8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2022/6102 E. , 2023/4420 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Ümraniye ilçesi Aşağı ... Mahallesi 282 ada 5 nolu parsel sayılı 225,39 m2 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine üzerindeki iki katlı betonerme bina ... ait olduğu 1993 yılında tespit edilmiş ... Anadolu 13. Sulh Mahkemisinin 2012/174 Esas ve 2013/477 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın beyanlar hanesindeki adın düzeltilmesine karar verilerek ... oğlu ... ait olduğu beyanlar hanesine şerh verilerek Hazine adına tescil edilmiştir. Karar 20.06.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
2.Davacı vekili dava dilekçesinde; Ümraniye ilçesi Aşağı Dudullu Adalı Mahallesi 282 ada 5 nolu parsel sayılı taşınmazın murisi ... tarafından 1988 yılında satın alındığını, davacı ve murisi tarafından 4 katlı betonerme bina yapıldığını ancak dava konusu taşınmaz haksız olarak davalı adına kullanım şerhi verildiğini, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu Ümraniye ilçesi Aşağı Dudullu Adalı Mahallesi 282 ada 5 nolu taşınmazı müvekkilinin l987 yılında satın alarak üzerindeki gecekonduyu yıkarak 4 katlı bina yaptığını, dava konusu taşınmazı 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) kapsamında müvekkilinin fiili kullanıcısı olarak bedelini ödeyerek 05.05.2014 tarihinde Hazineden satın aldığından davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davaya konu Ümraniye ilçesi, Aşağı Dudullu Mahallesinde bulunan, 282 Ada, 5 Nolu parselin dava açılmadan önce 6292 sayılı kanun gereği gereğince 05/05/2014 tarihinde taşınmazın mülkiyetinin davalıya devredildiği, davanın ise 07/05/2019 tarihinde açıldığı, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe ve tapunun iptaline yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın 6292 sayılı yasa uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve hazineye yöneltilerek açılması gerektiği, kaldı ki davacının 6292 sayılı kanunun 6. maddesinde belirtilen süreler içerisinde davayı açmadığı gibi Hazineye de müracaat etmediği, 6. maddedeki sürelerden sonra müracaat edenlere ilgili parsellerin ilgili kurumlar tarafından satılmayacağı, zilliyetliğin mülkiyete yönelik ileri sürelemeyeceği, taşınmazın mülkiyetine yönelikte bu davanın açılamayacağı anlaşıldığından davanın reddine" dair hüküm tesis etmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hiçbir delillerinin toplanmadığını ve yasal süresi içerisinde listesini mahkemeye sundukları tanıklarına davetiye çıkarılmayarak hiçbir tanıklarının mahkeme tarafından dinlenmediğini, usule ve yasaya aykırı bir şekilde bilirkişi incelemesi yaptırıldığını ve işbu usule ve yasaya aykırı tanzim edilmiş bilirkişi raporu hükme esas alındığından haksız ve hukuka aykırı kararın kaldırılması gerektiğini, yine aynı şekilde dava dilekçesinde dayanmış oldukları yemin deliline rağmen İlk Derece Mahkemesince karar verilmeden önce yemin teklifinde bulunup bulunmayacakları hususu da hatırlatılmadığını, davanın tarafları kardeş olup dava konusu taşınmaz üzerinde her iki taraf da mirasçı sıfatıyla yer aldığından bu yönüyle zamanaşımı ve başvuru sürelerinin dava konusu taşınmaz yönünden işlemeyeceğinin kabulü gerektiğini, çok sayıda bağımsız daireden oluşan işbu dava konusu binanın her bir dairesinde farklı mirasçıların ikamet ettiğini, dairelerin kullanımlarına tahsis edildiği bir kısım mirasçılar da oturduğu bağımsız bölümü kendi nam ve hesaplarına kiraya vererek başka yerlerde ikamet ettiğini, davalı ..., bu binanın tamamının sahibi olduğunu iddia etse de çok sayıda daireden oluşan bu binadaki tüm dairelerden kira geliri elde ettiğini ispatlayamadığını, yani zilyetliğin unsurlarından biri olan ekonomik yarar sağlama şartı davalı ... için oluşmadığını, her ne kadar davalı ..., dava konusu taşınmazı kendi birikimiyle satın alarak inşa ettiğini iddia etse de davalı taraf arsayı bizzat kendi nam ve hesabına satın aldığına ve/veya binayı kendi nam ve hesabına yaptırdığına dair dosyaya hiçbir belge ibraz edemediğinden bu soyut ve afaki savunmasına itibar edilmemesi gerektiğini, usule ve yasaya aykırı bir karar verildiğinden kararın kaldırılmasına ve davalarının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında satıldığı dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerle belirlendiğine, idari satış iptal edilmedikçe inceleme konusu davanın dinlenmesi mümkün bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacının kullanımı bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi, 6292 sayılı Kanun'un 6 ve 11 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL onama harcının temyiz eden davacı ... 'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.