10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/465 E. , 2023/2621 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
...
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 41. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne, davalı ... Müh. Müş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında davanın açılmamaış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.12.1992 tarihinde Necatibey'de bir firmada işe girdiği, sigorta primi yatırılmadığı için emekli olamadığı, emekli olabilmesi için 01.12.1992 tarihinden itibaren sigortalı sayılmasına karar verilmesi talep edilmektedir. 04.06.2016 tarihli dilekçe ile talebin; “Ltd. Şti. işyerinde 01.12.1992 tarihinde sigortalı olarak çalıştığının tespiti olduğu ifade edilmektedir. 10.05.2019 tarihli dilekçe ile davalı Şirket hakkında talep atiye bırakılmıştır.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, kurum işleminde bir hata bulunmadığını, bu sebeple davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kabulü ile davacının 01.12.1992 tarihinde bir gün süre ile 185984 sicil numaralı işyerinde çalıştığının tespitine, davalı ... Mühendislik Müş. Taah. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın HMK 150/6 ncı maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde, bordro tanıklarının davacıya tanımadıklarını, davacının dönem bordrolarında isminin olmadığını, yöntemince araştırma yapılmadığını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Somut olayda, davacı adına 01.12.1992 tarihinde işe başladığını gösterir işe giriş bildirgesinin süresinde Kuruma verildiği, işyerinin uyuşmazlık tarihinde kapsamda olduğu, işverenin 92/1 ile 1993 yılı dönem bordrolarını vermekle birlikte 1992/2 ve 3. Dönem bordrosunu vermediği, bu nedenle Kurumun uyuşmazlık çıkardığı, önceki dönem bordrolarında bildirimi olan tanık ...'un çalışmayı doğruladığı, anayasal sosyal güvenlik hakkı kapsamında, davacının kimlik bilgilerini içerir, yasal süresinde Kuruma intikal ettiği ve sahteliği de ileri sürülmeyen işe giriş bildirgesi, işe giriş bildirgesinin tüm sigorta kollarına tabi olarak verilmiş olması ve tanık beyanları karşısında hizmet akdine dayalı eylemli çalışma olgusunun sübuta erdiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla, kararının bozulmasına karar verilmesini istemişlerdir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.12.1992 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2 inci, 6 ıncı ve 108 inci maddeleri.
2.Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinde sigortalılık süresi düzenlenmiş olup, sigortalı statüsünde bulunmayan bir kimsenin sigortalılık süresinden söz edilemez. Olağan olarak sigortalılık niteliği, 506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı madde gereğince, çalışmaya başlanması ile edinilir.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü maddesinin 2 inci fıkrasında, “Diğer Kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklinde düzenleme gözetildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu dışındaki Kanunlar ile de dava şartı düzenlenebileceği anlaşılmaktadır.
3.11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 64'üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanunun 7'nci maddesine üçüncü fıkra olarak “31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur. Diğer Kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” hükmü eklenmiştir.
4.Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
HMK’nın 115/2 nci maddesindeki kurala göre, “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.
5.Eldeki dava 17.10.2014 tarihinde, 6552 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra açılmıştır. Davacı, 01.10.1992 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitini istemiştir. Mahkemece, davanın esasına girilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
6.Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasındaki düzenleme gereği, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatın olması ve Kurumca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup, eldeki davada, davacı tarafından 5521 sayılı Kanun'un 7/3 maddesine uygun bir şekilde, davaya konu istem hakkında, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı görülmekle, mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK.'nın 115 inci maddesinin 2 inci fıkrası uyarınca, 7036 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan düzenleme doğrultusunda, davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun red iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süre ihtaratlı önel verilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli, Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
7.Kabule göre de, davanın niteliği itibariyle kurum işleminin iptali istemi niteliğinde olup yasal hasım SGK olup işverene husumet yöneltilmesi gerekmediği kaldı ki, davalı işverenin davadan önce 28.01.2014 tarihinde sicilden terkin olunduğu gözetilmeksizin karar başlığında yer verilerek hüküm fıkrasında hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...