Esas No
E. 2023/2414
Karar No
K. 2023/2821
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/2414 E.  ,  2023/2821 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen kararlara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.

2.Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2016 tarihli ve 2016/142 Esas, 2016/182 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir,

3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 21.03.2018 tarihli ve 2017/1169 Esas, 2018/490 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 7 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilmek suretiyle hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.10.2021 tarihli ve 14-2018/92812 sayılı, ret ve 20.02.2023 tarihli ve 9-2023/19963 sayılı, onama görüşlü Tebliğnameler ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği

Sanığın savunmalarının samimi olduğu, mağdurenin sanığın aracına rızası ile bindiği ve sanığı oyaladığı, HTS kayıtlarına göre sanığın mağdure ile birlikte olduğu süreçte eşiyle sürekli olarak irtibat halinde olduğu, mağdurenin olay gününün sabahında sanığın birlikte yaşadığı tanık ... ile sohbet ettikleri ve tanıktan sanığın fotoğrafını göstermesini istediği dikkate alınarak kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Suç tarihinde on beş yaşını doldurmuş olan mağdurenin aşamalarda sanığın birlikte yaşadığı tanık ... ile olay günü sabahında tanıştıklarını, aynı gün akşam saatlerinde arkadaşlarıyla birlikte tanık ...'ya telefon şakası yaptıklarını, bu duruma sinirlenen sanığın kendisiyle görüşmek istediğini, durumu izah etmek için rızasıyla aracına bindiği sanığın ıssız bir yerde durarak burada bıçak göstermek ve cebir uygulamak suretiyle cinsel organını, göğüslerini iç çamaşırının içerisinden eliyle okşadığını ve kendi cinsel organını tutturduğunu iddia ettiği, sanığın mağdureyi aracına alarak konuşmak maksadıyla ıssız bir yere gittiklerini kabul ettiği ancak atılı suçlamaları reddettiği, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanığın samimi savunmaları, HTS kayıtlarında sanığın olayın her anında tanık ... ile telefon irtibatında olduğunun tespit edildiği, olay günü sanığın birlikte yaşadığı tanık ...'nın evine gelen ve akşama kadar tanıkla sohbet eden mağdurenin tanıktan sanığın fotoğrafını göstermesini istediği, akşamında ise erkek arkadaşlarıyla tanık ...'yı rahatsız etmeleri, sanığın aracına rızası ile binen mağdurenin sanığı telefon şakası yapan diğer kişilerin yerlerini göstereceğini söyleyerek oyaladığı dikkate alınarak sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde intikal zamanı, mağdurenin istikrarlı beyanları, husumet ve iftira sebebi bulunmadığı, sanığın mağdurenin rızası ile bindiği araçtan inmesine engel olduğu dikkate alınarak mağdure ile sanığın gayriresmî birlikte yaşadığı tanık ...'nın ortak arkadaşları vasıtasıyla birbirlerini tanıdıkları, tanık ...'nın telefon numarasını bilen mağdurenin erkek arkadaşları aracılığıyla şaka yapmak için tanığa tanışmak istediklerini söyledikleri, bu durumu öğrenen sanığın tepki verdiği, olayın şaka boyutunu aştığını gören mağdurenin durumu izah etmek için sanık ile buluştuğu, sanığın mağdureyi aracına alarak ıssız bir araziye götürdüğü, burada torpido gözünden çıkardığı bıçağı mağdurenin boğazına dayayarak öldürmekle tehdit ettiği, bu şekilde mağdurenin direncini kıran sanığın bıçağı tekrar torpido gözüne koyduğu, mağdureye "Arka koltukta ilişkiye gireceğiz" diye söylediği ancak mağdurenin bunu kabul etmeyerek arka koltuğa geçmediği, bunun üzerine kendi cinsel organını çıkaran sanığın mağdurenin pantolon ve iç çamaşırının içine elini sokarak cinsel organına eli ile temas ettiği, ardından da mağdureye zorla cinsel organını eli ile tutturduğu, mağdurenin direnmesi üzerine eylemine devam etmediği ancak mağdureye telefonda konuşturduğu tanık ...'dan özür dilettirdiği, sonra da mağdureyi evinin oraya götürerek bıraktığı tüm dosya kapsamından olayın oluş şekli olarak kabul olunmuş, sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İntikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki beyanları, sanığın mağdureyi ıssız bir alana götürerek konuştukları yönündeki kabulü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesine göre, sanık müdafiinin sübuta ve sair hususlara yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Soruşturma aşaması ve İlk Derece Mahkemesinde sanığın cinsel bölgelerine kıyafetinin içerisinden kısa süreli dokunduğu şeklinde anlatımda bulunan mağdurenin Bölge Adliye Mahkemesinde sanığın cinsel organını kendisine eli ile tutturduğunu da ifade ederek iddiasını genişletmek suretiyle çelişkili ve istikrar içermeyen anlatımlarda bulunduğu anlaşılmakla; mağdurenin çelişkili ve soyut iddiaları dışında sanığın atılı cinsel istismar suçundan cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı gözetilerek İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin esastan ret kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde kaldırma kararı verilerek sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

2.Bozma sebebine uygun olarak Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR

A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 21.03.2018 tarihli ve 2017/1169 Esas, 2018/490 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 21.03.2018 tarihli ve 2017/1169 Esas, 2018/490 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnâme'ye aykırı olarak, üye ... ve üye ...'nun karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY

Tanık ... ve sanık ... in gayri resmi birlikte yaşadıkları, daha önçeden tanık ... ya tanıyan mağdure nin erkek arkadaşlarıyla birlikte şaka maksadıyla telefonda tanık ... yla tanışmak istediklerini belirttikleri , bu sırada tanık ve Sanık ... un birlikte oldukları bu olaydan dolayı sanığın ,mağdurenin erkek arkadaşlarıyla telefonda tartışıp küfürleştiği ,olayın verdiği öfkeyle tanık ... nın yanından ayrılarak mağdure ... nin yanına gittiği yapılan şakayı konuşmak için mağdurenin sanığın araçına bindiği ançak sanığın geçe vakti saat 22.00 sıralarında mağdureyi Cumhurriyet Ünüversitesi tarafında eğri köprü diye tabir edilen ısız sayılabileçek ırmak kenarına götürtüğü ve burada araç içerisinde mağdurenin ağzına vurup boğazını sıktığı elini mağdurenin pantolnu içerisine sokup önden ve arkadan taciz etiği mağdurenin ağlaması üzerine ,sanığın mağdureye hitaben tanık ... arayaçağını eğer o bırak derse bırakaçağını söylemesi üzerine mağdurenin kendi çep telefonun dan tanık ... arayarak özür dilediği bunun üzerine sanığın mağdureyi araçıyla mağdurenin evinin yanın bıraktığı şeklindeki olayda, Sayın çoğunluk üyeleriyle ihtilafa düştüğümüz husus cinsel istismar suçunun oluşup oluşmadığına dairdir, Bu bağlamada,

Olayın intikal şekli,mağdurenin beyanlarını doğrular mahiyetteki doktor raporu ile tanıklar ..., ... , ... ve ... ... in anlatımları, mağdurenin sanık hakkında şikayetçi olmamasına rağmen soruşturma ve kovuşturma aşamasında olayı istikrarlı bir şekilde anlatması, sanık ve mağdure arasında bir husumetin bulunmayışıyla birlikte ,sanığın mağdureyi aracıyla geçe vakti ısız bir yer sayıla bilecek ırmak kenarına götürerek bahse konu şaka olayını konuşmasının dosya içeriğine göre doğal sayılamayacağı da göz önüne alındığında sanığın gayri resmi birlikte yaşadığı ... Çınara yapılan şaka olayının kızgınlığıyla hareket ederek cinsel istismar suçunu işlediği dolayısıyla mahkemesince verilen mahkumiyet kararının onanması yerine beraate bozulmasına dair sayın çoğunluk üyelerinin görüşüne katılmıyoruz. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog