Aramaya Dön

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/431
Karar No
K. 2022/431
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/431 Esas - 2023/443

T.C.

SAMSUN

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2022/431
KARAR NO: 2023/443
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ...
VEKİLLERİ: Av.

Av.

DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/04/2022
KARAR TARİHİ: 04/04/2023
KARARIN YAZ. TARİH: 02/05/2023

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İddia ve savunmaların özeti;

Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle, davacının tavuk çiftliği sahibi olduğunu, ilk olarak 07.11.2019 tarihinde, sonrasında her yıl yenilenmek suretiyle davalı sigorta şirketi ile Geniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım Sigortası Sözleşmesi yapıldığını, tavuk çiftliğinin Samsun bölgesine yağan aşırı kar nedeniyle kar birikmesi sonucu yıkıldığını ve kullanılamaz hale geldiğini, meydana gelen olayın davalı şirkete ihbar edildiğini, şirket tarafından ekspertiz incelemesi yaptırılmış olmasına rağmen sigorta bedelinin ödenmediğini, yapılan arabuluculuk başvurusundan sonuç alınamadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere şimdilik 100,00 TL sigorta bedelinin reeskont faiziyle davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davaya konu talep ile ilgili hasar tutarının muafiyetli olduğunu, davanın HMK 107. Md. Gereği belirsiz alacak davası olarak ikame etmesi sebebiyle reddinin gerektiğini, davalı şirket nezdiindeki poliçeden kaynaklı talep edilen tazminatın muafiyet miktarı altında kaldığını, davacının iddiasını ispat etmek mecburiyetinde olduğunu, 6100 sayılı Kanunun 329. Maddesinin uygunlanmasını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin poliçe teminat limiti ile sorumlu olduğunu, aleyhlerine ikame edilen iyi niyetli olmayan, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile muhakeme masrafları ve ücreti vekaletin davacıya tahmilini davacı hakkında HMK 329. Maddenin uygulanması istikametinde karar verilmesini talep etmiştir.

Toplanan Deliller, Arabuluculuk son tutanağı, poliçe, hasar dosyası, Vergi Dairesi cevabı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü 10.Bölge Müdürlüğü cevabi yazısı, 09.11.2022 tarihli keşif, keşif sonras alınan 15.12.2022 tarihli rapor, 20.02.2023 tarihli ek rapor, bedel artırım dilekçesi ve tüm dosya kapsamı. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe; Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği tazminat istemine ilişkindir.

Davacı dava dilekçesi ile kendisine ait olan ... Samsun adresindeki tavuk çiftliğinin davalı sigorta şirketince 07/11/2019-2020 tarihleri arasında Geniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım sigorta poliçesi ile sigortalanan işyerinin Samsun bölgesine yağan yoğun kar yağışında çatısının çökmesi ve kullanılamaz hale gelmesi nedeni ile oluşan zararının iş eyri paket sigorta poliçesi kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kar yağmasından kaynaklı zarar için 50 TL, enkaz kaldırma masrafları için 50 TL, alternatif iş yeri masrafları için 10 TL, kira kaybı zararı için 10 TL, hasar sonrası alt yapı temizliği ve tamiri masrafı için 10 TL, hasar sonrası mimarlık, mühendislik danışma masrafları için 10 TL'nin kaza tarihinden başlayacak reeskont faizi ile tahsili için iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır.

Davalı sigorta vekili davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını belirtmiştir. 6100 sayılı HMK’'nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107/1. maddesinde; "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükme göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır. Eldeki davada, davacıya ait yapıda oluşan zararın ancak tahkikat aşamasında alınacak bilirkişi raporu ile belirli hale gelecektir ve buna göre zararın belirsiz alacak davasına konu edilmesinde bir isabetsizlik yoktur ve davacının bu şekilde dava açmasında hukuki yararı bulunmaktadır.

Davalı ... A.Ş tarafından düzenlenen Geniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım Sigorta Poliçesinin incelenmesinde, ... adına çiftlik (kümes hayvanları) faaliyetini gösterir 850 m² yapının 07/11/2019-07/11/2020 tarihleri arasında bina 110.000 TL, ek teminat grubu 130.000 TL limitle sigortalandığı, davacı tarafından 25.01.2022 tarihinde sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu, açılan hasar dosyası kapsamında davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Meteoroloji Genel Müdürlüğü 10.Bölge Müdürlüğünden temin edilen meteorolojik durum raporları dosyamıza eklenmiştir.

Mahkememizce 09.11.2022 tarihinde dava konusu taşınmazda İnşaat Mühendisi, Meteoroloji Mühendisi, Sigorta Hukuku konusunda uzman bilirkişi Hukukçu bilirkişiler eşliğinde keşif yapılmış, keşif sonrası bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 15.12.2022 tarihli raporda özetle, meteorolojik yönden yapılan değerlendirmede, kar kalınlığının ocak ayı 22,23 ve 24 'ü tarihlerinde mevcut kar üzerine yağışının artarak eklenmesi ile 21 cm, 63 cm ve son olarak da 80 cm olarak ölçüldüğü ve bu değerlerin yoğun kar tanımına denk geldiği, meteorolojik hadiseler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yapıların durumlarına zarar verebilecek etkide meteorolojik hava şartlarının meydana geldiğini, dava konusu taşınmazın özelliklerinin değerlendirilmesinde, yaklaşık 80 m uzunluğunda bulunan yapının yaklaşık 50 m lik bölümün çatısının yıkıldığı ve kullanılamayacak durumda olup yeniden yapılması gerektiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı Birim Maliyetleri listesindeki özellikleri dikkate alındığında mevcut hali ile 1.B grubuna girdiği, genel olarak %25 oranında yıpranmanın takdir edildiği, 1/B grubu yapıların 1 m² fiyatının 640 TL olduğu, sigorta bakımından yapılan değerlendirmede hasarın kar ağırlığı sonucunda meydana geldiği, kar ağırlığının sigorta sözleşmesinde ek teminat ile davalı nezdinde sigorta örtüsü altına alındığı, poliçede belirlenen sigorta bedelinin sigorta edilen menfaatin hasara uğradığı anındaki değerinden düşük olduğu takdirde menfaatin bir kısmının zarara uğraması halinde sigortacı aksine sözleşme bulunmadıkça sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranı neden ibaretse o kadarından sorumlu olduğu, dava konusu poliçede bina hasarı için sigorta bedelinin 110.000 TL olduğu, sigortalı taşınmazın tamamının 850 m² olup, inşaat mühendisi tarafından belirlenen değerinin 408.000 TL olduğu, TTK ilgili hükmü ve YSGŞ gereği eksik sigorta hesaplaması yapılması gerektiği, poliçede düzenlenen 'fırtına, dolu ve kar ağırlığı hasarlarında 10.000 eurodan az olmamak kaydı ile hasarın %10'u oranında tenzili muafiyet uygulanacaktır' şeklinde tenzili muafiyet şartı getirilmiş olduğundan eksik sigorta kuralına göre tazminat hesaplandıktan sonra bu tutardan muafiyet tutarı düşülerek sonuç tazminat miktarının hesaplandığı, sonuç olarak davaya konu hasarın yoğun kar yağışı sonucu oluştuğu, illiyet bağının kopmasına neden olan bir durumun bulunmadığı, uyuşmazlık konusu kar ağırlığı rizikosunun sigorta sözleşmesinde ek teminat ile davalı nezdinde sigorta örtüsü altına alındığı, hasar anındaki sigorta bedelinin sigorta değerinden düşük olduğundan eksik sigorta hesaplaması yapıldığı görüş ve kanaatinin oluştuğunu, tazminat tutarının 195.373,57 TL olarak hesaplandığı, tespit edilen tazminat tutarına poliçede düzenlenen muafiyet klozu gereğince muafiyet indirimi uygulanması kanaatine varılarak uygulanacak olan muafiyet indiriminin 151.799,00 TL olarak tespit edildiği, sonuç olarak tazminat tutarının 43.594,57 TL olduğu kanaatine varıldığını, davacının poliçede düzenlenen kira kaybı klozu şartlarını taşımadığı kanaatine varıldığından kira kaybına ilişkin herhangi bir tespitte bulunulmadığı, davacının hasar sonrası alt yapı temizliği ve tamiri masrafı talebinin enkaz kaldırma bedeli içinde, hasar sonrası mimarlık mühendislik danışma masrafları talebinin ise yapım bedeli içinde değerlendirilmesi kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Davacı vekili 04.01.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile 90 TL olan kira alacağı kaybı dışındaki tazminat talebini 43.504,57 TL artırarak 43.594,57 TL nin temerrüt tarihi olan 11.03.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Bilirkişi heyetinden alınan 20.02.2023 tarihli ek raporda özetle, serbest piyasa rayiçleri göz önüne alınarak yapılan değerlendirme sonucunda, zarar kalemlerinin toplam değerinin 339.404 TL, eksime tenzili uygulanması halinde 254.553,00 TL olduğu, sovtaj değerinin hasar tarihi itibariyle 2.000 TL olacağı, tazminat tutarının 188.527,98 TL olduğu, poliçede düzenlenen muafiyet klozu gereğince muafiyet indirimi uygulanması kanaatine varılarak uygulanacak olan muafiyetin 151.779,00 TL olduğu, sonuç tazminat tutarının 36.748,98 TL, sovtaj değerinin hasar tarihi itibariyle 2.000 TL olduğu kanaatine varılmıştır.

Toplanan deliller ve dosyadan oluşan kanaate göre olay günü ve öncesinde ölçülen meteorolojik veriler ve mahkememizce alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında davacıya ait iş yerinde oluşan hasarın "yoğun kar" yağışı sebebi ile oluşan kar ağırlığından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Taraflar arasında tanzim edilen sigorta poliçesinin incelenmesinde kar ağırlığının sigorta sözleşmesinde ek teminat ile davalı nezdinde sigorta teminatı altına alındığı görülmüştür. Yangın Sigortası Genel Şartlarında yer alan Kar Ağırlığı Klozunun incelenmesinde (Yangın Sigortası İle Birlikte Verildiği Takdirde Yangın Poliçesine Eklenecek Kloz) açıklaması ile Yangın Sigortası Genel Şartları Hükümleri Saklı Kalmak Kaydıyla;

1.Yoğun kar yağışından sonra, çatı üzerinde biriken karın veya buzun gerek ağırlığı gerekse kayması ve/veya düşmesi nedeniyle, sigorta konusu bina ve içindeki şeylerde doğrudan meydana gelecek zararlar, 2-Kar ağırlığı nedeniyle çatıda meydana gelen hasar dolayısıyla bina içindeki sigortalı şeylerde kar, dolu veya yağmur sebebiyle meydana gelecek ıslanma sonucu meydana gelen zararların teminata ilave edildiği düzenlenmiştir.

Poliçede özel bir hükmün yer almaması nedeni ile Yangın Sigortası Genel Şartlarının uygulanması gerekmekte olup taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinde kar ağırlığı klozu ile "yoğun kar yağışından sonra çatı üzerinde biriken karın veya buzun gerek ağırlığı gerekse kayması ve/veya düşmesi nedeni ile sigorta konusu bina ve içindeki şeylerde doğrudan meydana gelebilecek zararlar" şeklinde teminat altına alındığı, iş yerinde kar ağırlığı sebebiyle meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğu anlaşılmıştır.

Nitekim taraflar arasında, kar yağışı sebebi ile çatının çökmesi ve binanın hasar alması olayının poliçe süresi içerisinde ve poliçe teminatı dahilinde meydana geldiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık zarar miktarının ne olduğu uygulanması gereken muafiyet oranının ne olduğu sigorta şirketi tarafından ödenmesi gereken bedelin bulunup bulunmadığı noktasındadır. 6102 sayılı TTK'nın tazminat ilkesi başlıklı 1459. maddesinde belirtildiği gibi zarar sigortalarında asıl amaç sigorta ettirenin uğradığı gerçek zararın karşılanmasıdır. Sigorta poliçesinde gösterilen limit ise, sigortacının rizikonun gerçekleşmesi halinde sorumlu olacağı azami miktarın belirlenmesi amacıyla konulur. Yoksa rizikonun gerçekleşmesiyle birlikte sigorta poliçesinde belirlenmiş olan azami miktarının tamamın ödenmesi diye bir şey söz konusu olmadığıdır.,

Mahkememizce alınan 16/12/2022 tarihli raporda davalının sorumlu olduğu gerçek zararın tespitinde hasar miktarının hesaplanması yapılırken birim fiyat olarak olayın gerçekleştiği tarihteki piyasa rayicinin esas alınması gerekirken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca yayınlanan yapı yaklaşık birim maliyetleri listesinin esas alınarak hesaplama yapılması sebebi ile mahkememizce aynı heyetten ek rapor alınması yoluna gidilmiştir.

Mahkememizce alına hüküm kurmaya ve denetime elverişli görülen 20/02/2023 tarihli ek rapor dikkate alınarak yapının yaklaşık 550 m2'lik bölümünün hasarlandığı, bilirkişi raporu ile belirlenen onarımların hasar anındaki serbest piyasa rayici göz önüne alınarak 339.404,00 TL olduğu, bu bedele %25 yıpranma payı uygulanması gerektiğinin bilirkişi, raporu ile tespit edildiği anlaşılmış sigorta şirketince hazırlanan ekspertiz raporunda da %25 eskime tenzili uygulandığı dikkate alınarak mahkememizce yapılan hesaplama yöntemi ve yıpranma oranı yerinde görülerek benimsenmiştir. Böylece yapı onarım bedelinin 254.553,00 TL olduğu, enkaz kaldırma ve temizlik masrafının 5.000,00 TL olduğu, alternatif iş yeri masrafının aylık 2.500,00 TL olduğu, yapının yıkılması sonrasında davacıda kalan sovtajın değerinin 2.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir.

Dava konusu poliçede bina hasarı için belirlenen sigorta bedeli 110.000,00 TL'dir. Sigortalı taşınmazın tamamının inşaat mühendisi tarafından belirlenen değeri ise 408.000,00 TL olup burada eksik sigorta söz konusudur. Eksik sigorta sigorta sözleşmesi ile kararlaştırılan sigorta bedelinin sigorta kuvertürüne alınan sigortalı mal veya buna ilişkin menfaatin taşıdığı değerin altında olmasını ifade eder. TTK.

1462.maddesine göre sigorta bedeli, sigorta değerinden az olduğu takdirde, sigorta edilmiş menfaatin bir kısmının zarara uğraması hâlinde sigortacının, aksine sözleşme yoksa, sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranına göre tazminat ödeyeceği düzenlenmiştir.

Sigorta poliçesinde düzenlenen enflasyon klozuna göre sigortalanan kıymetlerin yıllık %10 oranında enflasyona endeksli olarak sigortalanması kararlaştırıldığından mahkememizce alınan 20/02/2023 tarihli raporda sigorta bilirkişisince yapılan hesaplama sonucunda enflasyonlu sigorta bedelinin 112.350,00 TL olduğu, enkaz kaldırma masrafları klozundaki enkaz kaldrıma masraflarının sigorta bedelinin %4'ünü geçemeyeceğine dair düzenleme dikkate alınarak 4.494,00 TL enkaz kaldırma masrafından sigorta şirketinin sorumlu olduğu, yine poliçede yer alan alternatif iş yeri klozuna göre poliçede temin edilen tehlikelerin gerçekleşmesi sonucunda sigortalı binanın kullanılamaz hale gelmesi nedeni ile sigortalı i,ş yerinin tamiri veya yeniden inşası için azami 12 ayı geçmeyecek şekilde sigortalının kiracı veya şagil veya malik sıfatı ile alternatif geçici iş yeri masraflarının sigorta teminatı kapsamında olduğu ve sigortacının sorumlu olduğu tutarın sigorta bedelinin %1'ini geçemeyeceğinin düzenlendiği ve bu kapsamda sigortacının 1.123,50 TL'den sorumlu olduğu, eksik sigorta tutarının ise zarar tutarı*(sigorta bedeli/sigorta değeri) formülü üzerinden yapılan hesaplamada 188.527,98 TL olduğu anlaşılmıştır.

Taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinde "fırtına, dolu, kar ağırlığı" hasarlarında 10.000,00 Eurodan az olmamak üzere hasarın %10'u oranında tenzili muafiyet uygulanacağı düzenlenmiştir. Buna göre rizikonun gerçekleştiği tarihte kur üzerinden yapılan hesaplama ile uygulanması gereken indirim 15,1779*10.000,00=151.779,00 TL'dir. Buna göre muafiyet sonrası tazminat tutarı 188.527,98-151.779,00=36.748,98 TL olarak tespit edilmiş tespit edilen bedelden 2.000,00 TL'lik sovtaj değeri düşürülerek davalının sorumlu olduğu tutar 34.748,98 TL olarak tespit edilmiştir.

Davacının kira kaybına ilişkin tazminat istemi iş yerinin tamamen kullanılmaz halde olması gerektiğinden ve poliçedeki bu şartın gerçekleşmemesi nedeni ile yerinde görülmemiş olup reddi gerekmiştir. Hasar sonrası alt yapı temizliği ve tamiri masraflarına ilişkin istem enkaz kaldırma masrafları içinde, yine hasar sonrası mimarlık ve mühendislik danışma masrafları yapı yapım bedeli içeridinde değerlendirilmesi ve ayrı zarar kalemi olarak talep edilememesi nedeni ile yerinde görülmemiş ve ayrı değerlendirme yapılamamıştır.

TTK'nun 1446. maddesinde, sigorta ettirenin, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmesi gerektiği, 1427/2. bendinde, sigorta tazminatı veya bedelinin, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı düzenlenmiştir. Somut olayda davalı sigorta şirketine hasarın 25/01/2022 tarihinde ihbar edildiği ve bu ihbar üzerine 15/02/2022 tarihli ekspertiz raporunun düzenlendiği anlaşılmakla ihbardan itibaren 45 gün sonra 11/03/2022 tarihinde davalının temerrüte düştüğü anlaşılmış ve işin ticari nitelik arz etmesi nedeni ile avans faizine hükmedilmiştir. 6125 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi gereği davacının davadan önce arabuluculuk başvurusu yaptığı, davalının görüşmelere katıldığı, anlaşma sağlanamadığı görülmekle, tespit edilen ve Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin kabul-red oranına göre taraflardan yargılama gideri olarak tahsili ile hazineye irat kaydına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;34.748,98 TL'nin 11/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin ayrı ayrı reddine,

2.Alınması gereken 2.373,70 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harç ve ıslah ile alınan 742,78 TL harcın mahsubu ile bakiye; 1.550,52 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafça yapılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı ve 742,78 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafça yapılan 571,90 TL keşif harcı, 800,00 TL keşif araç ücreti, 2.400 TL bilirkişi ücreti ve 145,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.916,90 TL yargılama giderinden kabul red oranına göre 3.119,99 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 9.200 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine.

6.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 8.875,59 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine.

7.Zorunlu Arabulucuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 800 TL arabuluculuk ücretinin kabul-red oranına göre 637,24 TLsinin davalıdan, 162,76 TL sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

8.Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.

9.Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine.

Dair; davacı vekili vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda reddedilen kısım yönünden kesin, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer emsal mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Samsun BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/04/2023

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog