6. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2285
- Karar No
- 2023/12294
- Karar Tarihi
- 13.09.2023
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
6. Ceza Dairesi 2023/2285 E. , 2023/12294 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2021 tarihli ve 2021/15 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) benti, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2.... Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/108 Esas, 2021/775 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.04.2022 tarihli ve 2022/520 Esas, 2022/931 Karar sayılı kararı ile; "...Her ne kadar sanık ... hakkında silahla tehdit suçundan TCK'nın 106/2-a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de , atılı suçtan sanığın delil yetersizliği nedeniyle CMK 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,
Yapılan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına," ibareleri eklenmek suretiyle, Hükmün bu şekilde CMK'nın 280/1-a ve 303 maddeleri gereğince DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, ... karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanın Temyiz Sebepleri
1.Sanığın cezalandırılması gerektiğine,
2.Tanık U.G.'nin beyanlarının çelişkili olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Suç tarihinde katılan iş yerinde bulunduğu esnada sanığın arabasıyla katılanın iş yerinin önünden geçerek kendi iş yerine gittiği, bir müddet sonrada katılanın yanına gelerek katılana hitaben "senin benimle ne derdin var" dediği, aralarında bu nedenle tartışmanın başladığı, bu tartışma sırasında sanığın katılana ibne, puşt, gavat, amını sinkaf ederim, seni vurucam, dışarıda olan köpeklerini de vurucam" dediği, sanığın alkollü olduğunu anlayan katılanın sanığı iş yerinden uzaklaştırdığı, ancak kısa bir süre sonra sanığın tekrardan katılanın iş yerine geldiği ve belinden çıkartmış olduğu tabancanın mekanizmasını çekip bıraktığı, akabinde de katılanın sol omuzuna doğrulttuğu, bir süre bu pozisyonda kaldıkları, sonrasında da katılanın yine sanığı iş yerinden uzaklaştırdığı iddia edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, sanığın nitelikli tehdit suçunu işlediği kabul edilerek hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgileri gösterilen mahkûmiyet kararı verildiği belirlenmiştir.
2.Tanık U.G.'nin aşamalarda istikrarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3.Sanık aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmemiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İstinaf mahkemesince ''atılı suçun sanık tarafından işlediğine dair müştekinin soyut iddiasından başka hakkında mahkumiyetini gerektirecek kesin, inandırıcı şüpheden arınmış delil mevcut olmadığı halde hakkında CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetine dair karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu,'' gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin hükmünden sanığın cezalandırılmasına ilişkin kısımlar çıkartılmak suretiyle sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen beraat kararının verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suç tarihinde olay yerinde olduğunu, sanıkta silah görmediğini, tehdit içeren söylem duymadığını ifade eden tanık U.G.'nin soruşturma ve kovuşturma beyanlarının benzer mahiyette olduğu görülmüştür. Her ne kadar sanığın suç tarihinde katılanı silahla tehdit ettiği iddia edilmiş ise de; dosya kapsamı itibariyle katılanın iddiasından başka sanığın cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığı görülmüştür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir."
Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4 üncü maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2 nci maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığından istinaf mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.04.2022 tarihli ve 2022/520 Esas, 2022/931 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.