11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2022/4421 E. , 2023/3744 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmüm; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesi 10.03.2014 tarihli 2013/560 Esas, 2014/296 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddenin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesi 10.03.2014 tarihli 2013/560 Esas, 2014/296 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 15.10.2018 tarihli ve 2016/3608 Esas, 2018/6689 Karar sayılı kararı ile 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereğinin yapılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2021 tarihli ve 2018/1881 Esas, 2021/1044 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddenin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2022 tarihli ve 11-2022/8146 sayılı bozma görüşünü içeren tebliğnamesiyle dosya, temyiz incelemesi için Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ NEDENLERİ Sanığın temyiz isteği, lehine olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde sanığın kendisini ... personeli olarak tanıtıp, katılan ...'ın sahibi ve yöneticisi olduğu şirketten bir kısım ürünleri numune amacıyla kullanacağını ve ileride toplu şekilde ürün alacağını söyleyerek 5.769,73 $ tutarında ürün aldığı, ancak daha sonra toplu şekilde ürün almadığı, almış olduğu ürünlerin de ücretini ödemediği iddiasıyla sanık hakkında üzerine atılı dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Sanık aşamalarda alınan savunmasında; ilk önce atılı suçlamayı kabul etmediğini, katılanı hiçbir şekilde tanımadığını ifade ederken; bozma sonrası savunmasında, kendisinin polis bakım ve yardım sandığının 2011 yılındaki genel müdürü ile katılan ...'yi tanıştırdığını, iddianamede belirtilen tutardaki malzemelerin Ankara Kızılay Hekimevinin çevre güvenlik sisteminin demo ürünü olarak takıldığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini belirterek çelişkili beyanda bulunmuştur.
3.Sanığın soruşturma öncesinde katılanın kısmen zararını karşıladığı, katılanın sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmasına muvafakat vermediği görülmüştür.
4.Sanık savunması gözönüne alınarak mahal Mahkemesine talimat yazılmış, teşhise elverişli fotoğrafları katılan ...'a gösterildiğinde kendisinden ürün alan şahsın fotoğraftaki kişi olduğunu belirtmiştir.
5.Sanığın üzarine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak 18.03.2021 tarihli uzlaştırma raporu ile uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
6.Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE
1.Sanığın 02.05.2013 ve 11.05.2021 tarihlerinde alınan savunmasında, duruşmadan vareste tutulma talebinde bulunduğu, anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş; aynı suç işleme kararının icrası kapsamında hareket eden sanık hakkında dolandırıcılık suçundan tayin olunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki zincirleme suç hükümleri uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi ile gerekçeli karar başlığında "09.06.2011 " şeklinde gösterilen suç tarihinin "26.05.2011,09.06.2011 " olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıflarının ve eleştiri dışında yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2021 tarihli ve 2018/1881 Esas, 2021/1044 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.