9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/4409 E. , 2023/1040 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2014/218 Esas, 2014/255 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.01.2018 tarihli ve 14-2015/12952 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuğa verilen cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihi itibariyle on beş -on sekiz yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk ile kayden on beş yaşından küçük olan mağdurenin internet üzerinden arkadaşlık kurduğu, belirli bir süre bu yolla mesajlaştıkları, suç tarihinde suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin buluşmaya karar verip buluştukları, ... Mesire Alanına gittikleri, burada bir müddet sohbet ettikten sonra karşılıklı rıza dahilinde bir kez öpüştükleri, mağdurenin bu andan sonra daha ileriye gitmeyip suç mahalinden ayrılmak istemesine rağmen ortamın ıssız olmasından faydalanan suça sürüklenen çocuğun buna müsaade etmeyerek cinsel eylemlerine devam etmek isteyip mağdureyi zorla yere yatırdığı, üst bölgesinden itibaren kıyafetlerini sıyırmaya çalıştığı, mağdurenin direnmesine rağmen bu kez zorla mağdureyi öptüğü, kıyafetlerinin üzerinden mağdurenin cinsel bölgesini okşadığı ve kıyafetini çıkarmak istediği, mağdurenin bağırdığı fakat etrafın tenha olmaması sebebi ile kimsenin yardıma gelmediği bunun üzerine mağdurenin son bir umutla yerden eline geçirdiği bir taşla suça sürüklenen çocuğun kafasına vurduğu, suça sürüklenen çocuğun alınan raporunda basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde kafasından yaralanmış olduğunun belirtildiği, bu raporun mağdure anlatımlarını doğruladığı, suça sürüklenen çocuğun aldığı darbe neticesinde bir anlığına mağdureyi bıraktığı ve bunun üzerine de mağdurenin olay yerinden kaçtığı, fiilin oluş şekli, meydana geldiği yer ve suça sürüklenen çocuğun davranış biçimine göre eylemin vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmeye çalışıldığı ancak mağdurenin direnci ve suça sürüklenen çocuğun kafasına bir cisim ile vurarak onu engellemesi karşısında suça sürüklenen çocuğun icrai hareketlerine başladığı eylemi elinde olmayan sebeplerle tamamlayamadığı ve eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı ve böylelikle suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçunu işlediği vicdani heyet kanaati oluşmakla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Aralarında iftira etmeyi gerektirir bir husumet bulunmayan mağdurenin anlatımları, suça sürüklenen çocuğun tevilli ikrarı, mağdure anlatımlarını doğrular suça sürüklenen çocuğun Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığına dair adli rapor dikkate alındığında suça sürüklenen çocuğun savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik inkar amaçlı olduğu kanaatine varılarak itibar edilmemiştir.
IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, hükümde aşağıda belirtilen husus dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun, olay günü mağdureye yönelik cinsel istismar eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirmeye teşebbüs ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, 5237 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilip karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanunun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 35 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
3.Bozma sebebine göre Tebliğnamedeki onama görüşünü iştirak edilmemiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2014/218 Esas, 2014/255 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.