9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/2521 E. , 2023/4099 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2018/165 Esas, 2020/10 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine kararı verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2020/398 Esas, 2022/269 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O Yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar ile aralarında önceye dayalı her hangi bir husumet bulunmayan mağdurenin sanıklara böyle bir fiil isnat etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna ve mağdurenin samimi beyanlarının olaya göre delil olarak değerlendirilmesi gerektiğine, yaklaşık bir yıl sonra doktor raporu alındığı için darp cebir izinin olmamasının normal olduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde; "Mağdurun Ege Üniversitesi Çocuk Psikiyatrisinde tedavi gördüğü sırada istismara uğradığını söylemesi üzerine tahkikata geçildiği, mağdurun soruşturma aşamasında vekili ve pedagog huzurunda alınan beyanında özetle; 2016 yılı Şubat ayında sanık ... ***'ün okuldan eve gittiği esnada bir anda karşısına çıktığını, şahsın kendisine sürekli sarkıntılık yaptığını, birgün annesine ait dükkandan eve giderken ... ***'ün araçla yanında durduğunu, aracın içerisinde arabayı kullanan ... ***'in de olduğunu, aracın Polo marka ve yeşil renkte olduğunu, sanık ...'in buraya gel yoksa ben senin yanına gelirim, seni gebertirim diyerek tehditte bulunduğunu, yanında bıçak da olduğunu, kendisini araca bindirdiklerini, sonra ormanlık bir alana gittiklerini, yol boyunca ...'ten şiddet gördüğünü, sanıklar ... ile ... uyuşturucu madde olduğunu tahmin ettiği haplardan içtiklerini, kendisine de zorla uyuşturucu madde içirdikleri, akabinde her iki sanığın birlikte araç içerisinde kendisine tecavüzde bulunduklarını daha sonra kendisini Davutlar mezarlığının orada araçtan attıklarını, yanlarından ayrılırken olayı hiçkimseye anlatmaması için tehdit ettiklerini, yaşadığı olayın etkisinden dolayı evde bulunduğum sırada intihar ettiğini, sonrasında İzmir'e babasının yanına gittiğini, Ege Üniversitesinde tedaviye başladığını, tedavi süreci devam ederken annesinin yanına Davutlar'a geldiğini, burada bulunduğu sırada sanıkların tekrar karşısına çıktıklarını, kendisini tekrar dövdüklerini, bir şey anlatmaması hususunda yeniden tehdit ettiklerini, sanıklardan korktuğu için Söke'ye annesinin arkadaşının yanına gittiğini, sanık ... ***'in kendisine hemen gel yoksa ben gelirim diye mesaj attığını, kendisine Söke'de olduğunu söyleyince, sanık ... ***'in kendisini araçla aldığını ve ormanlık bir alana götürdüğünü, dövdüğü ve sonra araç içinde tecavüzde bulunarak aldığı eve geri bıraktığını beyan ettiği,
Mahkememiz huzurunda mağdurun alınan beyanı ile soruşturma aşamasında alınan beyanları arasında çelişkiler bulunduğu nitekim mağdur ...'un soruşturma aşamasında alınan beyanında sanıkların birlikte gerçekleştirdiği istismar vakası öncesi sanık ...'in kendisine buraya gel yoksa ben senin yanına gelirim, seni gebertirim diyerek tehditte bulunduğunu ve yanında bıçak olduğunu beyan ettiği, mağdurun 24.09.2019 tarihinde mahkememiz huzurunda alınan beyanında ise sanık ...'in kendisini aradığını, önemli konuşmamız lazım dediğini, yanında bıçak gördüğünü hatırlamadığını, kendisini tehdit etmediklerini, çok ısrar etmeleri sebebiyle araca bindiğini beyan ettiği, savcılık beyanında sanıkların uyuşturucu madde olduğunu tahmin ettiği haplardan içtiklerini, kendisine de zorla içirdiklerini beyan ettiği ancak mahkememiz huzurunda sanık ...'in esrar çıkardığını ve içtiklerini, dumanından etkilenip baygınlık geçirdiğini beyan ettiği, savcılık aşamasında her iki sanığın da kendisine tecavüz ettiğini belirttiği ama savcılık aşamasında belirtmediği halde mahkememizde alınan beyanında ise sanık ... ***'in önden, sanık ...'in ise arkadan kendisini istismar ettiğini beyan ettiği, akabinde sanıkların kendisini soruşturma aşamasında alınan beyanında Davutlar mezarlığının orada araçtan attıklarını söylemişse de, mahkememizde çarşının ortasında bıraktıklarını beyan ettiği, sonraki bir tarihte mağdurun dosyamızda tanık sıfatıyla da ifadesi alınan ... ***'un evinde bulunduğu esnada sanık ... ***'in kendisine mesaj attığını ve kendisini buradan alıp ormanlık bir alana götürdüğünü, kendisini dövdüğünü ve sonra araç içerisinde tecavüzde bulunarak aldığı eve geri bıraktığını beyan etmişse de, tanık ...'nın alınan beyanında mağdur ...'da olay olduğu iddia edilen gün herhangi bir darp cebir izi görmediğini ifade ettiği, mağdurun beyanlarını doğrulamadığı, keza mağdurun mahkememizdeki beyanında sanık ...'in göğüslerini ve ön bölgesini ellediğini, bunu aracı durdurduğunda yaptığını, keza aracın kapısı yerde sürününce kendisine vurduğunu ve durmak zorunda kaldığını, araç durunca da kaçtığını beyan ettiği, ancak mağdur, sanık tarafından göğüsleri ve ön bölgesinin araç durunca ellenildiğini beyan etmişse de araç durunca kaçtığını da söylediği, bu haliyle beyanlarının kendi içinde birçok çelişki barındırdığı, mağdurun Kuşadası Devlet Hastanesi'nden alınan 18.05.2017 tarihli doktor raporunda, kızlık zarının bozulmamış ancak esnek yapıda olduğunun tespit edildiği, fiili livata bulgusunun olmadığı, darp cebir izinin olmadığının belirtildiği bu haliyle sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmemesi, mağdurun ise aşamalarda alınan beyanlarının kendi içerisinde tutarsız ve çelişkili olması, tanıklar ... *** ve ... ***'un alınan beyanlarında sanıkların mağdur ...'a yönelik herhangi bir cinsel davranışta bulunduğunu görmediklerini beyan etmeleri dosya kapsamında dinlenen Fatmanur ve ...'in görgüye dayalı bilgilerinin olmaması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine dair, çelişkili ve soyut nitelikteki mağdur anlatımı dışında, mahkumiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanıkların üzerlerine atılı müsnet suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiş'' hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanıkların aşamalardaki savunması, katılanın aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2020/398 Esas, 2022/269 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.