yıl 15 ay hapis cezasından, TCK'nın 62/1 maddesi gereğince yapılan 1/6 oranında indirim sonrasında sonuç cezanın 6 yıl 10 ay 15 ... yerine yazılı şekilde 6 yıl 8 ay hapis cezası olarak eksik tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanıklar ve müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddine, ancak; Silahlı terör örgütüne üye olma ile tasarlayarak kasten öldürme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar hakkında verilen hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak doğrudan ve yalnızca TCK'nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde TCK'nın 58/6 maddesinin yazılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmeden, CMK'nın 303 üncü maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkındaki hükümlerin TCK'nın 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkralarından ''yollamasıyla 58/6 maddesi'' ibarelerinin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3.Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in ihmali davranışla kasten öldürme suçundan mahkumiyetlerine; sanık ...'nin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve kasten öldürme suçlarından mahkumiyetine; sanık ...'nın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve kasten öldürmeye yardım suçlarından mahkumiyetine; sanık ...'un Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından beraatine, kasten öldürmeye yardım suçundan mahkumiyetine; sanıklar ... ve ...'nın ihmali davranışla kasten öldürme suçundan mahkumiyetlerine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatlerine; sanık ...'ün kasten öldürme suçundan mahkumiyetine, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, örgüt adına suç işleme ve suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma suçlarından beraatine; sanıklar ..., ... ve ...'in kasten öldürme suçundan mahkumiyetlerine, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından beraatlerine; sanık ...'ın silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine; sanık ...'ın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; a-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ilgili olarak; aa-Kasten öldürme, kasten öldürmeye yardım ve ihmali davranışla kasten öldürme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; Fırat (Hrant) Dink isimli ülkemiz vatandaşı gazetecinin, Yasin Hayal'in kurduğu suç örgütüne mensup Ogün Samast isimli fail tarafından silahla öldürülmesi eyleminin gerçekleştiği, bu olaylar sürecinde işlenecek eylemin öncesinde ve sonrasında olay sürecinin tamamından ve Yasin Hayal'in kurmuş olduğu suç örgütünden sanıkların haberdar oldukları, FETÖ/PDY'nin örgütsel organizasyonu ve iş bölümü çerçevesinde gerçekleşecek olan netice bilindiği halde, cinayetin gerçekleşmesi için örgütsel amaçla bir takım yönlendirici eylemlerde bulundukları, Jandarma ve Emniyet İstihbarat görevlileri yanında Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı görevlilerinin de cinayetten haberdar oldukları, cinayetin öncesinde ve sonrasında Yasin Hayal'in suç örgütünü takip ettikleri, cinayetin önlenmesine yönelik herhangi bir faaliyette bulunmadıkları gibi koordineli şekilde cinayete giden sürece dair bir takım bilgi ve belgeleri gizledikleri ve yok ettikleri, olay öncesinde failin ikametinde ve iş yerinde keşif yaptıkları, cinayet günü olay yerinde faili izledikleri, dosya kapsamı itibariyle tespit edilen ve takiye yöntemi ile devlet içine sızan örgüt mensubu Trabzon İl Emniyet ile Trabzon ve İstanbul İl Jandarma İstihbarat görevlileri tarafından iş bölümü çerçevesinde gerçekleşen bu örgütsel organizasyonun, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün terör eylemi olduğu konusunda kuşku bulunmadığı ve cinayet eylemine dair yapılan tespitlerin de tesadüfle açıklanmasının mümkün olmadığı, ayrıca fail Ogün Samast'ın beyanları da dikkate alındığında kamu görevlileri olan sanıkların Yasin Hayal'in kurmuş olduğu suç örgütünün, Fırat (Hrant) Dink'in öldürülmesi konusundaki suç işleme kararını örgütsel organizasyon ve iş bölümü çerçevesinde güçlendirdikleri ve cinayetin gerçekleşmesine giden süreci tasarlama suretiyle yönlendirerek neticenin gerçekleşmesini sağladıkları, tasarlama konusunda yapılan hukuki açıklamalar ve dosya kapsamındaki bilgi, belge, beyan ve diğer deliller kapsamında Fırat (Hrant) Dink'in öldürülmesi olayında şartsız ve koşulsuz şekilde öldürme kararı alındığı, öldürme kararı üzerinde ısrar ve sebatla düşünüldüğü, öldürme kararı ile kararın icrası arasında makul bir süre geçtiği, öldürme kararının kurulan plan doğrultusunda gerçekleştiği anlaşılmakla, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in TCK'nın 82/1-a ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1 maddeleri kapsamında tasarlayarak kasten öldürme eyleminden TCK'nın 37/1 maddesi gereği müşterek fail olarak sorumlu oldukları, sanıklar ... ve ...'un ise TCK'nın 82/1-a ve 3713 saylı Kanun'un 5/1 maddeleri kapsamında tasarlayarak öldürme eyleminden TCK'nın 39/2-a maddesi gereği yardım eden olarak sorumlu oldukları anlaşılmakla, bu suçlardan haklarında mahkumiyet hükmü kurulması yerine yazılı şekilde karar verilmesi, bb-Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, örgüt adına suç işleme ve suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma suçları yönünden; UYAP üzerinden yapılan kontrolde sanıklar ... ve ... hakkında Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/30 Esas 2020/7 Karar sayılı dava dosyasında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan mahkumiyet hükümleri kurulduğu ve bu hükümlerin temyiz aşamasında olduğu gözetilerek mezkur dosyalardaki eylemlerinin de TCK'nın 309 uncu maddesindeki suçu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan bir defa cezalandırılabilecekleri; Ayrıca, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından beraatine, sanıklar ... ve ...'nın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatlerine, sanık ...'ün Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, örgüt adına suç işleme ve suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma suçlarından beraatlerine karar verildiği, ancak Fırat (Hrant) Dink cinayeti sonrasında ulusal ve uluslararası basın yayın kuruluşlarında yapılan haberler, binlerce kişinin ''Hepimiz Ermeniyiz'' şeklinde sloganlar atarak sokaklara çıkması, uluslararası alanda siyasi iktidarın karşı karşıya kaldığı zorluklar birlikte değerlendirildiğinde; Fırat (Hrant) Dink cinayeti ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından hedeflenenin, azınlıkların ötekileştirilmesi, siyasi iktidara güvensizlik, can ve mal güvenliğinin sağlanamaması gibi söylemlerin yaygınlaştırılması ile Anayasanın öngördüğü düzenin fiilen uygulanmasını önlemek olduğu, vahim eylem niteliğinde gerçekleşen bu cinayet eyleminin, sanıklar yönünden Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu ile silahlı terör örgütüne üye olma suçu arasında geçitli/müterakki suç ilişkisi çerçevesinde sadece amaç suç olan TCK'nın 309 uncu maddesinde yazılı suçtan cezalandırılabilecekleri; Nazara alınarak hukuki durumlarının buna göre tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, b-Sanık ...'in ihmali davranışla kasten öldürme suçundan; sanık ...'ın silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan; sanık ...'ın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetlerine dair kararlar ile ilgili olarak; Sanık ... yönünden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından örgütsel organizasyon ve iş bölümü çerçevesinde Fırat (Hrant) Dink'in tasarlayarak öldürülmesi eylemine dahil olduğuna; Sanık ... yönünden, Fırat (Hrant) Dink'in öldürülmesi olayının sonrasında mülkiye müfettişi olarak hazırlamış olduğu raporlarda bilerek ve isteyerek FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım ettiğine; Sanık ... yönünden, Fırat (Hrant) Dink'in öldürülmesi olayının sonrasında mülkiye müfettişi olarak rapor düzenlemesi, sanıktan ele geçen telefon üzerinde yapılan incelemede internet tarayıcı geçmişine ilişkin çetele dosyalarında ''Agos Gazetesi'', ''... davası'', ''Dink cinayeti'', ''FETÖ/PDY'', ''Fetullah Gülen'' ve ''www.rotahaber.com'' arama kelimelerine rastlanması ve kakaotalk isimli uygulamaya ait kalıntılar tespit edilmesi nedeniyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğuna; Dair; dosya kapsamı itibariyle, mahkumiyetlerini gerektirir her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, atılı suçlardan beraatleri yerine delillerin takdir ve değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafileri ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, mahkumiyet hükümleri ile beraat kararlarının bu nedenlerle CMK'nın 302/2 nci maddesi gereğince BOZULMASINA, CMK'nın 307/5 inci maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanıklar Osman Gülbel, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, mevcut delil durumu, sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve bozma nedenleri gözetilerek sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun tahliye taleplerinin reddi ile tutukluluk hallerinin DEVAMINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ... ... ... ... ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog