10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/4745 E. , 2023/5169 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın Eras Taş.Taah. A.Ş. yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili ile davalı İçdaş Çelik En. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Davacı Kurum dava dilekçesinde, davalı Eras Taşımacılık Taah. İnş. ve Tic. A.Ş.’ye ait işyeri sigortalılarından ...’un 02.02.2008 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası neticesi kendisine 46.604,50. TL tutarında peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, 5.768,21 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini, 968,80 TL hastane masrafı sarf olunduğunu, Kurum zararının 53.341,5l TL ’ye ulaştığını, kazanın 02.02.2008 tarihinde davalılardam İçdaş Çelik Eneıji Tersane ve Ulaşım San. A.Ş. nin oto kademesinde davalılardan ...’ün kullandığı tır çekicisinin arızalı fren ayarını yaptırdıktan sonra çalışır halde aracına binerek sigortalı ... ve ...’a çarpması şeklinde meydana geldiğini, sigortalı ...’un yaralandığını ancak ...’ın öldüğünü, olay nedeniyle açılan davada ...’ün cezalandırılmasına karar verildiğini, kazada ölen ...’ın hak sahipleri tarafından açılan davada alınan kusur raporunda davalılann kusurlu olduğunun tespit edildiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.602,39 TL kurum alacağının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
2.Davacı Kurum vekili 08.05.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarını toplam 45.349,27 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP
1.Davalı ...’ün usulüne uygun yapılan tebligata rağmen davaya karşı herhangi bir beyanda bulunmadığı, duruşmalara iştirak etmediği görülmüştür.
2.Davalı şirketler vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iş kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığını, ağır sanayi alanında faaliyet gösteren şirkette personele uyması gereken kurallar ve çalışma alanları ile ilgili risklerin ve tehlike kaynaklarının neler olabileceğinin sürekli eğitimler verilerek iş güvenliğine ilişkin iş sağlığı ile ilgili sürekli yazılı dokümanların dağıtıldığını, uyarı levhalannın bulunduğunu, 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının AYM tarafından iptali sonucunda buna göre açılan davalarda halefiyet ilkesine dayanılamayacağını Kurum’un rücu hakkının hukuki temelinin halefıyet değil yasadan doğan basit rücu hakkına dönüştüğünü, bu nedenle zararlandırıcı sigorta nedeniyle sigortalı veya hak sahiplerine Kurum tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin tazmin sorumlularının (işverenin) kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.04.2015 tarihli ve 2013/202 E.- 2015/241 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 37.353,78 TL peşin sermaye değerinin 30.06.2009 onay tarihinden, 4.902,97 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin, 01.09.2008 ödeme tarihinden, 823,48 TL tedavi masrafının sarf tarihinden itibaren, yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp, davacıya verilmesine. karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1.Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 23.10.2017 tarihli ve 22017/3345 E. 2017/7075 K. sayılı bozma ilamında "...Şu halde Mahkemece; davalı ...’ün ceza dosyası ile asli kusurlu olduğunun saptandığı da gözönünde bulundurularak, iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile işçi sağlığı ve işgüvenliği alanında uzman kişilerden seçilecek bilirkişi kurulundan yeniden kusur raporu aldırılmalı, ceza davasında alınan raporda mahkemede alınan kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeli davalı ...'e daha fazla kusur verilmeli, davalı Eras Taşımacılık Taah. İnş. ve Tic. A.Ş.'nin kusur durumu tam olarak irdelenip maddi oluşa ve kanuna uygun olarak kusur oran ve aidiyetleri usulünce belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir...." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
2.Bozma Kararı
1.Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2018 tarihli ve 2018/62 Esas 2018/425 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile 37.353,78 TL peşin sermaye değerinin 30.06.2009 onay tarihinden, 4.902,97 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin, 01.09.2008 ödeme tarihinden, 823,48 TL tedavi masrafının sarf tarihinden itibaren, yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp, davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
2.Dairemizin 20.11.2019 tarihli ve 2019/5809 E. 2019/8839 K. sayılı bozma kararında,"... aynı iş kazasında vefat eden sigortalı ...’a ait ...
11.İş Mahkemesinde E.2013/742 sayılı dosyası da getirtilmek suretiyle olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden uygun bir kusur raporu alınarak ve dosyalarda mevcut raporlar arasındaki çelişkiler giderilerek elde edilecek sonucu göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir...." gerekçesiyle bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dava dışı sigortalı ..., ... ve ...'ün davalı Eras Taş. Taah. İnş. ve Tic. A.Ş.ye ait işyerinde tır şoförü olarak çalıştıkları, kaza tarihi 02.02.2008'de tır çekicisinin arızalı fren ayarını yaptırmak için İçdaş Demir Çelik Fab. Oto kademesinde bulundukları, ...'ün kullandığı... plakalı çekicinin önünde beraberce sohbet ettikleri, ...'ün araca binerken kurum sigortalısı...'nın aracın önünden sağına geçtiği, arkasının araca dönük olduğu, o esnada karşı taraflarında bulunan yıkama yapılan yerden başka bir tırın çıktığı ve ...'ün buraya girmek için beklediği, ...'un o aracın çıkmasına komutlar vererek yardımcı olduğu ve bu esnada çalışır vaziyette olan ...'ün kullandığı aracın önünde sırtı araca dönük olan ...'u görmeden aracın önünden ayrıldığını düşünerek aracı hareket ettirince kurum sigortalısının aracın altında kalarak yaralanması sonucu iş kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Anılan iş kazasına ilişkin ... 11 İş Mahkemesinin 2013/742 E. 2014/489 K. sayılı ilamı Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiş, işbu kararda davalı işveren Eras Taşımacılık A.Ş.'nin iş kazasına etken kusurunun olmadığı saptanmıştır. Dolayısıyla davalı Eras Taşımacılık AŞ'nin işbu davaya konu davacı kurum zararından sorumlu olduğu söylenemez, aleyhine açılan davanın reddi gerekir. ...
11.İş Mahkemesinin anılan kararında davalı İçdaş Çelik A.Ş.'nin %40, davalı ...'in %40 oranında kusurlu oldukları saptanmıştır. Nitekim ceza mahkemesi dosyası kapsamında sürücü İsmet asli kusurlu bulunmuştur. Dolayısıyla kesinleşen tazminat ve ceza dosyasında hükme esas alınan raporlar uyarınca davalı ... ve İçdaş Çelik şirketinin ayrı ayrı %40 oranında kusurlarıyla kazaya sebebiyet verdikleri tespit edilmiştir. Sigortalı...'nın ise dikkatsiz ve tedbirsiz davranışı nedeniyle kendi yaralanması ile ilgili olarak %20 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
İş kazası 02.02.2008 tarihli olduğundan; somut uyuşmazlığın 506 sayılı Kanun'un 26/2 nci maddesine göre çözüme kavuşturulması gerekir. Anılan düzenlemeye göre; davalı tarafların sorumluluğu kusur sorumluluğu ilkesine dayanmaktadır. Yukarıda gerekçelendirilen kusur oranlarına yönelik mahkememiz kabulüne göre; davalı ... ve davalı İçdaş Çelik AŞ'nin toplam kusur oranları %80 olup, davacı Kurum, yapılan ödemeler nedeniyle oluşan zararının davalıların kusur oranına tekabül eden kısmını talep etmekte haklıdır. Dolayısıyla davacı Kurum tarafından karşılanan PSD, SYZ, geçici işgöremezlik ödeneği ve tedavi giderinin %80'ine karşılık gelen bedellerin davalı ... ve İçdaş Çelik AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsiline dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle;
1.Davalı Eras Taşımacılık Taah. İnş ve Tic. A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine;
2.Davacının diğer davalılar ..., İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulaşım Sanayi A.Ş. aleyhine açtığı davanın kısmen kabulü ile; A)35.037,68 TL peşin sermaye değerinin onay tarihi 30.06.2009'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulaşım Sanayi A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B)118,81 TL sosyal yardım zammının onay tarihi 30.06.2009'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulaşım Sanayi A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, C) 4.614,56 TL geçici işgöremezlik ödeneğinin tediye tarihi 01/09/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulaşım Sanayi A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, D)775,04 TL hastane masrafının 10.07.2008 sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulaşım Sanayi A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3.Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile davalı İçdaş Çelik En.A.Ş.
temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili, davanın Eras A.Ş. yönünden reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı İçdaş Çelik En.A.Ş. Vekili, müvekkili şirket yönünden davanın kabulünün hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2.506 sayılı Kanun'un 9, 26 ncı maddeleri hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.