3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/3321 E. , 2023/4992 K.
"İçtihat Metni" T U T U K L U
T A H L İ Y E T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
08.03.2016 (Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden)
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2018/126 Esas, 2019/274 sayılı Kararı ile; sanık hakkında,
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan (Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı iddianamesi ile açılan) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca,
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan (Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı iddianamesi ile açılan) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca,
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanunun 283 üncü maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca,
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının a-c bentleri, 3713 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin a bendi delaleti ile 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.06.2020 tarihli ve 2020/247 Esas, 2020/371 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.09.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; mahkemenin farazi gerekçelerle hareket ettiğine ve suçun yasal unsurları oluşmadan karar verdiğine, kast unsurunun bulunmadığına, mahkemenin yargılama süreci boyunca sanığın atılı suçu işlediğine dair herhangi bir delil elde edemediğine, mahkumiyet hükmünün teşdiden verilmesini gerektirir bir durum olmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Sanığın temyiz istemi özetle; ilk duruşma hariç mahkemeye çıkarılmadığına, segbis ile katıldığı duruşmalarda savunma yapamadığına, geçirdiği trafik kazası nedeniyle koltuk değnekleri olmadan hareket edemediğine ve bahsedilen eylem ve fiillerin içerisinde bulunmasının mümkün olmadığına, delil tespiti olmadan sadece tanık beyanları üzerinden ceza verilmesinin kanunlara ve evrensel hukuka aykırı olduğuna, hükmün bozularak hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, silahlı terör örgütüne üye olma, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE I) 01.07.2013 ve 18.03.2014 suç tarihli silahlı terör örgütüne üye olma suçları ile devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik yapılan incelemede; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenilmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. II) Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik yapılan incelemede;
Ernez noktası olarak adlandırılan barikatta silahlı olarak nöbet tuttuğundan bahisle "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçundan açılan davada sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından ayrıca cezalandırılması talep edilmiş ise de hangi kişi ya da kişilere yönelik hürriyeti tahdit suçunu gerçekleştirdiğine dair somut ve her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi karşısında sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine yönelik karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A-Sanık hakkında 01.07.2013 ve 18.03.2014 suç tarihli silahlı terör örgütüne üye olma suçları ile devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik gerekçe bölümünde (I) numaralı bentte açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.06.2020 tarihli ve 2020/247 Esas, 2020/371 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN AYRI AYRI ONANMASINA,
B-Sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik gerekçe bölümünün (II) numaralı başlığında açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.06.2020 tarihli ve 2020/247 Esas, 2020/371 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...