10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/1284 E. , 2023/1576 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti ve ödenmemiş aylıkların ödenmesi istemli dava dolayısıyla verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bozma sonrasında yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacının ...'in davalı Kurumdan 01.12.2009 tarihinden itibaren 468700052 sicil numarası ile emekli sandığına bağlı babası ... üzerinden yetim aylığı aldığını, davalı Kurum tarafından davacının ayrıldığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle yetim aylığının kesildiğini, ancak ayrıldığı eşi ile birlikte yaşamadığını, kayınvalidesinin ise boşanmadan sonra hala kendisi ile yaşadığını belirterek, yetim aylığının kesilme tarihi itibariye yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesine, dava sonuna kadar yetim aylığının ihtiyati tedbir yoluyla ödenmesine, davalı kuruma 61.177,51-TL borçlu bulunmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli ve 2015/166 Esas 2018/295 Karar sayılı kararı ile "...Somut olayda; dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ile dinlenen kamu tanık beyanlarından; özellikle 20.02.2014 tarihinde denetim memuru tarafından davacının ikamet adresinde (Atatürk Mahallesi, ...../...) dinlenen eski eş ...'in imzalı beyanı ile kendisinin 2 aydır bu adreste ikamet ettiğini bildirmesi ve bu tarih itibari ile kendi resmi adresinin ise Atatürk Mahallesi, Peçenek Caddesi, ..... ..../... olduğu gözönünde bulundurularak, ayrıca yine seçim kayıtlarının incelenmesinde 24.11.2009 tarihinde boşanan davacı ve eski eşin 2007-2010 tarihleri arasındaki seçim kayıtlarının aynı yer olduğu anlaşılmakla; davacının ayrıldığı eşiyle birlikte yaşadığı kanaatine varılarak, 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediği.." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin19.11.2019 tarihli ve 2018/3117 E.
2019/21321 K. nolu kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire bozma kararında boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşamın olup olmadığı hususunda Daire yerleşik ilke ve kararlarında belirtilen, anılan kararda da ayrıntılı şekilde ifade edilen araştırma sonucuna göre birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi yönünde, karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Tüm dosya kapsamı itibariyle; davacı ... ile eski eşi ...'in 24.11.2009 tarihinde boşandığı, davacıya 01.12.2009 tarihinden itibaren babası ...'den dolayı yetim aylığı bağlandığı, davacının 15.03.2010 - 14.07.2014 tarihleri arasında ikamet ettiği görülen, Antiçen Mah. Göktürk Sok. No: 10/5 Sincan adresinde çocukları, eski eşi ... ve kayınvalidesi ile birlikte oturdukları, boşanmalarının muvazaalı olduğu, davacı ve eski eşinin 2007-2010 tarihleri arasında seçmen kayıtlarınında aynı yerde olduğu, seçmen kayıtları, Sincan İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 18.02.2022 tarihli tutanak, kamu tanıkları ... ile ...'ın beyanları, tutanak tanığı ...'un beyanı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla davacının ayrıldığı eşiyle birlikte yaşadığı kanaatine varılarak 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksi ispat edilemediği..." gereksiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacı lehine olan somut bilgi, belgelerin, tanık beyanlarının göz ardı edilerek kararın verildiğini belirterek davanın kabulünün gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının 5510 sayılı Kanun'un 56/2 nci fıkrası uyarınca kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanarak ödenmesi gerektiği ile kurum tarafından yersiz ödeme olarak çıkartılan tutarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ve 96 ncı maddeleri hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.