Esas No
E. 2021/5478
Karar No
K. 2023/4310
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/5478 E.  ,  2023/4310 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Cinsel saldırı
HÜKÜM: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2015 tarihli ve 2013/233 Esas, 2015/22 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Özetle;

eksik inceleme sonucu yetersiz ceza verildiğine, katılanın ruh sağlığının bozulduğuna, sanığın üst sınırdan cezalandırılmasına, vekalet ücreti verilmesi gerektiğine, kararın bozulması istemine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Özetle; katılanın çelişkili beyanları dışında sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, eylemin sarkıntılık suçunu oluşturduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması gerektiğine, kararın bozulması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ''Müştekinin olay tarihinde sanığın iş yerinde çalıştığı, sanığın olay günü müştekiye karşı el kol şakaları yaptığı, daha sonra omuzlarından tutup dudaklarından öptüğü, müştekinin tepki gösterip iş yerini terk etmesi üzerine de sanığın ona karşı pişmanlığını belirten mesajlar çektiği, yine müştekinin bir arkadaşının da olay günü ağlayan müştekiyi gördüğünde ne olduğunu sorduğu, müştekinin de olayı yukarıdaki şekilde anlattığı, tanığın beyanının da bu yönde olduğu, bu şekilde sanığın kendi yanında staj yapan müştekiye karşı hizmet ilişkisinin sağladığı nüfusu kötüye kullanarak basit cinsel saldırı suçunu işlediği sabit olmuştur.

Her ne kadar sanık ve müdafi tarafından mağdurun arada sırada iş yerine iş öğrenmek için geldiği belirtilde de gerek mağdurun beyanı gerek sanığın soruşturma aşmasındaki beyanından muhasebe yüksek okulunda okuyan mağdurun sanığın yanında staj eğitimi yaptığı ve aralarında bu sebeple hizmet ilişkisi olduğu anlaşılmıştır.

Sanığın üzerine atılı ve sabit olan suçu için 5237 Sayılı Yasanın 7. maddesi dikkate alınarak önceki ve sonraki kanunun ilgili bütün hükümleri uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması sonucu 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 S.K./58. Md ile değişik TCK 102 maddesi ile maddenin değişiklikten önceki hali karşılaştırıldığında;sanığın olay günü yalnız kaldıkları ortamda müştekiye karşı el kol şakaları yaptığı, daha sonra omuzlarından tutup dudaklarından öptüğü, müştekinin tepki gösterip iş yerini terk ettiği sabit olmakla sanığın cinsel içerikli müdahalesini net bir şekilde ortaya koymuş ve hem omuzlarını tutarak hem de öperek vücuduna ısrarla dokunmuş olup eylemi sarkıntılık düzeyini aşmış ve cinsel saldırı boyutuna ulaşmıştır. Yeni yasada basit cinsel saldırı eyleminin karşılığı şikayet üzerine 5 yıl-10 yıl hapis olarak düzenlenmiş olup eski yasada şikayet üzerine 2 yıl -7 yıl hapis cezası olarak düzenlenmiş olup aşağıda hükümde belirtilen maddeler uygulandığında hapis cezasının miktarı itibariyle 5237 Sayılı Yasa 102. maddenin önceki halinin sanığın lehine sonuç doğurduğu ve sanığın eylemi hakkında bir bütün halinde uygulanması suretiyle ceza tayini gerektiği anlaşılmakla; sanığın sabit olan eylemine uyan ve lehine olan 6545 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki TCK nun 102/1, 102/3-b, 53/1 maddeleri gereğince, cezalandırılmasına dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir. '' Şeklindedir.

IV. GEREKÇE

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2015 tarihli ve 2013/233 Esas, 2015/22 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3000 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.06.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.