10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/2948 E. , 2023/3215 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; davacının murisi ...'nın 01.09.1996 - 05.11.1997 tarihleri arasında davalılardan işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespitini istemiştir.
Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde özetle; 01.01.1994 - 31.12.1994 tarihleri arasında davalılardan işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespitini ve 27.11.2000 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.02.2010 tarihli ve 2009/809-2010/97 E.K. sayılı kararıyla; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 12.04.2012 günlü ve 2010/10357- 2012/5924 E.K. sayılı ilamı ile; somut olayda davacılar murisinin 01.09.1996-15.09.1996 tarihleri arasında 15 gün ve 01.11.1997-05.11.1997 tarihleri arasında 5 gün 571061 nolu işyerinden bildiriminin bulunduğu, Kurumun 30.10.2009 tarihli yazısına göre Sancak Örme Teks. San ve Tic Ltd. Şti. unvanlı işyerinin sicil numarasının 1322305 olduğu anlaşılmakla, mahkemece davacılar murisinin son çalışma tarihi olan 05.11.1997 tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açılmadığı gerekçesiyle davanın hakdüşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş ise de davacılar murisinin uyuşmazlık konusu dönemde bildiriminin yapıldığı 571061 nolu işyerinin davalı işverene ait olup olmadığı sorulmadan davalı işverene ait ise kesintisiz çalışmanın varlığı halinde bildirimi yapılan 01.09.1996-05.11.1997 tarihleri arasındaki dönem yönünden hak düşürücü süreden bahsedilmesi mümkün olmadığından yazılı şekilde hak düşürücü süre nedeniyle istemin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2016 tarihli ve 2013/281 - 2016/394 E.K. sayılı kararı ile; bozma ilamı, tanıklarının beyanları, toplanan deliller ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının bu dosya ve birleşen ...
6.İş Mahkemesinin 2015/115 Esas ve 2015/62 Karar sayılı dosyasındaki davasının kısmen kabulü ile; Bilirkişi Hakan Özalp'in 10.07.2016 tarihli raporu da gözetilerek, bu rapordaki 1. tercihe itibarla,
01.01.1994 - 31.08.1994 tarihleri arasında 242 gün, 83.250 TL
01.09.1994 - 31.12.1994 tarihleri arasında 121 gün, 139.125 TL
16.09.1996 - 31.07.1996 tarihleri arasında 147 gün, 504.900 TL
01.08.1996 - 31.12.1996 tarihleri arasında 152 gün, 567.000 TL
01.01.1997 - 28.02.1997 tarihleri arasında 58 gün, 723.775 TL
01.03.1997 - 30.06.1997 tarihleri arasında 119 gün, 854.165 TL
01.07.1997 - 31.10.1997 tarihleri arasında 122 gün, 1.231.371 TL ücret karşılığında hizmet akdiyle davalı Sancak Örme San. Tic. Ltd. Şti'nde çalıştığının ve bu sürelerin sigorta kapsamında kaldığının tespitine, Fazlaya yönelik istem ve davanın reddine, karar verilmiştir. C. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 16.05.2017 günlü ve 2016/20228 - 2017/4013 E.K. sayılı ilamı ile; somut olayda, davacılar murisi ...'nın davalıya ait işyerinde 01.12.1993 - 31.12.1993, 01.09.1996 - 15.09.1996 ve 01.11.1997 - 05.11.1997 tarihleri arasında geçen çalışmalarının davalı Kuruma bildirildiği, 05.06.1995 - 01.07.1995 tarihleri arasındaki çalışmalarının dava dışı işyerinden bildirildiği, davalıya ait işyerinin 15.11.1988 - 31.10.2008 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, dinlenilen davacı ve bordro tanıklarının bir kısmının davacı murisini tanımadığını beyan ettiği, bir kısmının ise çalışmayı doğruladığı, ayrıca tanık beyanlarından davacılar murisinin rahatsızlığından dolayı hastanede yattığının anlaşılmasına rağmen hangi tarihlerde hastanede bulunduğu hususunun açıklığa kavuşturulmadığının anlaşıldığı, öte yandan, davacının birleşen dosyadaki tarafına ölüm aylığı bağlanması talebi yönünden mahkemece, davalı Kurumca değerlendirilmesi gereken idari işlem niteliğinde olduğu gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmesi hatalı olduğu gibi, asıl dosya ve birleşen dosya yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmamasının hatalı olduğu belirtilerek, yapılacak işin, ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek, beyanı alınan tanıkların hizmet cetvellerini davalı Kurumdan istemek, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davacılar murisinin hangi tarihlerde hastanede yattığı hususunu netleştirmek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna ölüm aylığı talebi yönünden olumlu-olumsuz bir karar vermek ve yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden asıl ve birleşen dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurmaktan ibaret olduğuna işaret edilerek, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen hüküm bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli ve 2021/82 - 2022/376 E.K. sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak, bozma ilamında belirtilen hususlar ile davacılar murisinin hangi tarihlerde hastanede yattığı hususu titizlikle araştırılmış, ancak netleştirilememiş, sonuç olarak dosyada dinlenen bordro tanıklarının beyanlarıyla davacının 1995 yılına kadar (31.12.1994) çalışmasının ispatlandığı, ancak 1995 yılı sonrasındaki çalışmasının tanık beyanları ile de ispatlanamadığı, 1995 yılı ve sonrası çalışan bordro tanıklarının davacının çalıştığına şahit olmadıklarına ilişkin beyanda bulundukları anlaşılmakla; asıl davada hizmet tespiti talep edilen dönemde (01.09.1996-05.11.1997 tarihleri arası) davacının çalıştığı ispatlanamadığından asıl davanın reddine; 01.01.1994 - 31.08.1994 tarihleri arasında 242 gün, 83.250 TL ve 01.09.1994 - 31.12.1994 tarihleri arasında 121 gün, 139.125 TL ücret karşılığında hizmet akdiyle davalı Sancak Örme San. Tic. Ltd. Şti'nde çalıştığı ispatlandığından bu sürelerin sigorta kapsamında kaldığının tespitine,
Ölüm aylığı talebi yönünden; ölüm aylığı talebinin yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 32 inci maddesinin 2 inci fıkrası; " Ölüm aylığı; a)En az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş, ...” olması gerektiğini düzenlemektedir. Somut olayda, davacıya 5510 sayılı yasanın 4/1-a kapsamında ölüm aylığı bağlanması için, davacının vefat tarihi itibari ile ölüm aylığı şartlarının ve kanunen aranan prim gün ödeme şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla aylık bağlama koşulları oluşmadığından, belirtilen gerekçelerle,
1.Davacı tarafça açılan asıl davanın reddine,
2.Davacının bu dosya ve birleşen ... 6. İş Mahkemesinin 2015/115 Esas ve 2015/62 Karar sayılı dosyasındaki davasının kısmen kabulü ile;
a)01.01.1994 - 31.08.1994 tarihleri arasında 242 gün, 83.250 TL
01.09.1994 - 31.12.1994 tarihleri arasında 121 gün, 139.125 TL ücret karşılığında hizmet akdiyle davalı Sancak Örme San. Tic. Ltd. Şti'nde çalıştığının ve bu sürelerin sigorta kapsamında kaldığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b)Davacının ölüm aylığı talebinin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, tanık ...'ın murisi tanıdığını ve kendisini işyerine murisin götürdüğünü açıkça beyan ettiğini, mahkemece tanığın beyanının yanlış değerlendirildiğini, diğer tanıkların beyanları ve dosya kapsamı ile davanın ispatlandığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. Davalı şirket vekili, dinlenen tanıkların murisin çalışmasına yönelik net ve açık bir beyanda bulunmadıklarını, davanın şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı SGK vekili, davanın esasına girilmeden hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, kabule konu dönem bakımından yeterli ve gerekli araştırma yapılmadığını, kurumun resmi kayıtlarının esas alınması gerekirken salt tanık beyanları ile hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve ölüm aylığı bağlanmasına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10 uncu maddesi.
3.Değerlendirme 6100 sayılı HMK`nın yargılama giderlerinden sorumluluk başlıklı 326 ıncı maddesi uyarınca yargılama giderleri aleyhinde hüküm verilen taraftan alınır. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Vekâlet ücreti de yargılama giderleri arasında olup davada haklı çıkan taraf yararına, kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunması halinde vekalet ücretine de hükmedilmesi gereklidir.
Eldeki davada, birleşen dava yönünden kendilerini vekil aracığıyla temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmektedir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; İlk derece mahkemesinin hüküm fıkrasının silinerek yerine,
1.Davacı tarafça açılan asıl davanın reddine,
2.Davacının bu dosya ve birleşen ... 6. İş Mahkemesinin 2015/115 Esas ve 2015/62 Karar sayılı dosyasındaki davasının kısmen kabulü ile;
a)01.01.1994 - 31.08.1994 tarihleri arasında 242 gün, 83.250 TL
01.09.1994 - 31.12.1994 tarihleri arasında 121 gün, 139.125 TL ücret karşılığında hizmet akdiyle davalı Sancak Örme San. Tic. Ltd. Şti'.nde çalıştığının ve bu sürelerin sigorta kapsamında kaldığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b)Davacının ölüm aylığı talebinin reddine, Asıl Dava Yönünden
1.Davacı tarafça yatırılan peşin harç ve ıslah harcından, alınması gereken harcın mahsubu eksik kalan 48,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Davalılar tarafından yargılama gideri olarak sarf edilen 50,00 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4.Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Birleşen Dava Yönünden
5.Davacı tarafından yargılama esnasında yatırılan harçların toplamı olan, 48,30 TL harcın davalı SGK harçtan muaf olduğundan, diğer davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yargılama gideri olarak sarf edilen 1.076,55 TL'nin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8.Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
9.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının, karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa re'sen iadesine, ibarelerinin yazılması suretiyle kararın bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.