3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2022/1185
- Karar No
- 2022/1185
- Karar Tarihi
- 29.03.2023
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Sigorta Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/1185 Esas - 2023/328
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ..., motosikletiyle evine giderken Ankara Yolu Kurtuluş Kavşağında kendisine yeşil ışık yandığı esnada yoluna devam ederken, kırmızı ışık ihlali yapan davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı motosiklet ile çarpışmış, yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, ... plakalı araç davalı şirkete ZMMS ile sigortalı olduğunu, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/138 E. 2021/606 K. sayılı kesinleşen ceza dosyasında yapılan kusur incelemesinde Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 07/04/2021 tarihli raporuna göre davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yaptığı, ilk geçiş hakkını ihlal ettiği, kontrolsüz ve tedbirsiz şekilde kavşağa girdiği ile kavşağa yeşil ışıkta giren diğer motosikletin seyir istikametini kapattığı tespit edilmiş, sonuç olarak sürücü Dinmuhammet Hafız'ın asli kusurlu olduğu, ...'in alt düzeyde tali kusurlu olduğu bilirkişi heyetince tespit edilmiş olduğunu, Kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanan, T.C. Sağlık Bakanlığı İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca 14/02/2022 tarihli 2022/R-KRB-22-016 nolu Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Yönetmeliğine göre, "sürekli özürlülük oranının %26,3 olduğunu ve 11/05/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası ile illiyet bağının bulunduğu; 300 gün geçici göremezlik süresi, 150 gün geçici bakıcıya ihtiyaç olduğu, 6000 TL SGK kapsamında fatura edilemeyen tedavi giderinin olduğu" raporla belirlendiğini, bu kapsamda sürekli maluliyet (efor kaybı) tazminat talebinde bulunduklarını, yine geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı taleplerinin de olduğunu, aktüerya bilirkişinin dosya kapsamındaki verilerle hazırladığı aktüerya uzman mütalaasına göre mütefarik kusur indirimi (%25) yapıldıktan sonra bedeni - maddi zararın toplam 500.643,10 TL olduğunun tespit edildiğini, anılan bu nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak ve teminat limitleri dahilinde,
HMK 107/2'ye göre dava miktarını kesin ve belirlenebilir hale geldiğinde artırmak üzere, şimdilik 9800 TL maluliyetten kaynaklanan sürekli maluliyet (efor kaybı) tazminatının, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 100 TL bakıcı giderlerinin ihbar tarihi olan 23/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yüklenmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekinde Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler başlığında kalıcı sakatlık halinde istenilen belgelerden birçoğu davacı tarafın başvurusunda eksik olduğunu, bu nedenle, dava şartı olan sigorta şirketine başvuru zorunluluğunu davacı tarafça usule uygun şekilde yerine getirmediğinden işbu davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini, işbu dava konusu kaza 11.05.2018 tarihinde meydana geldiğini, TBK md. 72/I’e göre; davacı tarafın haksız fiilden kaynaklı talepleri dava açılış tarihinde zamanaşımına uğradığını bu nedenle davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettiğini, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/138 E. - 2021/606 K. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, ancak gerek kaza tespit tutunağında gerekse de ceza yargılamasında alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, bu kazanın oluşunda asli ve tam kusurlu olan taraf davacı taraf olduğunu, bu nedenle müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davanın kusur yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın maluliyete ilişkin bildirdiği dava dilekçesi ekinde sunduğu bilgi ve belgelerden aleyhe olanları kesinlikle kabul etmediklerini, yargılama aşamasında kişinin Adli Tıp Kurumu'na sevki sağlanarak fiziken muayene edilmesine ve akabinde ilgili yönetmeliğe uygun olacak şekilde maluliyet raporu düzenlenmesini talep ettiklerini, ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı tarafa bu zamana kadar yapılmış bir ödeme varsa bu ödemenin ve bundan sonra davacı tarafa yapılacak olan aylık ödemesi veya tazminat ödemesi adı altında herhangi bir ödeme olursa bu ödemelerin tamamının kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı lehine tazminata hükmedilecek ise bu tazminattan düşülmesini talep ettiklerini, yine davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili sigorta şirketi geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine ilişkin zararlardan sorumlu olmadığını, davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığını, davacıların usule uygun olmayan eksik başvurusu ile müvekkili sigorta şirketi temerrüde düşmüş sayılmayacağını bu sebeplerle kabul anlamına gelmemekle birlikte iş bu davada faiz işletilecek ise bu faiz dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, bu nedenle de yargılama sonunda müvekkili sigorta şirketi aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiklerini, anılan bu nedenlerle; dava şartı olan sigorta şirketine başvuru şartının usule uygun yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddine, davanın usulden reddine karar verilmemesi halinde esasa ilişkin itirazlarımızın kabulü ile davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 28/03/2023 tarihli feragat dilekçesinde özetle; dava konusu alacak/tazminat kalemlerinin davalı sigorta şirketi tarafından 24/03/2023 tarihinde ödendiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de ödendiğini, bu nedenle davadan feragat ettiğini beyan etmiştir.
Davalı Sigorta şirketi vekili 28/03/2023 tarihli feragate ilişkin beyan dilekçesinde özetle; davacının tüm maddi tazminatları, işlemiş faizi, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda sulh olunduğu ve gerekli ödemelerin 24/03/2023 tarihinde yapıldığını, gelinen aşamada davacı vekili tarafından sunulan 28/03/2023 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini, davacı tarafın feragatinden kaynaklı herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan etmiştir.
GEREKÇE;
6100 sayılı HMK'nın 307. ve devamı maddeleri uyarınca feragat; davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, mahkemenin ve karşı tarafın muvafakatına bağlı olmayan, kayıtsız ve şartsız hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilen, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuran ve davaya son veren tek taraflı bir taraf işlemidir. Bu nedenlerle; mahkememizce vaki feragat nedeni ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davanın feragat nedeni ile REDDİNE,
2.Harçlar yasası gereği alınması gereken 179,90-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70- TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3.Davalı vekilinin beyanı doğrultusunda davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4.7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra ve talep halinde, 6100 sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde, İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/03/2023 Katip ..
(e-imzalıdır)
Hakim ....
(e-imzalıdır)