3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/16359 E. , 2023/5465 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2018 tarihli ve 2017/368 Esas, 2018/254 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesi yollamasıyla 5 inci maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2018/1963 Esas, 2019/298 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.10.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar sanık ifadelerinin etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirilmesini talep etmiş ise de sanığın kolluktaki ilk ifadesinde ByLock kullanmadığını belirttiği, daha sonra ByLock kullanıcı olduğunu kabul ettiği, etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu isimlerin daha fazla bilgi verebilecek pozisyonu göz önüne alındığında yeterli olmadığı, zira sanığın 2009 yılından beri yapının içerisinde bulunduğu, ayrıca ... kayıtlarından görüldüğü üzere sanığın hakkında örgüt üyeliği iddiası bulunan çok fazla kişi ile irtibatının olduğu, bu kapsamda sanığın vermiş olduğu 5-6 ismin örgütün çökertilmesine fayda sağlamayacağı, ayrıca bu hususların sanığın samimiyetini tam olarak ortaya koymadığını gösterdiği, sanığın vermiş olduğu beyanların ancak ikrar sınırında kalacağı anlaşılmakla sanığın beyanlarının etkin pişmanlıktan faydalanmak için yeterli olmadığı kanaatine varılarak sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
1.Ayrıntılı olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, örgüte üye olma, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme veya örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçlarında etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık veya cezadan indirim yapılması gereken haller olarak kabul edilmiştir.
Şahsi cezasızlık nedeni olarak; sanığın amaç suçun işlenişine iştirak etmeksizin, hakkında bir soruşturma başlamadan önce örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi (TCK'nın 221/2 maddesi), hakkında soruşturma başladıktan sonra, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili samimi ve faydalı bilgi vermesi (TCK'nın 221/4 maddesinin ilk cümlesi), yakalandıktan sonra pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının önemli ölçüde yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi (TCK'nın 221/3 maddesi) hallerinde sanık hakkında cezaya hükmolunmayacaktır.
TCK'nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yargılama aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediği anlaşılan sanığın etkin pişmanlık kapsamında etraflıca beyanlarının alındıktan sonra verdiği bilgiler, bilgilerin niteliği, faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama nazara alınarak bir değerlendirmede bulunulması gerektiği gözetilmeden yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. Kabul ve uygulamaya göre de;
2.Tayin edilen temel cezadan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesi uyarınca artırım yapılırken 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca artırım yapıldığının belirtilmesi gerektiği gözetilmeden uygulama maddesinin yalnızca 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesiyle yetinilmesi,
3.Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında yalnızca TCK'nın 58/9 maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyerek uygulama maddesi olarak TCK'nın 58/6 ncı maddesinin de yazılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2018/1963 Esas ve 2019/298 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.