Esas No
E. 2022/6332
Karar No
K. 2023/4083
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2022/6332 E.  ,  2023/4083 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün sanık müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından Tebliğname ile Daireye gönderilmekle, belirlenen tarihte sanık müdafiinin yerinde görülen talebine istinaden duruşmalı yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/171 Esas, 2016/86 Karar sayılı kararı ile sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/171 Esas, 2016/86 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 11.02.2021 tarihli ve 2020/3534 Esas, 2021/1122 Karar sayılı kararı ile "Mağdure hakkında Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca oluşturulup içerisinde radyoloji uzmanı bulunmayan heyetçe tanzim edilen 28.12.2015 günlü raporun içeriği itibarıyla yetersiz olduğu anlaşıldığından, suçun niteliği ile vasfına etkisi bakımından mağdurenin anılan rapora esas alınan kemik grafileri temin edilerek içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorulmak suretiyle suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri" gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2021/163 Esas, 2021/833 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Sanık hakkında en üst sınırdan ceza verilmesi ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği

Mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdure beyanlarının adli raporlarla desteklenmediğine, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna ve yaş tespitine ilişkin raporların içerik itibariyle yetersiz olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter kesin ve somut deliller bulunmadığından beraati gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Toplanan deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2015 tarihli ve 2015/247 Esas sayılı iddianamesi ile olay tarihinde on beş yaşını doldurmayan mağdureye yönelik olarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı,

Aynı olayla ilgili olarak sanık hakkında Denizli 4.Asliye Ceza Mahkemesinde çocuğu cinsel amaçlı alıykoymak suçundan açılan kamu davasının, söz konusu Mahkemenin 2014/94 Esas, 2014/405 Karar sırasında görüldüğü, yargılama sonunda sanığın cinsel amaçla on beş yaşından küçük mağdureyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, Sanığın savunmalarında suçlamaları kabul etmeyerek, çelişkili beyanlar ile inkar yolunu seçtiği anlaşılmaktadır.

Yine mağdurenin çelişkili beyanlarda bulunduğu zorla kaçırıldığını beyan ettiği görülmekte ise de, olay günü sanık ile mağdurenin sokakta konuştukları sırada mağurenin babasının görmesi üzerine birlikte kaçtıkları, daha sonra sanık ile mağdurenin cinsel amaçlı birlikte oldukları, olay tarihinin 03.11.2013 olduğu, mağdurenin ilk beyanlarında utandığından ya da korktuğundan cinsel istismar olayını beyan etmediği, ancak olaydan kısa bir süre geçtikten hemen sonra 11.11.2013 tarihinde tekrar şikayetçi olarak bu kez cinsel istismar olayını belirterek şikayetçi olduğu, bu şikayet üzerine alınan Denizli Devlet Hastanesinin 12.11.2013 tarihli raporuna göre mağdurede akut veya kronik livata bulgusuna rastlanmadığı, şehvet izi olmadığı, hymenin saat 4 ve 6 hizalarında eski yırtık (1 haftadan) olduğunun tespit edildiği, söz konusu raporla mağdurenin vajinal yoldan cinsel istismara uğradığının sabit olduğu, olay nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu anlaşılmıştır.

Gerek sanık gerekse mağdurenin ilk aşamada farklı ve çelişkili beyanlarda bulunmuş iseler de, mağdurenin beyanının aldırılan raporla doğrulanması karşısında sanığın birlikte kaçtığı mağdureden, kaçtıktan hemen sonra ayrıldıkları yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına uymadığı, sanıkla rızası ile kaçan mağdurenin sanık tarafından organ sokulmak suretiyle cinsel istismara uğradığının aldırılan doktor raporu ile sabit olduğu, bu nedenle sanığın inkara yönelik savunmalarının suçtan ve olası cezadan kurtulmaya yönelik beyanlar olduğu anlaşılmakla sanığın savunmalarına itibar edilmeyerek beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

2.Dosya kapsamındaki deliller; iddia, sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, Ankara Jandarma Genel Komutanlığının 23.03.2015 tarih ve 2015/37766-255961 sayılı uzmanlık raporu, Ankara Jandarma Genel Komutanlığının 21.11.2014 arih ve 2013/501154-222949 sayılı uzmanlık raporu, Denizli Devlet Hastanesinden alınan 12.11.2013 tarihli raporu, Pamukkale Üniversitesi Hastanesinden (PAÜ) alınan 04.12.2013 tarihli raporu, Pamukkale Üniversitesi Hastanesinden (PAÜ) alınan 06.05.2014 tarihli rapor, PAÜ'den alınan 28.12.2015 tarihli rapor, PAÜ'den aldırılan 19.01.2016 tarihli rapor, PAÜ'den aldırılan 18.10.2021 tarihli rapor, Yargıtay kapatılan 14.Ceza Dairesinin 11.02.2021 tarihli ve 2020/3534 Esas, 2021/1122 Karar sayılı bozma ilamından ibarettir.

IV. GEREKÇE

1.Sanık hakkında kurulan hükümde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde; suçun işleniş şekli göz önüne alınarak temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Mahkemece sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak şeklindeki dosya kapsamıyla örtüşen gerekçeyle takdiri indirim hükmü uygulanarak kurulan hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2021/163 Esas, 2021/833 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.06.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog