3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/18628 E. , 2023/4538 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale geldiği, anılan Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2017 tarihli ve 2017/254 Esas, 2017/299 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollamasıyla 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.01.2018 tarihli ve 2017/3458 Esas, 2018/74 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.10.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle;
1.Örgüte hiçbir yardımı olmaması, hiyerarşik yapının içinde olmaması, suç unsuru teşkil edecek eylemi olmaması ve bildiği her şeyi anlatarak yardımcı olmaya çalışmasına rağmen ceza verilirken alt sınırdan uzaklaşıldığına ve etkin pişmanlık indiriminin 1/3 oranında alt sınırdan yapıldığına,
2.Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun temadi eden bir suç olması nedeniyle suç tarihinin yakalandığı tarih olan 03.04.2017 tarihi olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında hatalı olarak 2016 tarihi yazılmış ise de, bu durumun mahallinde düzeltilebileceği değerlendirilmiş, mahkemece sanığın beyanında belirttiği ByLock programını yükleyen kişinin ismini vermesi, toplantıya nasıl katıldığını dile getirmesi hususları etkin pişmanlık kapsamında kabul edilmiş ise de, söz konusu fotoğrafın emniyet müdürlüğünün ilgili birimlerle kurduğu koordine sonucunda sanığın önüne konulmak suretiyle gösterilmesi sonucu teşhisinin yapılması, sanığın ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında isimleri geçen ve kendisinin eklemesi sonucunu grubuna dahil ettiği diğer kişilerle ve bu kişilerin örgütsel faaliyetleri ile ilgili konumuna ilişkin bilgi vermemiş olması ile Cumhuriyet Başsavcılığında 05.09.2017 günü saat 15:00 itibariyle soruşturma bulunmamış olmasının kimlik bilgileri daha önceden bilinen bu kişi hakkında soruşturma yapılmayacağı anlamına gelmeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların oluşmadığı anlaşılmış ise de aleyhe istinaf bulunmadığından bu husus eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiş, sanık hakkında hüküm kurulurken TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca 7 yıl 15 ay hapis cezasından, 1/3 oranında indirim uygulandığında 5 yıl 6 ay hapis cezası yerine, 4 yıl 18 ay, bu cezadan da 1/6 indirm yapılırken, 4 yıl 7 ay hapis cezası yerine, 3 yıl 19 ay hapis cezası belirlenmek suretiyle eksik ceza tayin edildiği görülmüş ise de, aleyhe istinaf talebi bulunmadığından, bu hususa ilişkin olarak da eleştiri yapılması ile yetinilmiş, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suç tarihinin temadinin kesildiği yakalanma tarihi olan “03.04.2017” tarihi yerine gerekçeli karar başlıklarında “2016” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir, ancak;
1.Sanığın hakkında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra etkin pişmanlık beyanlarını sunduğu göz önüne alınarak, etkin pişmanlık hükümleri gereği ceza indirilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2 nci cümlesi yerine 5237 sayılı Kanun'un 221/4 üncü maddesi olarak gösterilmesi,
2.Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun'un 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 58/6 ncı maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.01.2018 tarihli ve 2017/3458 Esas, 2018/74 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin hükmün üçüncü fıkrasından "TCK'nin 221/4. maddesi" ibaresinin çıkarılarak yerine "5237 sayılı Kanun'un 221/4-2 nci cümlesi" yazılması ve altıncı fıkrasından "yollaması ile aynı yasanın 58/6. maddesi" ibaresinin çıkarılması suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...