3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2011/38578 E. , 2012/564 K.
"İçtihat Metni"
Basit yaralama suçundan sanıklar ... ... ve ...’ın,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2 ve 62.(üçer kez) maddeleri gereğince 3 kez 3 ay 10 ... hapis,aynı suçtan diğer sanıklar ...,...,... ve ...'in aynı maddelerden dolayı 2'şer kez 3 ay 10 ... hapis cezaları ile cezalandırılmasına,5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,aynı maddenin8/c bendi gereğince sanıkların 1 yıl süre ile haftada 8 saati geçmemek kaydı ile ağaç dikme işlerinde çalıştırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 31.07.2009 tarihli ve 2008/286 esas, 2009/277 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 14.06.2011 tarih ve 2011/7714-33808 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2011 tarih ve 2011/237605 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/8.maddesinin alt bentlerinde mahkemenin belirleyeceği süreyle sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak sanıklara yüklenecek yükümlülükler,
a)Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b)Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya ... olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c)Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,
Şeklinde belirlenmiş olup, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09/06/2009 tarihli ve 2009/5644 esas, 2009/13118 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bunların dışında Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini de kısıtlayacak şekilde, ağaç dikme işleminin yılın her zamanı mümkün olmadığından ,yükümlülüğün her hafta yerine getirilmesinde imkansızlık bulunduğu gibi,sanıklar hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa muhalif olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK' nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.04.2009 tarih ve 2008/214 esas, 2009/98 sayılı kararına ve T.C. Anayasının 40/2. maddesine göre, mahkeme, taraflara hangi kanun yolları ve mercilere başvurulacağını ve sürelerini açıkça belirtmek zorunda olup, hüküm usulüne uygun olarak sanık ...'e tebliğ edilmemiştir. Kararda, yasa yoluna başvurma süresi belirtilmediği gibi tebligat üzerinde bulunan meşruhatta da sürenin belirtilmemesi sanığın, yasa yoluna başvurma süresi yönünden yasayolu süresi başlamamıştır. Bu nedenle karar kesinleşmemiştir. 5271 sayılı CMK'nun 309/1 maddesine göre, kesinleşmemiş kararlar aleyhine kanunun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, Dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 11.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.