10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/1681 E. , 2023/2278 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı Kurum ve davalı İl Özel İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Kurum ve davalı İl Özel İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; kurum sigortalısı ...'un 05.05.2011 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesi vefat ettiğini, sigortalının hak sahiplerinden eşi ...'a 237.845,34 TL, kızı ... 'a 65.230,12 TL ve oğlu ...'a 29.644,63 TL peşin değerli gelir bağlandığını, kaza nedeniyle açılan Afyonkarahisar İş Mahkemesinin 2011/1234 esas sayılı tazminat davasında, meydana gelen iş kazasında davalı Afyonkarahisar İl Özel İdaresinin %70 oranında, diğer davalı ...'ın %15 oranında kusurlu olduğu tespit edilerek verilen kararın kesinleştiğini belirterek şimdilik 83.180,02 TL belirsiz kurum alacağının onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Afyonkarahisar İl Özel İdaresi vekili; zamanaşımı definde bulundukları, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazaya ilişkin Sandıklı Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/709 soruşturma ve 2011/807 sayılı kararında belirtildiği üzere; müteveffanın asli ve tek kusurlu olduğunu, şüphelilere izafe edilecek bir kusurun bulunmadığının tespit edildiğini ve kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiğini, ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu inceleme raporunda da müteveffa işçinin kusurlu olduğunun belirlendiğini, davacı kurumca yapılan peşin sermaye değeri hesabının usul ve yasaya uygun olarak hesaplanıp hesaplanmadığı yönünde araştırma yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " Davanın kabulü ile,
1.)255.829,79 TL bağlanan gelirin ilk peşin değer zararının, 140.293,75 TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen bakiye kısmının ise davalı Afyonkarahisar İl Özel İdaresi'nden gelir bağlama onay tarihi olan 28.11.2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalılardan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalı İl Özel İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile; kazazede sigortalıya atfedilen %15 kusur oranını kabul etmediklerini, kazada sigortalının herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak sigortalının kusursuz olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı İl Özel İdaresi vekili istinaf dilekçesi ile; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemece müvekkili idarenin %70 kusurlu olduğu kabul edilmişse de kusur oranı yönünden hükme esas alınan Afyonkarahisar İş Mahkemesinde 2011/1234 esas sayılı dosyasına sundukları bilgi ve belgelerden de anlaşılacağı üzere meydana gelen kazada müvekkili idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaldı ki Afyonkarahisar İş Mahkemesinde 2011/1234 esas sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunun bu dava için bağlayıcı olamayacağını, yine kazaya ilişkin Sandıklı Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/709 soruşturma ve 2011/807 sayılı kararında belirtildiği üzere; müteveffanın asli ve tek kusurlu olduğunu, şüphelilere izafe edilecek bir kusurun bulunmadığının tespit edildiğini ve kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiğini, davacı kurum tarafından müteveffanın mirasçılarına bağlanan peşin sermaye değerinin neye göre hesaplandığının belli olmadığını, davacı kurumca bağlanan miktarın usul ve kanuna uygun olarak hesaplanıp hesaplanmadığı yönünde araştırılma yapılmasının hukuki zorunluluk olduğunu, ancak buna ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalı İl Özel İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararının bozulması istemiştir.
2.Davalı İl Özel İdaresi vekili özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21/1 ve 21/4 üncü maddeleri.
3.Değerlendirme
Eldeki dava dosyası incelendiğinde, mevcut dosya sigortalısının davaya konu olayla ilgili tazminat davasında, davacı kurum taraf olmadığı gibi, alınan kusur raporunun da bağlayıcı özelliği bulunmadığı, ayrıca söz konusu dosyada alınan kusur raporunun da oluşa uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre davaya konu iş kazasının, iş makinasının nakliyesi sırasında yolda kalması üzerine taşıyıcının kurtarılması için ekskavatörün araç üzerinde çalıştırılması sebebiyle oluşan hatalı davranıştan kaynaklandığı gözetilerek, uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden yeniden kusur raporu alınmalıdır. Bunun yanında kusur raporu alınmasına müteakip, gerçek zarar hesabı yapılmadan hüküm kurulması da isabetsizdir ve anılan hususlar bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...