Esas No
E. 2023/1501
Karar No
K. 2023/2701
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2023/1501 E.  ,  2023/2701 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/1947 E., 2022/1884 K.
KARAR: Davanın kabulü

Taraflar arasında görülen ve geçit hakkı kurulması istemiyle ilgili olarak verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar, Kadastro Mahkemesine verdikleri 04.09.2007 tarihli dava dilekçesiyle; uzun yıllardır kesintisiz olarak kullandıkları kadim yolun davalılar adına tespit edildiğini, bu haliyle ana yola ulaşma imkanlarının kalmadığını, bu nedenle davalıların taşınmazı üzerinden yol hakkı tesis edilmesi gerektiğini beyan ederek; davalılara ait 146 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ait hatalı kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın içerisinde hudutları belli olan yaklaşık 80 m. uzunluğunda ve 4 m. genişliğindeki kısmın yol olarak adlarına tespitini ve tapuya tescilini talep etmişlerdir.

II. CEVAP

Davalılar ve bir kısım davalılar vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2018 tarihli ve 2010/507 Esas- 2018/306 Karar sayılı kararıyla; "... Çaycuma Kadastro Mahkemesince yapılan keşifte dinlenen mahalli ve tespit bilirkişileri ve tanık beyanları doğrultusunda zeminde kadim bir yolun mevcut olmadığının anlaşıldığı..." gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 16.09.2021 tarihli ve 2021/2582 Esas, 2021/765 Karar sayılı kararıyla; "... Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.

Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.

Geçit tesisi davalarında başlangıçta davacı tarafından öngörülemediğinden dava dilekçesinde talep edilen yer dışındaki güzergahlardan da geçit kurulması gerekebilir. Bu güzergah üzerindeki taşınmazların maliklerine dava dilekçesi ile husumet yöneltilmemiş olması kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından 6100 sayılı HMK’nun 124. maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı olmayan bu taraf değişikliği talebi kabul edilerek davacının bu kişilerin harçsız olarak davaya katılmalarını sağlamasına imkan verilmelidir.

Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.

Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hallerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.

Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile Tapu Sicil Tüzüğünün “İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili” başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.

Somut olaya gelince, davadaki istek geçit hakkı kurulmasına ilişkin olup, bu hususta Kadastro Mahkemesince verilen görevsizlik kararı kesinleşmiştir. Mahkemece, dosyadaki delil durumuna göre davacının geçit talebiyle ilgili işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Temyiz İncelemesine Konu Karar Mahkemenin 26.10.2022 tarih ve 2021/1947 Esas, 2022/1884 Karar sayılı kararı ile;

"... AI numaralı alternatif geçidin 146 ada, 1 parselin mülkiyet sınırı içinde zeminde 3 metre genişliğinde, 283,51 m2'lik alana karşılık geldiği, eğiminin diğer alternatife göre daha az olup yüzölçümünün de daha küçük olduğu, dolayısıyla en uygun alternatifin "AI" numaralı geçit olduğu..." gerekçesiyle; davanın kabulüne, fen bilirkişisince hazırlanan 11/04/2022 tarihli raporda "A1" ile gösterilen, yeşil renge boyalı, Zonguldak ili, Çaycuma ilçesi, Musa Usta Köyü, 146 ada 1 parsel sayılı taşınmazda yer alan 3 m. genişliğindeki toplam 283,51 m²'lik yüzölçüme sahip bölüm üzerinde, davacıların maliki olduğu Zonguldak ili, Çaycuma ilçesi, Musa Usta Köyü, 155 ada, 2, 10, 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar lehine geçit hakkı tesisine ve tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili, davalılardan ...

ve diğerleri vekili temyiz dilekçesinde; Dava hatalı kadastroya dayalı tapu iptal ve tescil istemlidir, bu nedenle geçit kurulmasına karar verilmesi hatalıdır. Davacılar müstakil parsel malikleridirler. Dava dilekçesindeki talep aşılarak karar verilmiştir. Bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir, rapora itirazlarımız dikkate alınmamıştır. Bozma öncesindeki raporda alternatif olarak belirtilen köy yolu, göçük bulunduğu gerekçesiyle değerlendirilmemiştir, oysaki göçük bulunan yolun elverişli hale getirilmesi devletin sorumluluğundadır; şeklinde beyanda bulunarak hükmü temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Türk Medeni Kanununun 747 nci maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

2.Türk Medeni Kanununun 747 nci maddesi gereğince; "Taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malik, tam bir bedel karşılığında bir geçit hakkı tanınmasını komşularından isteyebilir. Bu hak, ilk önce kendisinden bu geçidin istenmesi önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşuya karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana karşı kullanılır. Zorunlu geçit iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenir."

3.Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog