4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/15691 E. , 2023/1203 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ..... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... hakkında kredi borçları nedeniyle icra takibi yapıldığını, borcun ödenmediğini, haczi kabil malının bulunamadığını, ancak alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 17.03.2011 tarihinde davalı 3.kişi...ye devrettiğini belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile diğer davalının birbirini tanımadığını, müvekkilinin eşinin spor salonu işletmekte olup, spor salonunun kiralanması sırasında tanıştıkları emlakçı Yavuz Yılmaz'a eşinin ev almak istediğini belirtmesi üzerine dava konusu evin müvekkili ile eşi tarafından birlikte gezilip, görülerek beğenilip satın alındığını, tapuda satış değeri olarak 25.000,00 TL gösterilmiş ise de; gerçekte 55.000,00 TL ödeme yapıldığını, ödeme için müvekkilinin eşi ...'nin ING Bank ......Şubesindeki hesabından satışın yapıldığı gün 55.000,00 TL çekilerek diğer davalıya elden ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... Müdderisoğlu; davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 17.03.2011 tarihinde 25.000,00 TL bedelle satış işlemine konu olduğu, bilirkişi kurulundan aldırılan rapor ve ek rapordan taşınmazın satış tarihi itibariyle değerinin 64.000,00 TL olduğunun anlaşıldığı, İİK'nun 278/3 maddesinde düzenlenen "akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler" iptale bağlı tasarruflar sayıldığından dava konusu taşınmaza ilişkin tasarrufun anılan yasa maddesi uyarınca iptale tabi olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, ... ili...ada parsel nolu yerde kayıtlı mesken niteliğinde A/Bodrum, 2 nolu bağımsız bölümün davalılardan borçlu ... tarafından davalı 3.kişi...ye satışına ilişkin tasarrufun iptaline, davacı takip alacaklısı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş ye ... 19. İcra Müdürlüğü'nün 2011/14426 esas sayılı dosyasında kesinleşen alacağın tahsili yönünden dava konusu taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi verilmesine, karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .....
vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ..... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli 3.kişi olup diğer davalı ......’nun davacı banka ile alacak-borç ilişkisinde olduğunu bilmemekte ve bilebilecek durumda da olmadığını, taşınmazın satın alındığı tarihte davalı ...'nın ...’da yaşadığını, taşınmazı satın aldığı kişinin ise ...’da yaşamakta olduğunu, taşınmazın satın alındığı tarihte...nin o tarihteki eşi ...'nin İNG BANK ......şubesindeki hesabından satışın yapıldığı gün 55.000,00 TL para çekilip, diğer davalıya elden ödeme yapıldığını, bu hususun ispatı için İNG BANK .../ Çallı şubesine müzekkere yazılması talebinin yerine getirilmediğini, müvekkilinin tapu kaydına güvenerek ve rayiç değerini ödeyerek taşınmazı satın aldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Katılma yoluyla davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin 70.000,00 TL olup bu değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın 17.03.2011 tarihinde 25.000,00 TL bedelle satış işlemine konu olduğu, bilirkişi kurulundan aldırılan rapor ve ek rapordan taşınmazın satış tarihi itibariyle değerinin 64.000,00 TL olduğunun anlaşıldığı,
İİK'nun 278/3 maddesinde düzenlenen "akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler" iptale bağlı tasarruflar sayıldığından dava konusu taşınmaza ilişkin tasarrufun anılan yasa maddesi uyarınca iptale tabi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Tapudaki satış bedeli dışında yapılan ödemelerin davalı 3. kişi tarafından devir tarihi veya devir tarihine yakın tarihli banka hesap hareketleri, banka ödemesi, kredi kullanımı gibi delillerle ispatlanması mümkün olup, bu belgelerdeki meblağların tapudaki bedele eklenerek mislini aşan bedel farkının varlığı değerlendirilmelidir. Somut olayda; dava konusu taşınmaz 25.000,00 TL bedelle; davalı borçlu tarafından 17.03.2011 tarihinde tapuda devredilmiş; bilirkişi tarafından bu taşınmaz için 64.000,00 TL rayiç değer belirlenmiştir. Davalı 3.kişi ...; bu taşınmaz için gerçekte 55.000,00 TL'ye anlaştıklarını, ödeme için eşi ...'nin ING Bank ......Şubesindeki hesabından satışın yapıldığı gün 55.000,00 TL çekerek diğer davalıya elden ödeme yaptıklarını belirtmiş olup, Dairemizin talebi üzerine bu dekont örneklerinin dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Dairemiz uygulamasına göre bankadan çekilen bu paranın borçluya taşınmaz alımı için ödenen para olduğu kabul edilmektedir. Bu durumda bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değer ile davalı 3.kişi tarafından ödendiği ispat edilen değer arasında mislini aşan bedel farkı bulunmadığı anlaşıldığından mahkemenin bu yöndeki gerekçesine katılma imkanı bulunmamaktadır. Davalı 3.kişi ...’nin davalı borçlu ile yakınlığı ve tanışık olduğu yada İİK’nun 280/1 maddesi gereğince borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olduğu da ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ..... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ve davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.