4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5562
- Karar No
- 2022/16630
- Karar Tarihi
- 12.12.2022
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
4. Hukuk Dairesi 2022/5562 E. , 2022/16630 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında, ... ... tarafından verilen 2020/İHK-2574 sayılı kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili; 20/11/2010 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu araçla davalıya ... poliçesi ile sigortalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu, başvuruya rağmen davalının ödeme yapmadığını belirterek, uğranılan zararın davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek, talebin usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
...
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun kabulü ile 74.053,00 TL tazminatın 27/05/2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, ... tarafından, davalı vekilinin itirazının kabulü ile ... kararının kaldırılmasına; kaza tarihinden sonraki 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi içinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 133/2. maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 154/2. maddesi) alacaklının dava veya defi zımnında mahkemeye veya hakeme müracaatla veya icrai takibat yahut iflas masasına müdahale ile hakkını talep ettiği halde zamanaşımının kesileceği düzenlemesine; 135/1. maddesinde ise zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir sürenin işlemeye başlayacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan bu düzenlemelerle, herhangi bir ayrım yapılmaksızın, tüm borç ilişkileri bakımından geçerli olan zamanaşımının kesilmesi nedenleri ve kesilmeden sonra işleyecek sürenin ne olduğu tespit edilmiş bulunmaktadır. Haksız fiil niteliğinde olan trafik kazaları bakımından zamanaşımı sürelerini özel olarak düzenleyen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/2. maddesinde, haksız fiilin aynı zamanda suç teşkil ettiği durumlar için uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı ilkesi benimsenmiştir. KTK'nın 109/2. maddesi ile zarar görenlerin kısa zamanaşımı süreleri nedeniyle hak kaybına uğramasının önlenmesi ve zarar görenlerin korunmasının amaçlandığı açıktır. Bu itibarla; haksız fiil mağduru olan zarar görenlerin korunması amacıyla getirilen ve daha uzun süreler içinde hak arama imkanı veren kanuni düzenlemenin, zarar görenlerin aleyhine sonuç doğuracak biçimde ve mutlak surette uygulanması, kanunun amacına uygun düşmeyecektir. Kaldı ki, KTK'nın 109/2. maddesindeki ceza zamanaşımının uygulanması hükmünün, haksız fiiller de dahil olmak üzere tüm borç ilişkilerinde zamanaşımının kesilmesi nedenlerini ayrıca ve açıkça düzenleyen Borçlar Kanunu düzenlemelerini bertaraf edecek şekilde uygulanmasının, özel kanunda hüküm bulunmayan halde genel kanunun uygulanması ilkesine aykırı olacağı da gözden uzak tutulmamalıdır.
Davaya konu somut olayda; davacının bedensel zarara uğramasıyla sonuçlanan kazanın 20/11/2010 tarihinde gerçekleştiği; davacı tarafından ilk olarak zamanaşımı süresi henüz dolmadan 22/01/2018 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna tazminat istemiyle başvurulduğu,
Uyuşmazlık Hakem Heyetince 28/06/2018 gün ve K-2018/38624 sayılı kararla başvurunun reddine karar verildiği; başvuranın itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince de 10/10/2018 gün, 2018/İHK-8302 sayılı kararla davalı ... şirketince karar verme süresinin uzatılmasına muvafakat edilmediği bildirildiğinden süresinde dosya esası hakkında karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine, uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı tarafından 22/01/2018 tarihinde yapılan ilk başvuru ile BK'nun 133/2. maddesi gereği, zamanaşımı kesilmiş ve yeni iki yıllık süre işlemeye başlamış olup, 27/06/2019 dava tarihi itibariyle yeni işlemeye başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresi de dolmamıştır.
Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; davacının ...’na yapmış olduğu ilk başvuru ile zamanaşımının kesildiği ve yeniden işlemeye başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı gözetilerek, davalının zamanaşımı def'inin reddi ile davacı tarafın zarar talebi için inceleme yapılması ve davalı vekilinin ... kararına ilişkin diğer itirazları da değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum ... kararının bozulmasını gerektirmiştir.